İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/381 E. 2026/744 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/381
- Karar No
- 2026/744
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/381 Esas - 2026/744 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/381 KARAR NO: 2026/744
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ:
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.02.2024 tarihinde davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan aracın kaldırıma çıkarak davacının eşi .....’e çarpması sonucunda eşinin hayatını kaybettiğini, kazada müteveffanın kusurunun bulunmadığını, matematik öğretmeni olarak çalışan müteveffanın ayrıca özel ders ve etüt çalışmalarından gelir elde ettiğini, ölümü nedeniyle davacının desteğinden yoksun kaldığını ileri sürmüştür. Davalı sigorta şirketince 27.03.2025 tarihinde yapılan 1.192.820,68 TL ödemenin zararı karşılamadığını ve arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun araştırılması ve müteveffanın müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını savunmuştur. Sorumluluklarının poliçe teminatıyla sınırlı olduğunu, hesaplamada %1,65 teknik faiz uygulanması, SGK ödemeleri ile müvekkilince yapılan ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini ve avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu eşin ölümü nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısından bakiye destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 25.02.2024 tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın karıştığı kazada davacının eşi...’in hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Alınan 09.04.2026 tarihli kusur raporunda, sigortalı araç sürücüsü.........’in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafından davacıya 27.03.2025 tarihinde 1.192.820,68 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği sabit olup uyuşmazlık, davacının davalıdan talep edebileceği bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Aktüerya bilirkişisince düzenlenen 25.06.2026 tarihli raporda özetle; "25.06.2026 tarihli aktüerya raporunda; müteveffanın ücret bordroları esas alınarak asgari ücret üzerinden, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle hesaplama yapılmış, dava dışı anne ve babaya destek payı ayrılmış ve davacı eş yönünden %27 evlenme ihtimali indirimi uygulanmıştır. Ödeme tarihi verileriyle yapılan hesaplamada, 1.800.000,00 TL teminatın garameten paylaştırılması sonucunda davacıya düşen tutar 1.267.839,70 TL olarak belirlenmiş, Rapor tarihi verileriyle davacının toplam destekten yoksun kalma zararı 4.098.646,93 TL, anne ve babanın zararlarıyla birlikte toplam zarar 5.785.697,51 TL olarak hesaplanmıştır. Teminatın garameten paylaştırılmasıyla davacıya 1.275.138,30 TL ayrılmış; davalı tarafından yapılan 1.192.820,68 TL ödemenin güncellenmiş değeri 1.549.686,48 TL olarak bulunarak bu tutardan düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağının bulunmadığı" bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda; müteveffanın çalıştığı işyerinden gönderilen ücret bordroları dikkate alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. Müteveffanın özel ders ve etüt çalışmalarından ek gelir elde ettiği ileri sürülmüş ise de bu gelirin miktarını ve sürekliliğini belirlemeye elverişli somut bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamada bordrolarla belirlenen gelirin esas alınması uygun görülmüş, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamada, dava dışı anne ve babanın destek payları ayrılmış, davacı eş yönünden evlenme ihtimali indirimi uygulanmış, rapor mevcut haliyle tarafların ve mahkememizin denetimine açık hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Anılan raporda, rapor tarihi verileriyle davacının destekten yoksun kalma zararı 4.098.646,93 TL, dava dışı anne ve babanın zararlarıyla birlikte toplam destek zararı 5.785.697,51 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna esas 1.800.000,00 TL ölüm teminatının, 2918 sayılı Kanun’un 96. maddesi kapsamında hak sahiplerinin hesaplanan zararları oranında paylaştırılması sonucunda davacıya düşen tutar 1.275.138,30 TL olarak belirlenmiştir. Davalı tarafından yapılan 1.192.820,68 TL ödemenin rapor tarihine kadar yasal faizle güncellenmiş değeri ise 1.549.686,48 TL olarak hesaplanmış ve raporda bu tutarın mahsubuyla davacının bakiye alacağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkememizce, davalının ödeme savunması, dosyada bulunan ödeme belgesi ve aktüerya raporunda ulaşılan sonuç birlikte değerlendirilerek, yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin davacı için teminat kapsamında belirlenen tutarı karşıladığı kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 25/09/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır