Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1397 E. 2026/1339 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1397
- Karar No
- 2026/1339
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2026/1397
KARAR NO:2026/1339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02.06.2026 Tarihli ara karar
NUMARASI:2026/447 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından davalı borçlu firmaya başlatılan dava konusu icra takibi kapsamında davalı adına çıkartılan ödeme emri tebligatı resmi ve fiilen şirket merkezine tebligat çıkarıldığı halde davalı firmanın resmi adresine yapılan tebligatta davalı firmanın adresinde olmadığının ve tebligatı almadığının görüldüğünü, bunun üzerine Tebligat Kanunu md. 35 gereğince aynı resmi adrese tekrar tebligat çıkarıldığını, bu kapsamda davalı firmanın adresinde faaliyet göstermediğini, hali hazırda mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğunu, bu kapsamda borçlu firmanın resmi şirket merkezi adresinde faaliyet göstermediğini, hali hazırda ödeme yapmaksızın ve müvekkili şirkete hiçbir bilgi vermeksizin ortadan kaybolduğunu ve tüm çalışmalara rağmen borçluya ulaşılamadığını ve borçlu ile irtibat kurmanın imkansız hale geldiğini, borçlunun müvekkil şirkete olan borçlarını ödeme iradesi göstermediğini, müvekkil firma ile olan tüm iletişimini kestiğini, firma adresini terkin ettiğini, mal kaçırma hazırlığında olduğunu, müvekkili şirketin, borçlu firma nezdinde alacaklarına yönelik karşısında muhatap bulamadığını, faturaların unsurlarını ihtiva ettiğini,irsaliye belgesinin ibraz edildiğini, sözleşme ilişkisinde kısmi ödeme yapıldığını, faturaların e-fatura olduğunu ve vadesinin geldiğini ve üzerinden çok uzun zaman geçtiğini, müvekkili firmanın alacağının da rehinle temin edilmediğini, öncelikle ihtiyati haciz talebi ile teminatsız olarak davalının kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;" Talep, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında cari hesap alacağının sonuçsuz kalmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda, davacı, açık hesap usulü işleyen bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini ileri sürmüş, dava dilekçesi ekine faturalar, hesap ekstresi vb.. deliller ibraz etmiştir. Ne var ki, davacı tarafından ibraz edilen faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak karşı tarafa verilip verilmediği, bu faturalara itiraz edilip edilmediği yahut iade edilip edilmediği, talebe konu cari hesap alacağın varlığı ve özellikle miktarı, kısmi ödemeler yapıldığı ileri sürüldüğünden vaki ödemelerin borcu tümüyle sona erdiren ödemeler mi yahut gerçekten de iddia edildiği üzere kısmi ödeme mi teşkil ettiği ancak açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacağından tek taraflı olarak düzenlenen faturalara dayalı cari hesap alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmayıp dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, elbette değişen durum ve şartlara göre her zaman yeniden talepte bulunulabileceği, mevcut aşama itibariyle yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı, (İSTANBUL BAM 13. HUKUK DAİRESİ 2025/999 E. 2025/917 K.) bu çerçevede, cari hesap alacağının yargılama gerektirdiği, muaccel olmayan bir alacak için İİK 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, dosyaya sunulan deliller itibariyle yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı, diğer taraftan ihtiyati haciz talep eden borçlunun mal kaçırdığını ve mallarını gizlediğini ileri sürerek ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; 2004 s. İİK 257/2. maddesi kapsamında dosyada borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlediği yahut kaçırdığı noktasında hiçbir belge ve delil bulunmadığı, bu hususta talep eden tarafça herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden İİK 257/2. maddesine dayalı ihtiyati haciz talebinin dahi yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı, davalıya TK m.35.e göre ödeme emrinin tebliğ edilmesinin davalı tarafın mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu şeklinde yorumlanamayacağı- kabul edilemeyeceğinden İİK 257.maddesi uyarınca mevcut delil durumu itibariyle yasal koşullar bulunmadığından..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkili şirket ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkinin faturalar, sevk irsaliyeleri, taraflarca imza altına alınmış cari hesap mutabakatları ve kısmi ödemelerle yaklaşık ispat eşiğini fazlasıyla aşmış durumda olduğunu, dosyaya sunulan e-irsaliye kayıtlarının, malların davalı şirkete teslim edildiğini ve ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan edimin müvekkili tarafından eksiksiz ifa edildiğini kanıtladığını, taraflar arasında tanzim edilen ve davalı şirket yetkililerince imzalanmış olan cari hesap mutabakat mektubunun, alacağın miktarının ve varlığının davalı tarafça da kabul edildiğinin en somut göstergesi olduğunu, dosya kapsamında sunulan cari hesap ekstreleri incelendiğinde, davalı şirketin 20/06/2025 tarihinde müvekkili şirkete 36.000,00 TL tutarında bir kısmi ödeme yaptığının görüleceğini, kısmi ödemenin varlığının, aynı zamanda alacağın muacceliyetini de ispatladığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların e-fatura sistemine kayıtlı olup, bu faturaların davalı borçlu tarafından kendi vergi dairesine BA formu ile bildirilmiş olmasının, alacağın varlığını yaklaşık ispatın ötesinde, resmi bir beyanla doğruladığını, davalı borçlu ... Şirketi'nin, resmi kayıtlarında yer alan "... Beşiktaş / İSTANBUL" adresini fiilen terk ettiğinin, bu adreste herhangi bir ticari faaliyetinin kalmadığının ve müvekkili şirketten kaçma iradesiyle hareket ettiğinin dosyaya sunulan tebliğ mazbatası ile sabit olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği istinafa konu ara kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, esas dava içinde İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan esas yargılaması sırasında verilen ara karrala davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığı ve muaccel olduğu konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir. Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterli olup alacağın kesin olarak ispat edilmiş olması aranmaz. Somut olayda, dosyada yer alan faturalar, cari hesap ve cari hesap mutabakat belgelerine ve mutabakat belgesindeki imza ve kaşeye itiraz olmaması nazara alınarak ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Dosya kapsamında bulunan ve 31.12.2025 tarihli mutabakat mektubundan sonra davalı tarafça 30.01.2026 ve 20.02.2026 tarihlerinde yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde alacaklının toplam 719.382,16 TL alacağının miktarı ve varlığı hakkında kanaat getirecek belgeleri sunduğu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunmuş ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 02.06.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 02.06.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kısmen kabulü ile davalının 719.382,16 TL davacı alacağını karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,
2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 107.907,32 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,
3-İhtiyati haciz kararı dava içinde talep edildiğinden, davacı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
4-Kararın asıl icra dosyası üzerinden yerine getirilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilsine,
7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.07.2026
KANUN YOLU:İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 362/1.f maddeleri uyarınca karar kesindir.