İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/884 E. 2026/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/884
- Karar No
- 2026/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/884 Esas KARAR NO : 2026/795
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/01/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı şirket arasında yapılan taşıma sözleşmesi(nakliye) sonucunda ortaya çıkan alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun borca ve faize itiraz etmesiyle takibin durduğunu, dava konusu borcun taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesine istinaden davacı tarafından gerçekleştirilen nakliye işine dayandığını, davacının borçludan olan alacağının faturalara dayandığını, taraflar arasındaki işler ticari nitelikte olduğundan ticari faiz uygulanması gerektiğini, alacak likit bir alacak olduğundan dolayı icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davalının takibin tamamına itiraz ettikten sonra, icra takibi başlatıldıktan ancak dava açılmadan evvel davacıya ait banka hesabına 21.11.2025 tarihinde 13.200,00-TL, 03.12.2025 tarihinde 21.600,00-TL, 12.12.2025 tarihinde 8.400,00-TL,24.12.2025 tarihinde 16.800,00-TL olmak üzere ödemeler yaptığını, davalı tarafından yapılan ödemelerin borcun ikrarı anlamına geldiğini, icra vekalet ücretinin, tahsil harcının, icra masraflarının ve faizin davalının yaptığı ödemelerin tarihleri dikkate alınarak ayrıca hesaplanması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek ... 12. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına ayrıca %20'dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalı yandan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, davacının iddia ettiği hukuki ilişkiyi açıkça ortaya koyması gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın icra takibine ve eldeki davaya konu ettiği alacağın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmekte ise de taraflar arasında bu yönde yazılı veya sözlü bir taşıma sözleşmesinin ortaya konulmadığını, itirazın iptali davalarında, alacağın varlığını, hukuki sebebini ve miktarını ispat yükü davacıya ait olduğunu, davacı tarafından taşımanın ifa edildiğini gösterir irsaliye, teslim belgesi, alıcı imzası veya benzeri hiçbir belge dosyaya sunulmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturaların taşımanın yapıldığına ve borcun doğduğuna ilişkin kesin ve yeterli delil niteliğinde olmadığını, davalı şirket tarafından ödenmeyen herhangi bir alacak kalemi bulunmadığını, davalı şirketin herhangi bir borç ikrarı bulunmadığını, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddi ile davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın dosyaya sunduğu belgelerde dikkate alınarak davalı tarafa taşıma hizmeti verip vermediği, davacının düzenlediği 2025 yılı faturalarının her iki tarafın usule uygun tutması gereken, açılış kapanış onaylarını yapması gereken, kendi içinde birbirini teyit etmesi gereken ve HMK 222/2 ye göre tutulması gereken ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, tarafların defterlerinde buna ilişkin fark olup olmadığı, farklılık varsa bunun neyden kaynaklandığı, uyuşmazlık konusu faturaların karşı tarafa tebliğ edilerek 8 günlük itiraz süresinin dolup dolmadığı, davacının düzenlediği faturanın davalı defterlerinde yer almaması ve faturaya süresinde itiraz edilmesi halinde fatura fiyatının düzenlendiği tarihindeki mahal rayiçlerine göre (taşıma bedellerinin )makul olup olmadığı, davalının takipten sonra ödeme yaptığı (dava dilekçesinde belirtilmiştir) da dikkate alınarak davacının varsa icra takibinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, icra dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporunda; "Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiği ve bu hizmetlere karşılık faturalar düzenlendiği, Dosya kapsamında dava konusu faturalara süresi içerisinde yazılı itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Davacı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, ancak açılış e-defter beratlarının yasal süresinden sonra oluşturulduğu, buna karşılık kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, bu nedenle defterlerin HMK 222 kapsamında davacı lehine kesin delil niteliği taşıyıp taşımayacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı kayıtlarında davalı adına nakliye hizmetlerine ilişkin faturalar düzenlendiği, vergi dairesi karşılaştırmalı alış-satış analiz raporlarında taraf kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu Davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle bu defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, bu durumun hukuki sonuçlarının Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarına göre, 06.11.2025 ödeme emri tarihi itibarıyla davalıdan 115.200,00 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece takdir edilmesi halinde ihtimalli olarak yapılan faiz hesaplamalarının yukarıdaki tablolarda yer aldığı gibi olacağı, Davacının 03.07.2025 tarihli icra takibinde yer alan 115.200,00 TL cari hesap asıl alacağının olduğu, ancak 21.11.2025 tarihinde 13.200,00 TL, 03.12.2025 tarihinde 21.600,00 TL, 12.12.2025 tarihinde 8.400,00 TL ve 24.12.2025 tarihinde 16.800,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL Davalı tarafından ödeme yapıldığı takip tarihinden itibaren ilgili ödemeler düşülerek (mahsup edildikten sonra) 3095 sayılı Kanun uyarınca Kanuni Faiz Oranı üzerinden faiz talep edebileceği, Dosya kapsamındaki incelemede; 21.11.2025 tarihinde 13.200,00 TL, 03.12.2025 tarihinde 21.600,00 TL, 12.12.2025 tarihinde 8.400,00 TL ve 24.12.2025 tarihinde 16.800,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak söz konusu ödemelerin icra dosyasına mahsup edilebilmesi için gerekli icra tahsil harcının henüz yatırılmadığı görülmüş olup, tahsil harcının ödenerek ödemelerin dosyaya işlenmesi halinde, 24.12.2025 tarihi itibariyle cari hesap asıl alacağının 55.200,00 TL olacağı, Tarafların, % 20 den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri içinde kaldığı," görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının dava dilekçesinden özetle, ... ile müvekkil şirket arasında yapılan taşıma sözleşmesi(nakliye) sonucunda ortaya çıkan alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca ve faize itiraz etmesiyle icra takibinin durduğunu, davalı tarafından yapılan icra takibinden sonra, dava açılmadan evvel ödemeler yapıldığını, icra takibinde ana alacağın 115.200,00-TL olduğunu, icra vekalet ücreti, tahsil harcı, icra masrafları ve faize ilişkin hesaplamanın da takip tutarında ana alacak olarak belirtilen 115.200,00-TL esas alınmak sureti ile yapılması gerektiğini belirterek itirazın iptalin talep ettiği, Davalının cevap dilekçesi ile görev itirazında bulunarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun belirtildiği, davacı tarafa borcu olmadığını, hukuki yarar olmadığını, davalının borç ikrarının olmadığını, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini talep ettiği, Dava değerinin 55.200TL üzerinden yatırıldığı, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, arabuluculuk dava şartının sağlandığı, itirazın iptali davasında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafta olduğu, Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde hesap ekstresini, nakliye bedeline yönelik faturaları sunduğu, icra dosyasının açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, davacının itirazın iptali davası açmada hukuki yararının bulunduğu, tarafların tacir olması sebebiyle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, Dosyada delillerin toplanarak bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda davacının 2024-2025 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davacının 2025 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinde olmadığı, davalının defterlerini sunmadığı, tarafların 2024 -2025 yılı ba vs bs kayıtlarının uyumlu olduğu, davalının ba bildirimi ile söz konusu faturaları teslim aldığının değerlendirildiği, aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, icra takibinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafından ödemeler yapıldığı bu ödemelerin davacının defterinde kayıtlı olduğu, ödemelerin toplamının 60.000TL olduğu, İcra takibinden sonra yapılan ödemelere yönelik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları ( Yargıtay HGK ... E., ... K.) gereğince, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmesi ve davanın bakiye miktar üzerinden açılması gerektiği, davacınında ödenen miktarları mahsup ederek davasını açtığı, hesaplanan miktarın davacının talep ettiği dava değeri ile aynı olduğu , davacının itirazın iptali davasını 55.200TL'den ispat ettiği, alacağın likit olup icra inkar tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan Davanın dava değeri de dikkate alınarak KABULÜ İLE, Davalının ... 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibin 55.200 TL açık hesap alacağı üzerinden aynen devamına, - Devamına karar verilen 55.200TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 Ticari Avans faizi işletilmesine, 2- alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 55.200TL toplam alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.770,70 TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 732,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.038,70 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 732,00 TL peşin harç, 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 14.372,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2026
Katip ... E imza
Hakim ... E imza