İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/63 E. 2026/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/63
- Karar No
- 2026/513
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/63 Esas - 2026/513 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/63 Esas KARAR NO : 2026/513 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 22/01/2026 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 11/02/2025 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... .... ... ... ... ... ... poliçe numarası ile sigortalanan ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin... .... .... .... .... ... ... marka aracında değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine 12/09/2025 tarihinde değer kaybının ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, başvuru üzerine davalı tarafından 14.600,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu bedelin aracın gerçek değer kaybının çok altında olduğunu, yapılan ödemenin kabulü anlamına gelmemekle birlikte bakiye zararın tazmini için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 109. maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL bakiye araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 11/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak, müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle HMK'nın 6/1. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacının dava açmadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını; esasa ilişkin olarak ise, davacının aracındaki değer kaybının 14.600,00 TL olarak hesaplandığını ve bu tutarın 07/10/2025 tarihinde dava açılmadan önce ödendiğini, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, ayrıca davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'ye 29/05/2025 tarihinde 39.032,13 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığını, talep edilen avans faizinin haksız fiil kaynaklı uyuşmazlıklarda uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, ZMMS sigorta poliçesi, 07/10/2025 tarihli ödeme dekontu, 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen bakiye değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. 11/02/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı aracın karıştığı bir trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin kaza sonrası davacıya 14.600,00 TL ödeme yaptığı, davacı vekilinin kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, yapılan ödemenin gerçek değer kaybı zararını karşılamadığını ileri sürerek bakiye zararın tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise, mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini ve sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmektedir. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. ... .... .... Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu, değer kaybının ZMMS Genel Şartları'na göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Makine Mühendisi Adli Trafik Bilirkişisi ... .... .... tarafından düzenlenen 27/04/2026 tarihli raporda, dosyadaki trafik kazası tespit tutanağı ve sürücü beyanları incelendiğinde, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un işaret vermeden şerit değiştirmesi nedeniyle KTK'nın 56/a-4 kuralını ihlal ederek %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü Ali Gürkan Özdoğan'ın ise önündeki araçla güvenli ve yeterli takip mesafesi bırakmaması nedeniyle KTK'nın 56/c kuralını ihlal ederek %25 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi olan 11/02/2025 itibarıyla hasar görmemiş piyasa değerinin 823.379,00 TL, onarılmış haldeki piyasa fiyatının ise 805.000,00 TL olduğunun, bu suretle araçta trafik kazasından dolayı 18.379,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, davalı yanın %75 kusur oranına göre sorumluluğunun 13.784,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 14.600,00 TL ödemenin, davalı yanın sorumluluğunda olan değer kaybı tutarından 816,00 TL fazla olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, müvekkil araç sürücüsüne %25 kusur atfedilmesinin kaza tespit tutanağındaki maddi gerçekliklere ve davalı sürücünün kendi ikrarına aykırı olduğunu, davalı sürücünün sinyal vermeden ani şekilde şerit değiştirerek müvekkilin takip mesafesine girmesiyle kazanın kaçınılmaz hale geldiğini, ... mutabakat raporunda da davalı tarafın %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, değer kaybı hesaplamasında belirlenen 18.379,00 TL'nin piyasa gerçeklerinden uzak olduğunu, aracın motor kaputu ve ön panel gibi değerini ciddi şekilde düşüren ana kaporta aksamlarında hasar meydana geldiğini, bilirkişinin aracın kaza tarihindeki değerini belirlerken ... .... .... endeksi ile geriye dönük güncelleme yapmasının Yargıtay'ın "serbest piyasa" kriterine aykırı olduğunu, bu nedenlerle raporun hükme esas alınamayacağını ve dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 11/02/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, 07/10/2025 tarihli ödeme dekontu, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 11/02/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün işaret vermeden şerit değiştirmesi nedeniyle %75, davacı araç sürücüsünün ise önündeki araçla güvenli takip mesafesini korumaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı yönündeki itirazlarının, her sürücünün kendi şeridinde seyrederken dahi öngörülemeyen durumlara karşı tedbirli olması ve takip mesafesini her koşulda koruması gerektiği ilkesi karşısında yerinde görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aracında kaza nedeniyle oluşan gerçek değer kaybı zararının 18.379,00 TL olarak hesaplandığı, davalı yanın %75 kusur oranına göre bu zarardan sorumluluğunun 13.784,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce 07/10/2025 tarihinde davacıya 14.600,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme miktarının davalının sorumlu olduğu tazminat miktarını karşıladığı gibi, sorumlu olunan miktardan 816,00 TL daha fazla olduğu, bu itibarla davacının davalıdan talep edebileceği bakiye bir değer kaybı alacağının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır