İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/875 E. 2026/711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/875
- Karar No
- 2026/711
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/875 Esas KARAR NO : 2026/711
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; ... tarihinde 20.50 sıralarında davalı şirket tarafından ... kasko poliçe numarasıyla sigortalanmış olan ...'a ait ve aynı zamanda sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin maddi asar meydana geldiğini, bu kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere davalıya ait aracın %100 tam ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine ihtarname gönderilmişse de davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin kusursuz olduğunun bilindiği halde müvekkilinin uğramış olduğu zararları gidermek adına herhangi bir teklif ve ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, HMK 107. Madde uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL reel değer kaybı bedelinin 24.07.2023 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , bu hususta ikame edilen davanın kabulüne ve reel değer kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesine, 540,00 TL Ekspertiz ücreti başta olmak üzere her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan plakalı araçların ... Teminatı bulunduğunu, kabul beyanı olmamak kaydıyla bu teminatın 1.500.000 TL ile sınırlı olduğunu, trafik poliçesi teminat limitinin üzerinde bir zarar varsa devreye girdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için trafik poliçesi teminat limitinin tükenip tükenmediğinin öncelikle araştırılması gerektiğini, meydana gelen kaza sonucu trafik sigortacısı ... A.Ş tarafından trafik limiti olan 120.000-TL davacıya ödendiğini, değer kaybına ilişkin davaya konu aracın 90.000-TL değer kaybına uğradığının tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından 90.000-TL ödemenin 26/03/2024 tarihinde davacı vekili Avukat...hesabına ödendiğini, yapılan ödemeler dikkate alındığında müvekkilinin üstüne düşen sorumluluğu tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davayı konu taleplerin poliçe teminatı dışında olduğunu, Zenginleşme Yasağı ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... esas ... karar sayılı 24/12/2024 tarihli karar ile görevsizlik kararı verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2025 tarih ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış ve dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27/04/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında kazanın taraflarının kusur durumu, davacının dava dışı ...'ın kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinde değer kaybı talep edip edemeyeceği ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 17/02/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Kusur-hasar ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 25/07/2026 tarihli raporda özetle; "...Aracın 2015 model olduğu, kaza tarihinde 8 yaşında olduğu, 135.308 Km'de olduğu, markası ve modeli, satış hızının yüksek olduğu, kazada hasar gören ve değişen kaporta ve şasi parçasının olduğu, aracın dava konusu kazadan önce 5 ciddi kaza yaptığı ve bunların çoğunda diğer araca çarptığı, bu nedenle dava konusu kazada hasar gören parçaların orijinal olmadığı ve daha önceden de kaza geçirdiğinden eski kazaların izlerini taşıdığı dikkate alındığında, araçta bir değer kaybı oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan değer kaybı raporunda, aracın eski kazaları dikkate alınmadığından bu rapordaki 120.000,00 TL'lik meblağa katılmak mümkün olamamıştır. ... Yukarıda belirtilen yasa maddeleri ve Yargıtay kararı çerçevesinde, davacının aracında oluşan değer kaybı, araçtaki hasar tutarından ... ve ... sigorta poliçelerini temin eden sigortacılar müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Davalı şirket tarafından olaya neden olan ... plakalı aracın ... sigorta poliçesi temin edilmiş olup ... sigorta poliçesinin limitini aşan kısmından ... sigorta poliçesinin sorumluluğu doğmaktadır. Bu nedenle davalı şirket, davacıya ait araçtaki değer kaybının ... poliçesi limitini aşan kısmından kendi limitine kadar sorumludur. Dosya üzerinde yapılan teknik inceleme sonucu davacının talep edebileceği değer kaybının olmadığı belirlendiğinden davacının davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararı mevcut değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: 1.Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, 2.Davacının davalı şirketten talep edebileceği değer kaybı zararının olmadığı,..." yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporların dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği anlaşılmış, Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, dava konusu kazada her ne kadar davalı sürücünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının bu kaza nedeniyle değer kaybı zararının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 22/09/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır