İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/861 E. 2026/92 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/861
- Karar No
- 2026/92
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/861 Esas KARAR NO : 2026/92
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 25.06.2024 tarihinde saat 11: 15 sıralarında ... Otoyolu Çekmeköy mevkiinde ... idaresindeki... plakalı aracın yoldaki bir demir parçasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu olan Ica Otoyol İşletmesi'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13. maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, kazaya karışan sürücülerin herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiğini, müvekkil şirkete ait aracın Dosyası Açılmış Ve Araç Fatih Mah. ...Cad. No: ... adresinde bulunan ... Otom. İnş. San. Tic. Limited Şirketi'nde onarıldığını ve parça işçilik listesine göre 37.818,20 TL tutarında hasar oluştuğunu, kaza neticesinde araçta değer kaybı meydana geldiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2011 tarihli ve 2010/8927 Esas, 2011/10635 Karar sayılı ilamları uyarınca araçta oluşan değer kaybının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, ayrıca müvekkil şirketin aracın onarım süresince kullanımından mahrum kaldığını, bu araç mahrumiyet bedelinin muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini, HMK 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatı ile 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ...plakalı aracıyla müvekkil şirket sorumluluğundaki otoyolda meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan zararın tazmini talebiyle açılan davanın reddinin gerektiğini, kazaya konu yabancı cismin yola ne zaman düştüğünün ve ne kadar süre kaldığının belirsiz olduğunu, müvekkil şirketin kilometrelerce uzanan otoyolun her noktasına anında müdahale etmesinin beklenemeyeceğini, olayda illiyet bağının kesildiğini, benzer olaylara ilişkin [3. Bam Kararı], [38 Mahkeme Kararı], [10 Ayrı İ. T. Ü. Bilirkişi Raporu] Ve [adli Tıp Raporu] Dahil Toplam [43. Ayrı Bilirkişi Heyeti Raporu] ile müvekkilin kusursuzluğunun sabit olduğunu, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi...E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilin kusurunun olmadığının tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, davacı sürücüsünün gerekli önlemleri almayarak kazanın gerçekleşmesinde kendi kusurunun bulunduğunu, 25.06.2024 tarihli kaza tespit tutanağının uzman olmayan kişilerce düzenlendiğini ve Yargıtay 17. HD'nin 2009/7828 E. , 2010/863 K. sayılı 08.02.2010 tarihli ve 2015/3159 E. , 2016/531 K. sayılı 18.01.2016 tarihli ilamları uyarınca kusur tespitinin uzman bilirkişilerce yapılması gerektiğini, davanın usul açısından yetkisiz mahkemede açıldığını, Kocaeli ... Tüketici Mahkemesi ...E. sayılı ilamı ve ...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2023/1207E. sayılı kararı uyarınca genel yetki kuralı gereği davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi kanaatte esastan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, "Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur." şeklinde tanımlanmıştır. Trafik kazası nedeniyle kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 2918 Sayılı KTK 13.maddesinde trafik güvenliğini ilgilendiren konularda alınacak önlemlerin alınmamasından kaynaklanan sorumluluk gereğince sorumlu olan idare veya şirketten istemde bulunabilir. Yargılamaya konu olayda davalının KTK 13.maddesi gereğince sorumluluğuna dayalı olarak davacının uğramış olduğu hasar bedelinin tazmini isteminde bulunduğu haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kusurun varlığının gerekli olduğu, davalının oluşan zarardan sorumlu tutulabilmesi için eylemi ile zarar arasında da nedensellik bağının bulunması gerektiği, zararın varlığını ve zarar verenin kusurunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ancak somut olayda ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafça davalının otoyol üzerinde yabancı cisim ihbarı aldıktan sonra onu karayolu üzerinde bırakıp, görev ile ilgili hizmet, denetim ve bakım sorumluluğunu yerine getirmediğini ispat etmesi gerektiği müzekkere cevapları da dikkate alındığında davalının demir parçasının yola düştüğünü ihbar aldıktan sonra onu karayolu üzerinde bırakıp, görev ile ilgili hizmet, denetim ve bakım sorumluluğunu yerine getirmediğine yönelik dosya kapsamına delil sunulmadığı bu haliyle meydana gelen hasar bakımından davalının ihmali olduğundan söylenemeyeceği ve olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 3.220,00 TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 6.400,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır