İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/90 E. 2026/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/90
Karar No
2026/103
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/90 Esas KARAR NO : 2026/103

DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 06/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas Sayılı dosyasından yapılan itirazın, 184.586,00-TL asıl alacak , 4.537,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam takip tarihi itibariyle 189.123,74-TL üzerinden itirazın iptaline,184.586,00-tl tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden yapılan takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, söz konusu davanın ikame edilmesi sebebiyle sarf edilen tüm yargılama giderleri ve hak edilen vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4. maddesi de sulh hukuk mahkemelerinin görev alanını belirlemektedir. 4. maddenin (ç) bendi “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları, görürler.” şeklindedir. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesi ile "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hususu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; taraflar arasındaki ilişkinin araç kiralamaya dayandığı ve taraflar arasında kira ilişkisi söz konusu olduğundan uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla huzurda görülen davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile reddine; uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 06/02/2026 Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim .... ☪e-imzalıdır.☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/90, K. 2026/103, T. 06.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-90-e-2026-103-k-b87b3234031b