İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/834 E. 2026/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/834
- Karar No
- 2026/665
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/834 Esas KARAR NO : 2026/665
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ... Limited Şirketi ...köyünde yürüttüğü madencilik faaliyetlerinde kullanılan ... marka ... tipindeki, ... şasi numaralı ekskavatörde kullanılmak üzere davalı ...’nden 12.06.2024 tarih ve ... no’lu fatura ile 2 adet ... marka yürüyüş zinciri satın almış olduğunu, zincirlerin teslim edilerek iş makinesine monte edilmesinden yaklaşık 8 ay sonra, normal kullanım koşullarında ve garanti süresi dolmadan zincir baklalarında sıralı çatlaklar meydana gelmiş olduğunu, akabinde zincirler koparak kullanılamaz hale gelmiş olduğunu, davacı tarafça durum öncelikle WhatsApp yazışmaları ile davalı firmaya bildirilmiş, sonrasında 24.02.2025 tarihli KEP ihtarnamesi ile ayıbın giderilmesi, zincirlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talep edilmiş olduğunu, ancak davalı tarafça olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş yapılmamış olduğunu, davacı, meydana gelen hasarın kullanım hatasından değil üretim ve/veya malzeme kaynaklı gizli ayıptan kaynaklandığını, zincirlerin kullanım amacını ortadan kaldıracak şekilde erken sürede çatlayıp koptuğunu, bu nedenle ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca öncelikle zincirlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesini;bu talebin kabul edilmemesi halinde ise sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının talebine ilişkin hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu ve taleplerinin zamanaşımına uğradığı gözetilerek davanın öncelikle usulden reddine, davacı yanca dava dilekçesi ile birlikte açıklanmayan ve sunulmayan delillerin sonradan sunulmasına muvafakatlarının olmadığını, esasen davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın yasaya uygun şekilde ve süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının ilgili ürünün garanti süresinin 1 yıl olduğu yolundaki iddiasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davalı şirket tarafından satılan ürünlerin garanti süresi 6 ay olup, dava konusu ürünün garanti süresinin sona erdiğini, kullanım hatasından doğan zararların garanti kapsamında giderilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın usulden reddine Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, satın alınan malın ayıplı olması sebebiyle ayıpsız bir misli ile değiştirilmesi ile bu talebin yerinde görülmemesi halinde davacı tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesi istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan kayıtlar celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Mahkememizin 28/03/2025 tarihli ara kararı ile, "davacı vekiline, misli ile dağıtım talebine ilişkin olarak 392.511,29 TL üzerinden alınması gereken toplam 6.703,11 TL harçtan daha önceden yatırılan 615,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.087,71 TL harcı dosyaya yatırması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın işlemden kaldırılacağının ve süresi içerisinde yenilenmez ve harç eksikliği giderilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiş olup davacı tarafından harç eksikliğinin tamamlanmış olduğu görülmüştür. Tanık ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... talimat sayılı dosyasında alınan ifadesinde " ben davalı şirket ile çalışmam ancak davalıya danışmanlık hizmeti veriyorum halende ve taraflar arasındaki sözleşme tarihin de de parça tedariki yapıyorum, davacıyı da ismen bilirim, bildiğim kadarı ile davacı zincirleri 2024 yılı Haziran ayı gibi davalıdan aldı, 2025 yılı Mart ayı gibi zincirde kusur olduğunu söylediler bunun üzerine davalı benim ile iletişime geçti, satın alınan zincir çok fazla parça ile teması olan bir parçadır, davacı sadece zinciri satın almıştır zincir ile temas eden ve birlikte çalışmasısın sağlayana yürüyüş makarası, istikamet tekedir ve rim dişlisi gibi parçalar çıkma ise ikinci el parçalar ise bu durumun yaşanması normaldir, bu parçalara ayrıca uygulamada garanti verilmez, davalının parçayı satarken garanti verip vermediğini bilmiyorum ancak bu garanti genel itibariyle eğer zincir teması olan tüm parçalar birlikte alınmışı ise altı ay garanti verilir, yine bu garanti çalışma şartlarına göre değişir, örneğin mermer ocağında iş makinesi çalışıyorsa zincirin gerdirme oranlarına uyulması gerekir davacının satın aldığı ürün piyasada kaliteli olarak bilinen bir üründür çıkma parçası değildir ben bu üründe hata olduğunu duymadım bende bu ürünü birçok kez sattım bana bir dönüş olmadığını, hata var ise bu kullanıcı hatası olabilir montaj yanlış yapılmış ise zincir zarar görmüştür bildiğim kadardı ile davacı tarafından zincirin kırıldığı Mart ayı gibi davalıya bildirilmiştir, üründe kusur var ise bu bir hafta içerisinde ortaya çıkardı, hatalı olsa 8 ayda ortaya çıkması mümkün değildir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tanık ...'un ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... talimat sayılı dosyasında alınan ifadesinde; " ben davalı şirkette 2018 yılının Kasım ayından 2026 yılının ocak ayına dek çalıştım, satış sorumlusu olarak görev yaptım, davacı firmaya davaya konu 2 adet zinciri ben sattım daha önce de 4-5 kez bizden zincir satın almışlardı herhangi bir sorun olmamıştı bu nedenle davaya konu zinciri sattık, normalde daha önceki alışverişlerde zinciri set olarak satın almışlardı normalde zincirin eklenti parçaları da bulunmaktadır, fakat davaya konu alışverişte sadece zincirin kendisi satın aldılar nakliye firması ile kendilerine gönderdik montajını diğer eklenti parçalarını kendileri temin ederek yapmışlardır, ürünü aldıktan 8 ay sonra sorun yaşandığını biliyorum zincirin ayıplı olduğunu düşünmüyorum zira 8 ay sorunsuz kullanılmıştır, zincirin garanti süresi 6 aydır, biz zincirin markası olan İtalyan kökenli ... firmasının distribitöruyuz davacı firma zincirin ayıpsiz misli ile değişimini veya bedelinin iadesini talep ettiğinde bu durumu ... firmasına ilettik fakat firma bize olumsuz dönüş yaptı bizde davacıya olumsuz dönüş yaptık, davacı firma ile whatsaap üzerinden iletişim halindeyiz 2-3 satış elemanı bulunduğunu biliyorum bu davaya konu olayda adını bilmediğim bir kadın şahıs ile whatsaptan iletişim kurmuştuk, davacı firma bana whatsaptan sattığımız zincirlerin fotoğrafını atmıştır bende ... firmasına gönderdim, biz ürünlerin garanti süresinin 6 ay olduğunu davacı firmaya şifai olarak bildirdik yazılı olarak bildirmedik, garanti süresini ... firması belirlemektedir söyleyeceklerim bundan ibarettir." şekliden beyanda bulunduğu görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı tarafından dava konusu zincirin 12.06.2024 tarihli fatura ile davalıdan temin edildiği, zincirin ... marka ...-8 model paletli ekskavatöre monte edildiği, WhatsApp görüşme içeriklerinde beyan edildiği üzere dava konusu zincirde oluşan hasarın 29.01.2025 tarihinde davalı tarafa bildirildiği, dava konusu zincir üzerinde yapılan teknik incelemede; zincir baklalarının özellikle pim yatakları ve kesit geçiş bölgelerinde birden fazla çatlak, kırılma başlangıcı ve deformasyon izlerinin bulunduğu, çatlakların tek bir noktada değil, birden fazla baklada ve benzer bölgelerde meydana geldiği, bazı baklalarda ise çatlakların ilerleyerek parçanın bütünlüğünü bozacak seviyeye ulaştığı, dava konusu zincirde yalnızca normal kullanım aşınması dışında değerlendirilebilecek nitelikte hasar oluşumlarının bulunduğu, zincirin çalışma performansını ve kullanım güvenliğini olumsuz etkileyecek düzeyde deformasyona uğradığından bunun gizli ayıp sayılması gerektiği, davalı tarafça dosyaya sunulan “...” başlıklı metinde ürünler için 6 aylık garanti süresi öngörüldüğü, ağır hizmet tipi ekskavatör yürüyüş zincirlerinin kullanım ömrü takvim süresi ile değil, esas olarak çalışma saati üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, yerinde yapılan incelemede, söz konusu zincirin 12.06.2024 tarihinde satın alındığı, ekskavatöre yaklaşık 15.418 çalışma saatinde monte edildiği, Ocak 2025 tarihinde ise makinenin yaklaşık 17.520 çalışma saatinde olduğu sırada zincirde hasar meydana geldiği, bu kapsamda zincirin yaklaşık 2.102 saatlik kullanım sonrasında hasar gördüğü, dava konusu zincirin yaklaşık 2.102 çalışma saati sonunda bakla bölgelerinde çatlaklar, deformasyonlar ve yer yer kopmalar meydana getirerek hasar gördüğü, davacı tarafın söz konusu zinciri belirli bir saat ve oranda kullandığı, dava konusu zincirde kısa süre içerisinde meydana gelen çatlak ve deformasyonların zincirden beklenen faydayı önemli ölçüde azalttığı, zincirin ekonomik ömrünün yaklaşık 6.000 saat olarak kabul edilmesi halinde, dava konusu zincirin hasar meydana gelinceye kadar yaklaşık %35 oranında kullanıldığı ve buna karşılık kullanım ömrünün yaklaşık %65’lik kısmından yararlanılamadığı, bu nedenle somut olayda satım bedelinin tamamının iadesi veya ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi yerine, kullanım sonucu elde edilen fayda dikkate alınarak tamirinin de mümkün olmadığından bedelde indirim uygulanmasının daha uygun olacağı, bu kapsamda bedelde indirim tutarının 255.132,34 TL (KDV dahil) olarak hesaplandığı yönünde rapor sunulmuş olup, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık; davalı tarafından davacıya satılan 12/06/2024 tarihli faturaya konu 2 adet eksvatör cinsi iş makinası zincirinin ayıplı olup olmadığı, zincirlerde oluşan çatlakların kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, satılandaki ayıbın hukuki niteliği, davacının satılanın ayıpsız misli ile değişimi veya ödediği bedelin iadesini talep edip edemeyeceği, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller, dinlenen tanık anlatımları, mahkememizce dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu iş makinesi parçasının bulunduğu yerde keşfen yapılan inceleme sonucu alanında uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporu, TBK. nın ayıba ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu satılanın niteliği, davacıya teslim tarihi ve ayıp ihbarı dikkate alındığında kullanıldığı sürenin ihtilaflı olmadığı,ava konusu zincir üzerinde yapılan teknik incelemede; zincir baklalarının özellikle pim yatakları ve kesit geçiş bölgelerinde birden fazla çatlak, kırılma başlangıcı ve deformasyon izlerinin bulunduğu, çatlakların tek bir noktada değil, birden fazla baklada ve benzer bölgelerde meydana geldiği, bazı baklalarda ise çatlakların ilerleyerek parçanın bütünlüğünü bozacak seviyeye ulaştığı, dava konusu zincirde yalnızca normal kullanım aşınması dışında değerlendirilebilecek nitelikte hasar oluşumlarının bulunduğu, zincirin çalışma performansını ve kullanım güvenliğini olumsuz etkileyecek düzeyde deformasyona uğradığından bunun gizli ayıp sayılması gerektiği, ayıp ihbarının süresi içinde davalı tarafa ulaştırıldığı, davacı tarafın söz konusu zinciri belirli bir saat ve oranda kullandığı, dava konusu zincirde kısa süre içerisinde meydana gelen çatlak ve deformasyonların zincirden beklenen faydayı önemli ölçüde azalttığı, zincirin ekonomik ömrünün yaklaşık 6.000 saat olarak kabul edilmesi halinde, dava konusu zincirin hasar meydana gelinceye kadar yaklaşık %35 oranında kullanıldığı ve buna karşılık kullanım ömrünün yaklaşık %65’lik kısmından yararlanılamadığı, bu nedenle somut olayda satım bedelinin tamamının iadesi veya ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi talep edilmiş ise de davacının satılanı kullandığı süre ve sağladığı fayda gözetilerek ayıpsız misli ile değişim yerine, kullanım sonucu elde edilen fayda dikkate alınarak tamirinin de mümkün olmadığından bedelde indirim uygulanmasının daha uygun olacağı vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 255.132,34 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 17.428,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.703,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.724,99-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin/nisbi harcı, 6.087,70-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.318,50TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 14.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.530,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.530,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.094,50-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2025/35331 arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 4.600,00 TL ücretin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 2.990,00 TL'nin davalıdan bakiye 1.610,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır