İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/40 E. 2026/124 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/40
- Karar No
- 2026/124
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/40 KARAR NO : 2026/124
DAVA : Konkordatonun Feshi DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordatonun Feshi davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 12/01/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Borçlunun tasdik edilen konkordato projesi uyarınca; borçlunun alacaklılara yapılacak ödemeleri belirlenen vadelerde, belirlenen oranlarda ve eksiksiz şekilde yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, tasdik kararı ile birlikte konkordato projesinin, borçlu ve tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı hale geldiğini, borçlu şirketin tasdik edilen konkordato projesine açık ve sürekli biçimde aykırı davrandığını, konkordato projesi uyarınca tasdik olunan projede 15/10/2025, 01/11/2025,01/12/2025 tarihli ödemeleri vadesinde ödediğini ve fakat 01/01/2026 tarihinde ödemekle yükümlü olduğu ödemeleri ödemediğini, kalan taksitleri de ödemeyeceğini, ayrıca şirketin faaliyetlerine devam etmemekte olup gayrimenkul ve menkul mallarını da 3. kişilere muvazaalı bir şekilde devrettiğini, borçlunun tasdik edilmiş konkordato projesine uymaması nedeniyle konkordatonun feshine, konkordatonun feshi halinde borçlunun iflasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 308/e maddesi uyarınca tasdik edilmiş konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Anılan düzenleme uyarınca, borçlunun tasdik edilmiş konkordato projesi kapsamında üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi halinde, alacaklıların konkordatonun tamamen veya kısmen feshi talebinde bulunabilmesi mümkündür. Bu bağlamda konkordatonun feshi talebinin incelenebilmesi için öncelikle yürürlükte bulunan ve hukuki varlığını sürdüren bir tasdik kararına dayalı konkordato projesinin mevcut olması zorunludur. Zira konkordatonun feshi, tasdik kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir talep olup, feshe konu edilebilecek bir konkordato projesinin bulunmaması halinde davanın esası hakkında değerlendirme yapılması mümkün değildir. Dosya kapsamına sunulan 15/01/2026 tarihli kayyım raporunda; borçlu şirketin bazı alacaklılara yönelik ödeme planı kapsamında yaptığı ödemelere ilişkin ayrıntılı tespitlere yer verildiği, .... Emprime Baskı Nakış Tekstil Aksesuarları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yapılması gereken toplam 3.318.038,48 TL tutarındaki beş taksite karşılık daha yüksek tutarda ödeme gerçekleştirildiği, buna karşılık ..... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi’ne yapılması gereken toplam 1.604.299,54 TL tutarındaki beş taksite ilişkin ödemenin eksik kaldığı yönünde değerlendirme yapıldığı ancak ödemelerin zamanında anlaşılmıştır. Bu tespitler, dava tarihi itibariyle borçlunun konkordato projesi kapsamındaki edimlerini tam ve zamanında yerine getirmediğine ilişkin davacı alacaklı iddialarını destekler nitelikte olup, konkordatonun kısmen feshi talebinin ileri sürülmesi bakımından hukuki dayanağın bulunduğunu göstermektedir. Ne var ki, Mahkememizin ..... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; borçlu vekilinin 15/01/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, bu doğrultuda verilen 15/01/2026 tarihli ek karar ile Mahkememizce daha önce verilen 09/10/2025 tarih ve ...... Esas, ..... Karar sayılı tasdik kararının, hükümden sonra gerçekleşen feragat sebebiyle hukuki sonuç doğurmayacağının tespit edilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, feshe konu edilebilecek geçerli ve yürürlükte bir konkordato tasdik kararının ortadan kalktığı, dolayısıyla konkordatonun kısmen feshi talebinin inceleme konusu yapılmasını mümkün kılan hukuki zemin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Konkordatonun bir alacaklı tarafından feshinden söz edilebilmesi için tasdik edilmiş ve hukuki varlığını sürdüren bir konkordato projesinin mevcut olması gerektiğinden, yargılama devam ederken tasdik kararının ortadan kalkması karşısında davanın konusuz kaldığı kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın esası hakkında bir hüküm kurulmasına hukuki olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesi uyarınca, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, yargılama giderlerinin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ve kayyım raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacaklıların konkordato projesi kapsamında alacaklarının süresinde ve tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle konkordatonun kısmen feshi talebinde bulunmakta hukuki yararlarının bulunduğu, yargılamanın konkordatonun tasdikine karar veren görevli ve yetkili mahkemede açıldığı, ayrıca dava tarihi itibariyle borçlu şirketin ödeme yükümlülüklerini gecikmeli olarak yerine getirdiği anlaşılmıştır. Bu itibarla davacıların dava açmakta haklı olduklarının kabulü gerekmektedir. Sonuç olarak; her ne kadar yargılama sırasında tasdik kararının ortadan kalkması nedeniyle dava konusuz kalmış ise de, dava tarihi itibariyle konkordatonun kısmen feshi şartlarının davacılar yönünden oluştuğu değerlendirildiğinden, HMK’nın 331. maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı hakkında verilen konkordatonun tasdikine ilişkin kararın, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve davanın feragat nedeniyle reddine , 09/10/2025 tarih ve ..... sayılı kararın geçersiz olduğunun tespitine karar verildiğinden, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından ödenen732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harç ve 104,00-TL vekâlet harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacılar tarafından yapılan 3 adet tebligat + posta ücreti 45,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-Davacıların kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6/1.maddesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/02/2026
Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye .... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."