İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/815 E. 2026/665 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/815
Karar No
2026/665
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/815 Esas KARAR NO : 2026/665

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 14/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili ve dava dışı kişiler aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile 29.05.2020 tanzim, 14.05.2024 vade tarihli ve 2.500.000 TL bedelli kambiyo senedine (bonoya) dayanılarak icra takibi başlatıldığını, her ne kadar senette müvekkilinin düzenleyen olarak imzası bulunsa da senedin bedelsiz olduğunu, takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle şirket ortağı olan müvekkili ile diğer ortak dava dışı ... tarafından, lehtar konumundaki dava dışı ... İlaç Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari kayıtlarında alacak gösterilerek şirketin kredi bulma imkanının artırılması amacıyla ciro edilmemek üzere tanzim edilmiş bir hatır senedi olduğunu, müvekkilinin 03.04.2024 tarihli genel kurul kararı ile hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, diğer ortak ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve İstanbul ...Başsavcılığının 2025/... soruşturma sayılı dosyası ile sürecin devam ettiğini, ortaklıktan ayrılma tarihinden sonra senedin ciro edilemeyeceğine yönelik anlaşmaya aykırı olarak davalı bankaya cirolanıp devredildiğini, davalı bankanın senedin bedelsiz bir hatır senedi olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak senedi devralıp takibe koyduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 687/1. maddesi uyarınca bankanın borçlunun zararına bile bile hareket ettiğini, ayrıca icra takibinde talep edilen faiz ve masrafların da fahiş olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmasızlıkla neticelendiğini beyan ederek; davanın kabulü ile müvekkilinin İstanbul ... Alacakları İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacı borçluya 24/05/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz etmeyerek takibin 01/06/2025 tarihinde kesinleştiğini, davacının yasal haklarını süresinde kullanmayıp hukuki yolları tüketmeden huzurdaki davayı açtığını, dolayısıyla menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise, takibe dayanak bononun Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine uygun, zorunlu unsurları ihtiva eden ve kambiyo vasfını haiz bir bono olduğunu, borçluların serbest iradesi ile imzalandığını, senedin vade tarihinin sonradan doldurulduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki yasa ve yerleşik içtihatlar uyarınca bono üzerindeki vadenin sonradan doldurulmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini ve tahrifat oluşturmayacağını; kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince davacının bedelsizlik def'ini, senedi ciro yoluyla iktisap eden iyi niyetli son meşru hamil konumundaki müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacının müvekkili bankanın bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu ispatlar nitelikte İcra ve İflas Kanunu (İİK) 169/a maddesi kapsamında resmi veya imzası ikrar edilmiş kesin bir delil sunamadığını; takibe konu asıl alacağa TTK’nın 19. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca ticari iş niteliği gereği avans faizi uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, davacının borcu geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini beyan ederek; davanın usulden ve esastan reddine, haksız davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan Menfi Tespit talebine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp dava sonuçlandırılmıştır. İstanbul ...Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davalının davacı aleyhine senete dayalı olarak 2.500.000,00-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davanın menfi tespit davası olduğu, davacı aleyhine İstanbul... Lacakları icra dairesinin 2024/... sayılı dosyasında dayanak senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, ait değil ise davacının davalıya karşı borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada ATK'dan rapor aldırılmasına karar verilmiş ancak; davacı vekilince 15/10/2025 tarihinde ön inceleme duruşmasına yönelik beyan dilekçesi sunulduğu akabinde 01/04/2026 tarihli celsede celse arasında davacının imzaya itiraz etmediklerini beyan ettiğinin tespit edildiği, lüzum üzerine davacı vekilinden çekin hatır olarak verildiğine dair taraflar arasında yazılı protokol olup olmadığının sorulduğu, beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği ve davacı vekilince 03/08/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu görüldü. Dava, hatır olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Çekin bir ödeme aracı olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği, somut olayda olduğu gibi aksinin iddia edilmesi halinde ispat yükünün aksini iddia eden tarafa düştüğü ve bu iddianın kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, dolayısıyla davada ispat yükünün yasal karinenin aksini savunan davacıda bulunduğu, davacının senetle ispat kuralı gereği iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerektiği ancak kesin delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 10.056,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.324,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00- TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 94.219,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.16/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/815, K. 2026/665, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-815-e-2026-665-k-fcf616c9636f