Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/31 E. 2026/1078 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/31
- Karar No
- 2026/1078
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/31
KARAR NO: 2026/1078
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2022
NUMARASI: 2021/400 Esas - 2022/1009 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... A.Ş tarafından keşide edilerek davacıya verilen ... A.Ş. ...Şubesi, ... seri numaralı, 09.04.2021 tarihli 14.500,00 TL bedelli, dava .... A.Ş. tarafından keşide edilerek davacıya verilen ...A.Ş. ... Şubesi, ... seri numaralı, 25.04.2021 tarihli, 100.000.00 TL bedelli çek ile birlikte başkaca bir adet çekte, davacının dolandırılmak suretiyle elinden alındığını, davacının bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, buna ilişkin ceza davasının İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/213 E. Sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 Esas sayılı dosyasında çeklerin iptali için dava açıldığını, davalı tarafın, iyi niyetli hamil olmadığını, çekte bulunan ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çekte bulunan davacının şirketine ait kaşesinin ve imzasının sahte olduğunu, bu her iki çekte davacının elinden, dolandırılmak suretiyle alındıktan sonra başka kişiler tarafından imza edildiğini, bu nedenle davaya konu çekler hakkında ihtiyati tedbir konulmasına, davacı vekil edenin elinden rızası dışında çıkan çeklerin istirdadına ve davacının meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu çeklerin hamili ve alacaklısı olduğunu, çekleri para alacağına karşılık çekin arkasında cirosu olan, .... Şti. ' den ciroyla aldığını, davalının çeklerin kayıp olması ile bir ilgisinin olmadığını, açılan çek iptali davasında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, dava konusu çekler, İstanbul ........ İcra Dairesi'nin ...E. ve İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyaları ile icraya konulduğunu, davacının işbu davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, çeklerin ödenmemesi nedeniyle davalının mağdur olduğunu, bu nedenle ödemeden men yasağının ve icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbiren durdurma kararının kaldırılmasını, davacının, davaya konu çeklerin bedelinin %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen ceza dosyasından anlaşılmaktadır. Mahkememizce davacının meşru hamil olup olmadığının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davacı ile dava dışı keşideci .... Anonim Şirketi ve dava dışı keşideci .... Anonim Şirketinin davacıya çek vermeyi gerektirecek ticari ilişki içinde oldukları, davacının .... Ltd. Şirketi'ne dava konusu çekleri ciro edip vermesini gerektirecek ticari bir ilişki içinde olmadıkları tespit edilmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdadına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Mahkememizce UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiş olup söz konusu dava dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. Söz konusu dosyaların incelenmesinde farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık suçlarına konu çeklere ilişkin olarak davalı hakkında açılan menfi tespit ve istirdat davalarının bulunduğu; davalının dava konusu çeklerin bir kısmını benzer ciro silsilesi ile devraldığı; bir kısım çeklerdeki cirantaların ise aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı tarafından dava konusu çeklerin meşru hamili olduğu iddia edilmiş ise de İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalısının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer ciro silsileleri ile devralmış olması nedeniyle keşidecileri ve lehtar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çekleri yeterli araştırma yapmadan iktisap etmesinde ağır kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilerek davalının meşru hamillik savunmasına itibar edilmemiştir. Her ne kadar davacı tarafından dava konusu çekte yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığı iddia edilmiş ise de yapılan yargılama sonunda davalının söz konusu çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğu mahkememizce kabul edildiğinden usul ekonomisi uyarınca ayrıca imza incelemesi yapılmamıştır. Dava konusu çeklerin davacının rızası hilafına elinden çıktığı ve davalının söz konusu çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından açılan davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, belirtilen çeklerin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, davalının çekin kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğunun olmadığını, davalının tacir olmadığını, mahkemenin, davalı hakkında, farklı savcılık soruşturmaları ve hukuk davaları olması nedeniyle yeterli araştırma yapmadan çeki iktisap etmesinin ve ağır kusurlu olduğunun kanıtı olarak görmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin savcılık soruşturmasını veya ceza davasını bekletici mesele yapması ve sonuçlarına göre karar vermesi gerektiğini, davacının mahkemedeki işbu istirdat davasını açmadan önce dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece ve çek iptali davasına bakan mahkemece ‘ödeme yasağı - ihtiyati tedbir’ nedeniyle banka tarafından çeklerin ödenmediğini ve davalının mağdur olduğunu, çek metni tetkik edildiğinde davalının çekin yetkili hamili konumunda olduğunu ve ciro silsilesinin 6102 sayılı TTK m.790 hükmü uyarınca düzgün olduğunu, davalının 6102 sayılı TTK m.792 hükmü uyarınca "çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu" veya "iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu" vakıalarının ispatlama külfetinin davacı üzerinde olduğunu, ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve davacı yanın iddialarının yerinde olmadığını, davalı ile dava dışı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması davalının davaya konu çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiği anlamına gelmeyeceğini, dolayısıyla bu davada davacı kanunen üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdadı, davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ...'in çekin yetkili hamili olup olmadığı noktasındadır.
Dava konusu, dava .... A.Ş. tarafından, ...Bankası ... Şubesine ait, 25.04.2021 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek ... lehine keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, .... Şti., .... Şti., tarafından ciro edilmiş, davalı ... tarafından 26.04.2021 tarihinde ibraz edilmesi üzerine çek iptaline ilişkin Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 E. sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir.
Dava dışı .... A.Ş. tarafından, ... Bankası ... Şubesine ait, 09.04.2021 keşide tarihli, 14.500,00 TL bedelli çek ... lehine keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, .... Şti., .... Şti., tarafından ciro edilmiş, davalı ... tarafından 09.04.2021 tarihinde ibraz edilmesi üzerine çek iptaline ilişkin Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/35 E. sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekler için Finike Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/35 E., 2021/377 K. sayılı çek iptali dosyasından sonra, davalı ... tarafından, ...Bankası ... Şubesine ait, 25.04.2021 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü ... E., ... Bankası ... Şubesine ait, 09.04.2021 keşide tarihli, 14.500,00 TL bedelli çek, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında takibe konulmuştur.
Davacı tarafça, söz konusu çekin dava dışı keşideci şirketlerden alınan mallar için verildiğini, çeklerin dolandırılmak suretiyle elinden alındığını, çeklerin cirolanmadığı, çekler için Finike Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/35 E., 2021/377 K. Sayılı dosyasından ödemeden men kararı aldıklarını, davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çeklerin istirdadına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin Finike Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/35 E., 2021/377 K. sayılı çek iptali dosyasında verilen tedbir nedeniyle ödenmemesi üzerine davalı ... tarafından çeke dayalı icra takibi başlatılmıştır.
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 30.03.2023 tarihli, 2021/213 E., 2023/228 K. Sayılı dosyasında, sanıklar ..., ..., ...'nin ''.. fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek önce internette faktoring firması imiş gibi ilan verdikleri ve faktoring firması imiş gibi müşteki .... ile görüşerek onu İstanbul iline çağırdıkları, müşteki ... ile görüşmek amacıyla ve gerçek kimliklerinin ortaya çıkmaması için müşteki ...'ın eski ehliyetinin fotokopisini kullanarak iş merkezinden onun adına bir oda-ofis kiraladıkları, olay günü ofisin bulunduğu yere birlikte sanık ...'nın üvey oğluna ait araç ile birlikte geldikleri, sanıklar ... ve ...'ın işmerkezi dışında bekledikleri, sanık...'nın ise ofise gelen müşteki .....'ya ... yazan kağıtları uzatarak bunları doldurmasını isteyerek muhasebeciye sorduracağım bahanesiyle çekleri müşteki Seda'nın alarak iş hanından çıktığı, ardından da aynı araç ile diğer sanıklarla birlikte olay yerinden uzaklaştıkları, çeklerin kırdırılmak istendiği ancak müştekinin çeklere tedbir koydurması üzerine çekleri kırdıramadıkları, fakat çeklerin bir daha ele geçmediği ve müştekiye de iade edilmediği, ...katılanın, geldiği yerin bir faktoring firması olduğunu ve sanık...'nın da faktoring firması çalışanı olduğunu zannederek çekleri vermesi, katılanın ... firmasının gerçekten var olup olmadığını teyit etme imkanına sahip olmaması, faktoring firmalarının kredi kurumu olması gözetildiğinde sanıkların katılan Seda'ya yönelik eylemlerinin TCK 158/1-L maddesi kapsamında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı, her ne kadar çekler tahsil edilememiş ise de, çeklerin katılana iade de edilmediği, katılanın çek bedelleri kadar zarara uğratıldığı ve eylemin tamamlandığından, sanıklar ..., ... ve ...'nin, katılan ...yönelik değişen suç vasfına göre "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık" sabit olan eylemlerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 01/11/2024 tarihli, 21. Ceza Dairesi 2023/1685 E.,2024/6990 K. Sayılı ilamı ile başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece alınan raporda, davacı ile dava dışı .... A.Ş. ve dava .... A.Ş. şirketinin davacıya çek vermeyi gerektirecek ticari ilişki içinde bulundukları, davacının .... Ltd. Şirketine dava konusu çekleri ciro edip vermesini gerektirecek ticari bir ilişki içinde olmadıkları tespit edilmiştir.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.
Somut olayda, dava konusu çeklerin davacının rızası hilafına elden çıktığı İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 30.03.2023 tarihli, 2021/213 E., 2023/228 K. Sayılı dosyasında sabittir. Dosya içine alınan dosyaları ile UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, davalı hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan hukuk davaları ve ceza soruşturmalarının bulunduğu görülmüştür. Davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir.
Bu durumda davalı ...'in keşidecileri ve lehtar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26.01.2026tarihli 2025/2052 E., 2026/479 K. Sayılı ilamı) Bu durumda Mahkemece, dava konusu çeklerin davacının rızası hilafına elinden çıktığı ve davalının söz konusu çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.955,00 TL harcın, alınması gerekli olan 7.821,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.866,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/05/2026