İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/912 E. 2026/730 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/912
- Karar No
- 2026/730
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/912 Esas KARAR NO : 2026/730
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacaklarına karşılık aldığı ve rızası hilafında kaybolan, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan, .... ... Şubesine ait 30/10/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 30/11/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 25/12/2024 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı ve 30/01/2025 keşide tarihli 340.000,00 TL bedelli ... seri numaralı dört adet çek için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası ile kıymetli evrak iptali davası açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından gönderilen yazı ile bahsi geçen ... seri numaralı çekin ... tarafından .../İstanbul şubesine teslim edildiğinin ve davalının elinde olduğunun anlaşıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarafından verilen kesin süre gereğince istirdat davası açılması zorunluluğunun doğduğunu, taraflar arasında arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek .... ... Şubesine ait ... seri numaralı, 30/01/2025 keşide tarihli, keşidecisi ... ... A.Ş. olan 340.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdatına, müvekkili şirketin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, çekin müvekkile teslimine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davadan bilirkişi raporu tebliği ile haberdar olunduğunu, davacının çeki kaybettiğini iddia etmesine rağmen ciro yoluyla devrettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre çekin arka yüzünün kaşe ve imza ile devredildiğini ve davacının meşru hamil olmadığını, çekin arka yüzünde sekiz adet ciro bulunduğunu ve ciro silsilesinde bir düzensizlik olmadığını, müvekkilinin çek ödenmediğinde kendisinden önceki ciro sahibine müracaat ederek çeki teslim ettiğini ve alacağını tahsil ettiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, bilirkişi raporunda ticari defterlerin incelenmesi sonucunda dava konusu çek kayıtlarının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının lehtardan sonraki ilk ciro olan ... firmasına karşı hukuki veya cezai bir yaptırıma başvurmadığını, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının ticari defter kayıtlarında dava konusu çekin olmamasının kayıt dışı ve faturasız işte kullanıldığını gösterdiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi gereğince müvekkilinin çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin veya ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığını, savcılık şikayeti hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce dava ve talep konusu çekin ibraz ve ödeme bilgilerinin celbi için muhatap bankaya müzekkere yazılmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası celp edilmiş, ... CBS'nin 2025/... soruşturma nolu dosyası getirtilmiş, deliller toplanmış, davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce celp ve tetkik edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası ile davacı tarafından dava ve talep konusu çek ile birlikte 4 ayrı çek için zayi nedeni ile iptal davası açıldığı, talep konusu çek hamilinin ortaya çıkması üzerine mahkeme tarafından davacıya istirdat davası açmak üzere süre verildiği, ... CBS'nin 2025/... soruşturma nolu dosyası ile kayıp çeke ilişkin olarak yürütülen tahkikat neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce eldeki dosya kapsamında davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden alınan 28.08.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ile dava konusu çekin keşidecisi olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişki olduğu, ancak davaya konu çekin davacının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, ayrıca davacının ticari kayıtlarında kendisinden sonraki ciranta olarak gözüken ... firması ve davalının yer almadığı yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdadı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Bununla birlikte, TTK’nın 686. maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur. Dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak TTK’nın 792. maddesinde öngörüldüğü üzere, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacaktır. Somut olayda, dava konusu ... ... OSB Şubesine ait 30/01/2025 keşide tarihli, 340.000,00 TL meblağlı ve 62820 seri nolu çekin keşidecisinin dava dışı ... San.ve Tic.A.Ş., lehdarının davacı şirket olduğu, çekin davacının elinde iken kaybolduğunun ileri sürüldüğü, dolayısıyla davacı şirkete ait cirodaki imzanın sahteliğinin ileri sürülmediği, dava konusu çekin ciro silsilesinin görünüşe göre düzgün olduğu, davacı vekilinin Mahkememizin 22/09/2026 tarihli celsesinde tanık ve yemin dahil başkaca bir delile dayanılmadığı yönündeki beyanı ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanamayan davalı hamil aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harcın, başlangıçta peşin olarak alınan 5.806,35-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.074,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 54.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza