İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/624 E. 2026/601 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/624
Karar No
2026/601
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/624 Esas - 2026/601 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/624 Esas KARAR NO : 2026/601

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 09.09.2022 tarihinde ... plakalı BMC marka araç sahibi ... Büyükşehir Belediyesi olup alta taşeron firmanın ... Ulaşım Turizm İnş. Tah. Turizm. Müş. TelekominikasyonA.Ş.'ye ait olduğunu, bu aracın sürücüsü yine diğer davalı ... olduğunu, yine bu aracın sigorta şirketi de ... A.Ş olduğunu, bu araç ile müvekkilininde içinde bulunduğu 50-UD-361 plaka sayılı araç çarpıştığını, olayda motosiklet sürücüsü Nurettin Mantar vefat ettiğini, müvekkili Tuğçe'nin de ağır yaralandığını, yine bu aracın sigorta şirketi de Quick Sigorta A.Ş (vergi No: 3450249570) olduğunu, davaya konu ölüm neticeli trafik kazası nedeniyle İncesu Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022/1160 soruşturma sayılı dosya kapsamında soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyası kapsamında 05.12.2022 tarihli 55753286-101.01.02-2022/30214/9273 sayılı ... Trafik İhtisasları Daire Başkanlığı raporunda ; davalı sürücü ... ' in asli kusurlu olduğunu, müteveffa sürücü Nurettin MANTAR'ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu da demek oluyor ki her iki araç da kazada kusurlu olduğunu, müvekkili davacı mevzu bahis trafik kazası nedeniyle hayati tehlike riskiyle uzun zaman boyunca yoğun bakımda kaldığını, soruşturma dosyasında yer alan hekim raporlarından da görüleceği üzere kaza nedeniyle müvekkili davacının BTM ile giderilemeyecek şekilde vücudunda kırıklar oluştuğunu ve müvekkili davacı elim bir yoğun bakım tedavi süreci geçirdiğini, bir çok operasyon geçiren müvekkilinin bacağına platin takıldığını ve bir bacağı kısa kaldığını, en son hali ile birlikte % 24 iş gücü kaybı bulunduğunu, en son alınan yetişkinlere ilişkin raporda dahi müvekkilinin %24 iş göremezlik raporu bulunduğunu, bu raporda ciltte kalacak izlerden dahi bahsedilmediğini, konuya ilişkin İncesu Arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunulduğunu ancak 2023/4 numarası ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle olayda tek kusuru bulunmayan , çeşitli operasyonlar geçiren ve bir ayağı kısa kalan müvekkili için her türlü fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte geçici ve sürekli iş göremezliği ile hastane masraflarından oluşan 30.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ve 31/12/2021-31/12/2022 vadeli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle maluliyet halinde şahıs başına azami 1.000.000 tl ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranı açısından adli tıp trafik ihtisas dairesin’nden alınacak rapor ile kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, davacılarının maluliyet oranının adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi tarafından tespitinin gerektiğini, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, son yasal düzenlemeler çerçevesınde sağlık hızmet bedellerı ve geçici iş göremezlık zararı ve tedavi giderleri sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacak olup sıgorta şırketlerının sorumluluğu bulunmadığını, başvuruya konu edilen kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, başvurucu yanın uzlaşması halinde taleplerinden feragat ettiğinin kabulü gerekeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ancak dava tarihi itibariyle yasal faiz işletilebileceğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, aksi durumda davacının dava konusu kaza sebebi ile uğradığı maluliyet oranının adli tıp kurumu ihtisas kurulundan alınacak rapor ile tespitini, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasını, müvekkili şirketin sorumluluğu olup olmadığının tespitine ilişkin raporun hazine müsteşarlığı listesinde yeralan uzman aktüerden alınmasını, davacının dava konusu yaralanması ve maluliyeti sebebiyle sgk tarafından herhangi bir ödenek alıp almadığının, alınmış ise hangi sigorta kolundan olduğunu ve rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulmasını, tazminat hesabında verilecek cevabın dikkate alınmasını, davacı tarafın geçici işgöremezlik ve tedavi gideri talepleri bakımından 6111 sayılı kanun çerçevesinde müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından bu talepler bakımından müvekkili şirket bakımından reddini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını , hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına

karar verilmesini, talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri) tazminine ilişkindir. Mahkememizin 2024/194 esas sayılı dosyasının 25/06/2026 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden tefrik edilerek mahkememizin yukarıda belirtilen 2026/624 esasına kaydı yapılmıştır. Davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 24/09/2025 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi ile aralarında sulh olunduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan maddi tazminatı davasından feragat ettiklerini, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davacının feragat beyanının haklardan feragat mahiyetinde olmadığı, sulh nedeniyle olduğu, sulh gereği davalı sigorta şirketinin haksızlığını kabul ettiği görülerek harç ve arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/624, K. 2026/601, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-624-e-2026-601-k-2732d6a58d62