İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/680 E. 2026/631 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/680
- Karar No
- 2026/631
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/680 Esas KARAR NO : 2026/631 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/07/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacının, ... aracılığıyla verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... tarafından almayan bir borç nedeniyle açılan icra takibi neticesi hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunu, davalı ile ... ilinde bulunan işyerinin kiralanması amacıyla anlaşma yapıldığını, bu anlaşma kapsamında birinci yılın kirası peşin ikinci ve üçüncü yılların kira bedeli olarak çekler verildiğini, ancak davalı taraflar arasında yapılan anlaşmaya rağmen söz konusu işlerini davacıya fiilen teslim etmediklerini, iş yerine girmesini engellediklerini, kullanım hakkını alamadığını ve taraflar arasında kira fiilen gerçekleşmediğini, bu nedenle çeklerin dayanağı ortadan kalktığını, buna rağmen davalı çeklerin kullanılarak tahsil yoluna gidildiğini aleyhine icra takibi başlatıldığını, iş yerinin teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin verilme sebebi ortadan kalktığından söz konusu çeklerin herhangi bir borç bulunmadığını bu nedenle çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Tensiple birlikte karar verildiğinden davalılar cevap verememiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 62004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile; "Davacıya; arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından sunulan onaylı suretini dosyaya sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin ihtarına," karar verilmiştir. Davacıya ara kararın ... tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A. maddesi şöyledir; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2023 tarih 2023/3342E. 2023/2951K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2024 tarih 2024/507E. 2024/1095K. sayılı kararı). Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2024 tarih 2024/1113E. 2024/1044K. sayılı kararında; "... Davacı vekili her ne kadar mahkemece verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuğa başvurduğunu ve dava şartını tamamladığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, itirazın iptali davasının ilk açıldığı, ... tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusunda bulunmasının 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi ve TTK'nun 5/A. maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih ve 2021/4438 Esas- 2022/8135 Karar sayılı emsal kararı da bu yöndedir.)..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, menfi tespit istemi ile dava açmıştır. Dava tarihi itibari menfi tespit istemli davada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartıdır. Davacıya arabuluculuk tutanağını sunması konusundaki ara kararın ... tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu tarihe kadar arabuluculuk tutanağını sunmamıştır. 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK nun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL başvurma harcı, ... TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/09/2026
Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır