İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/501 E. 2026/991 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/501
Karar No
2026/991
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/501 KARAR NO : 2026/991

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11.07.2025 KARAR TARİHİ : 26.10.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından 17.12.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ....adresinde yapılan çalışma esnasında davalılar tarafından gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarının ve enerji kesintisinin müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 19.714,70-TL (şlemiş faiz 1.784,15 -TL=21.499,15.-TL) borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, borcun ödememesi üzerine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek,6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açma haklarını kullandıklarını, şimdilik sadece malzeme bedeli ve montaj bedeli toplamı olan 7.567,2-TL (KDV Dahil) üzerinden, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın kısmen iptaline takibin devamına ve hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline tensibin (20) nolu ara kararı ile Davacı vekili dava dilekçesinin "Harca Esas Değer" kısmında ve dilekçenin (4) nolu bendinde "malzeme montaj bedeli (7567,20.-TL - KDV DAHİL) ve işbu bedele hasar tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsili" talep edildiği ve kısmi dava açıldığı beyan edildiğinden, itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı davalar olması nedeniyle; söz konusu talepte icra takibinde işlemiş faiz miktarı belirtilmiş olmakla, kısmi alacak talebine ilişkin olarak kısmi işlemiş faiz de istenmesine rağmen dilekçede miktarı belirtilmediğinden (dava değeri de değişebilir), işlemiş faizin miktarının açıklanması, buna göre varsa eksik harcın tamamlanması ve dava değerinin gözden geçirilerek beyanda bulunulması için davacı vekiline HMK.nun 31.maddesi gereğince iki hafta süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili de 06.08.2025 tarihli beyan dilekçesinde işlemiş faiz tutarının 688,96-TL olduğunu, kısmi davaya konu taleplerinin faizle birlikte toplam 8.256,16-TL olduğunu beyan etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zira dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkil idareye hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, dava konusu yerde, müvekkili idarenin elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, dava konusu çalışmaların tamamının ... A.Ş. tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, davanın bu şirkete ihbarına karar verilmesini istediklerini, davacının iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanakla bir takım taleplerde bulunmasını kabul etmediklerini, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini ve icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; haksız fiil nedeniyle verilen zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği hasara neden olan olayla ilgili olarak açılan davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise olayda tarafların kusur oranları ve varsa davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 05.03.2024 tarihinde, davalı ve dava dışı ... Şirketi aleyhine, dava konusu olaya dayanarak, 19.714,70.-TL asıl alacak, 1.784,45.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.499,15.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 12.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14.03.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durduğu, davacının da 11.07.2025 tarihinde 7.567,20.-TL (KDV dahil) asıl alacak + 688,96.-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 8.256,16.-TL üzerinden huzurdaki KISMİ itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalıya dava dilekçesinin 23.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 27.08.2025 tarihinde davaya cevap verildiği, zamanaşımı def'inin süresi içerisinde yapıldığı, davanın haksız fiile dayanan tazminat davası olduğu, TBK.nun 72.maddesi gereğince davanın 2-10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dosya içeriğine göre hasar tarihinin 17.12.2023 olduğu, hasar tazminatının 05.03.2024 tarihinde icra takibi başlatılarak talep edildiği, TBK.nun 154/2.maddesi gereğince zamanaşımının kesildiği, davanın da 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 11.07.2025 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Husumet İtirazı Yönünden; Davalı vekili cevap dilekçesinde kazıyı yapan firmanın yüklenicisinin dava dışı ... A.Ş. olduğunu, kendilerinin eser sahibi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş ise de iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağından (Emsal; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E....,, K. ..., T. 17.11.2009) davalı vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davacı tanığı ... beyanında; "Ben ...'ta Arıza Onarım ve Bakım servisinde elektrik mühendisi olarak çalışmaktayım. Biz çok fazla olayla karşılaştığımız ve çok fazla olay yerine gidip tutanak düzenlediğimiz için şu an bana sorduğunuz olayın üzerinden epey zaman geçtiği için hatırlayamadım. Bana okuduğunuz adres benim bölgemdir." demiş, tutanaktaki fotoğraflar gösterildiğinde "Biz bazen olay yerine gidiyoruz bazen de onaylayan olarak tutanağa katılıyoruz, ekiplerin tabletlerden ve Whatsapp grubundan olay yerine ilişkin bilgileri ve fotoğrafları gönderiyorlar. Bizde verilen bilgi ve fotoğraflar üzerine tutanakları onaylıyoruz." demiştir. Davacı tanığı ...beyanında; "Ben ... işletme bakım uzmanı olarak görev yapıyorum, benzer şekilde çalışmalar nedeni ile elektrik hatlarımıza kazı sırasında zarar verildiğinde saha ekipleri olay yerine gidiyorlar, Whatsapp grupları üzerinden fotoğrafları çekiyorlar tespitleri yazıyorlar, bizde buradaki tespitlere göre ofiste masa başında tutanağı düzenliyoruz, bizzat olay yerine gidip tespit yapmadım dediğim gibi saha ekipleri tespit yapıp bize bildiriyorlar," demiş, tutanak gösterildiğinde ise "Doğrudur, imza bana aittir," demiştir. ... Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün... tarih ve... sayılı, ...Esas Bilgi Belge Talebi konulu cevabi müzekkerelerinde "İlgi yazıda; Davacı, ...ŞİRKETİ ile Davalı, ... ŞİRKETİ arasında mahkemenizde görülmekte olan itirazın iptali davası nedeni ile ilgili bilgi ve belge talep edilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 8. ve 9. Maddesine dayanılarak hazırlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 8. Maddesine göre (Değişik:RG-24/12/2020-31344) Büyükşehir belediyesi sorumluluğuna bırakılan yerlerde alt yapı ile ilgili kazı yapacak gerçek ve tüzel kişilere izin ve kazı ruhsatı verir ve buna ilişkin bedeli belirler; ilçe belediyelerine verilen izin ve ruhsatlara ilişkin koordinasyonu sağlar. ... kararları “Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir dâhilindeki diğer belediyeleri ve tüm kamu kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişiler için bağlayıcıdır.” hükmü amir kılınmıştır. Müdürlüğüümüz tarafından gerçek ve tüzel kişilere kazı ruhsatı verilmekte ve kontrolleri yapılmaktadır. 26.03.2021 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 2021/4 Genelge ile; “İlçe belediyelerinin sorumluluğuna bırakılan yerlerde (cadde, bulvar, meydan, sokak vb.) altyapı ile ilgili kazı yapacak gerçek ya da tüzel kişilere izin ve kazı ruhsatı vermek… görev, yetki ve sorumluluğu ilgili ilçe belediyelerinde olacaktır.” denilmektedir. İlgi yazımızda belirtilen 17.12.2023 tarihinde ... adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiş ancak; söz konusu adres ara arter olduğundan davaya konu talebinizin ... Belediye Başkanlığı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.." denilmiştir. Mahkememizce alınan 01.10.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mahal yerine gidilerek inceleme yapıldığı, hasarın, davalı ...A.Ş. İle dava dışı yüklenici ... A.Ş.firması arasındaki iş kapsamında yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldiği, dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, davacı, davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takipte 19.714,70.- TL hasar bedeli ile 1.649,15 TL işlemiş faiz ve 135,30 TL faizin KDV tutarı olmak üzere toplam 21.499,15 TL talebinin olduğu, izah edilen nedenlerden dolayı, davacının %50, davalı ...A.Ş. İle dava dışı yüklenici ... A.Ş.firmasının %50 oranında kusurlu olduğu, davacının gerçek zararının 3.902,48 TL asıl alacak (KDV dahil) 353,22 TL faiz olmak üzere toplam 4.255,70 TL hesaplandığı, davacı, davalılardan gerçek zararın %50 oranında 4.255,70 TL x %50 = 2.127,85 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Tarafların Kusur ve Sorumlulukları Yönünden; Bilirkişi heyeti raporuna göre; dava konusu mahalde, yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait kablolarına zarar verildiği, davacı ilgili çevrede oluşan elektrik kesintisinin giderilmesi için oluşan hasarı giderdiği, dosya kapsamında mevcut 17.12.2023 tarihli hasar tutanağı, hasar süreci bilgilendirme formu, ve mevcut fotoğraflar ve diğer yazışmaların değerlendirilmesinin neticesinde, davalı ...A.Ş. denetiminde ihbar olunan dava dışı yüklenici ...A.Ş. nin yaptığı kazı çalışmasında davacının 4 x 16 mm2 kesitli alçak gerilim kablo tesisine zarar verdiği, zararın elektirik kesintisinin giderilmesi için davacı tarafından giderildiği, ... Kablo Tesis Teknik Şartnamesinde; ... Proje ve Tesis Daire Başkanlığının “Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esasları "nda standartı kablo kanalının (raporda gösterilen şekilde) yeraltı kablo açılarak kabloların döşenmesi gerektiği, standart kablo kanalının derinliği 80cm olup, dip geniş 40 em, ağız genişliği ise 60 cm olduğu, ...projelerinde derinlik zorunlu durumlarda 60 em ye kadar çekilebileceği, çok daha zorunlu durumlarda koruyucu önlemler ile 20 cm daha azaltılabileceği ancak zorunlu durumun tutanak ile tespit edilmesi gerektiği, ... Kablo Tesis Şartnamesinde, "Kablo kanatın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, künun üzerine tuğlu yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından hasarın oluşmasında davacı şirketin % 50 kusurlu olduğu, kazı çalışmalarına başlanılmadan Alt yapı Kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, hasarın meydana geldiği adreste, davalının kazıyla ilgili Belediyeden Alt yapı Kazı ruhsatının alınmadığı; ancak, ruhsat alınmış olsa bile davalı tarafından bölgede alt yapısı olabilecek davacı ...'a uyarı yapılmadan, ...'tan gözcü talep etmeden ve alt yapı araştırması yapmadan kazıya başladığı, davalının tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle hasara sebebiyet verildiği, bu nedenle davalının da % 50 oranında müştereken kusurlu olduğu yönündeki tespit oluşa ve dosya kapsamına uygundur. Bu nedenle söz konusu kusur oranlaması mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Zarar Kalemleri Yönünden; İcra takibinde alacak kalemleri açıkça net olarak belirtilmese de takibin dayandığı belgeler incelendiğinde takibe konu 19.714,70.-TL asıl alacak aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır. 6.306,01.-TL Malzeme Bedeli; 3.772,29.-TL Dağıtılmayan Enerji Bedeli 6.350,62.-TL Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli 3.285,78.-TL KDV %20 = TOPLAM 19.714,70.-TL Dava konusu hasarın giderilmesi için gerekli malzeme bedelleri kapsayan hesaplama Tedaş birim fiyatları baz alınarak raporun 6.sayfalarında tabloda gösterilerek hesaplanmıştır. Buna göre gerçek zararın 3.252,07.-TL malzeme montaj bedeli ve 650,041.-TL KDV olmak üzere toplam 3.902,48.-TL olduğu anlaşılmıştır. Bu tespit ve hesaplamaya itibar etmemek için bir neden bulunmadığından mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Yukarıda belirtilen 3.772,29.-TL Dağıtılmayan Enerji Bedeli, 6.350,62.-TL Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelinin yasal dayanağı olmadığından talep edilemeyeceği açıktır. Bu husus Yargıtay içtihatlarına uygundur ve mahkememizce de benimsenmiştir. İşlemiş faiz yönünden ise; Hasar tarihi 17.12.2023 ile takip tarihi 05.03.2024 arası işlemiş avans faizi 186,07.-TL Sonuç olarak gerçek zarar; Malzeme bedeli 3.252,07.-TL + KDV 650,041.-TL olmak üzere toplam 3.902,48.-TL olarak hesaplanmıştır. Taraflar eşit kusurlu bulunduğundan davalının sorumluluğu (3.902,48.-TL : 2=) 1.951,24.-TL olarak kabul edilmiştir. İşlemiş faiz miktarı ise (392,14.-TL : 2=) 186,07.-TL olarak hesaplanmıştır. (...) Buna göre davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 1.951,24.-TL asıl alacak + 186,07.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.137,31.-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. İcra takibine konu alacak likit olmadığından, kusur durumu, tazminat hesabı gibi hususların netleştirilmesinin yargılamaya ihtiyaç duyması nedeniyle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebi ile davacının kötü niyetli takip başlattığının ispat edilememesi nedeniyle davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 1.951,24.-TL asıl alacak, 186,07.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.137,31.-TL üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 615,40-TL ve 47,76-TL tamamlama harcı toplamı 663,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 68,84-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 67,76-TL tamamlama harcı toplamı 1.298,56-TL HARCIN DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 202,50TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.202,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 3.446,52-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 2.137,31-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 5.429,89-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 1.327,48-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK, B) 3.372,52-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/501, K. 2026/991, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-501-e-2026-991-k-b1d069a0993c