İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/538 E. 2026/538 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/538
- Karar No
- 2026/538
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/538 Esas - 2026/594 Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2026/538 Esas KARAR NO : 2026/594
DAVA : TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 24/12/2025
KARAR TARİHİ : 14/07/2026 YAZIM TARİHİ : 14/07/2026 Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Davacı şirketin ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait .... adresinde bulunan taşınmazı ("sigortalı") 02/02/2025 başlangıç ve 02/02/20256 bitiş tarihli, .... paket sigorta poliçesi ile taşınmazda meydana gelebilecek hasar, zarar ve ziyana ve taşınmazdan kaynaklanan sorumluluklarına karşı teminat altına aldığı, 23/03/2025 tarihinde ... birimi tarafından .... yol güzergahında ... kanallarının tıkandığı ve belediye personelleri tarafından açıldığı , hasara sebep konudan aynı cadde üzerinde 2 adet farklı işletme ( no:....) dükkanlarına da pis su basması sonucu hasar meydana geldiği, meydana gelen hasar sebebiyle sigortalı adreste pek çok emtianın zarar gördüğü, işbu davaya konu hasarların meydana gelmesinde davalı kurumun %100 kusurlu olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daha sonra artırılmak üzere 38.300,00-TL’nin ödeme tarihi olan 04/06/2025’den itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT : Davalı vekili ; Davalı İdarenin sorumlu tutulabilmesi için ortaya çıkan zarar ile İdarenin fiil ve işlemleri arasında doğrudan bir bağ kurulması gerektiği, beklenmeyen bir şekilde gerçeklesen olay karşısında gerçekleşen her zararın davalı İdarenin sorumluluğunu gerektirmediği, aksinin kabulü halinde, kusur ve sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulama alanı dahi kalmamakta, bireylerin ihmali ya da icrai tüm eylemlerinden doğan zararı İdarenin karşılaması gibi bir sonuç ortaya çıkacağı, gerek zararın tamamıyla davacının yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinden doğmuş olması, gerekse kusursuz sorumluluk ilkesinin anlam ve sonuçlarının somut olayda uygulama alanı bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtip, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -.... no'lu ... Paket Sigorta Poliçesi, -.... dosya numaralı bağımsız ekspertiz raporu, -04/06/2025 tarihli EFT ödeme dekontları, -Taraf kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen asıl ve ek raporlar, -Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, sigorta şirketi tarafından iş yeri paket poliçesi kapsamında zarar gören sigortalısına yapılan ödemenin zarara neden olduğu iddiası ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. .... Hukuk Mahkemesi'nin 05/05/2026 Tarih, .... sayılı görevsizlik kararıyla dosya mahkememize gönderilerek 30/06/2026 tarihinde mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına devam edilmiştir. Sigorta şirketi ödeme yaptığı sigortalısı yerine geçip onun kullanması mümkün olan haklara dayalı olarak talepte bulunmakta olup, sigortalının ve davalının tacir ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması nedeni ile davanın ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesi kapsamında ticari dava ve tespit edilen niteliği gereğince de ticari davalarda arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, gerek dava dilekçesi içeriğinde, gerekse dava dilekçesi eklerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanın bulunmadığı gibi dava dilekçesi ekinde dava tarihinden önce düzenlenen arabuluculuk son tutanağının da sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu hususta 01/07/2026 tarihinde davacı vekiline 1 hafta kesin süre içerisinde arabuluculuğa başvurup başvurmadıklarına ilişki beyanda bulunmaları hususunda muhtıra tebliğ edilmiş olup, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından dosyaya arabuluculuğa başvurulduğuna dair herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede de dava konusu ile ilgili olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığına ve sonuçlandığına ilişkin herhangi bir kaydın tespit edilemediği görülüp, özel dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın ZORUNLU ARABULUCULUĞA BAŞVURULMASINA İLİŞKİN ÖZEL DAVA ŞARTI EKSİKLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 654,07 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 77,93 TL harcın DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 38.300,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE, Dair, tarafların YOKLUĞUNDA, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/07/2026
Katip .... Hakim .... e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.