İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/504 E. 2026/615 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/504
- Karar No
- 2026/615
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/504 Esas KARAR NO : 2026/615
DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2026 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili uzman doktor olduğunu, ..... tarihinde davalı havayolu şirketine ait ... sayılı uçuş ile seyahat etmekte iken, uçuş sırasında üç yolcu ile kaptan pilotun ani sağlık sorunları yaşaması üzerine kabin ekibinin yönlendirmesi ve davalı şirket personelinin açık talebi üzerine müdahalede bulunduğunu, ilgili kişilere mesleki bilgi ve uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleleri gerçekleştirildiğini, müvekkili, müdahaleye başlamadan önce kabin ekibine vereceği tıbbi hizmetin ücretli olduğunu da açıkça bildirdiğini somut olayda, davalı tarafça açıkça doktor talep edildiğini, müvekkilinin bu talep üzerine profesyonel hizmet sunmuş ve davalı bu hizmetten yararlanıldığını, bu durum, taraflar arasında en azından zımni bir hizmet sözleşmesinin kurulduğunu. davalı şirket, kendi kabin ekibi ile sunamayacağı bu ileri düzey sağlık hizmetini müvekkilden temin ederek kendi yasal sorumluluğunu ifa ettiğini, müvekkilinin söz konusu tarihteki muayene ve müdahale bedeli kişi başı 450 ABD Doları olmak üzere toplam 57.500 TL olduğunu, bu bedel, yapılan işin niteliği, aciliyeti ve uçuş şartları dikkate alındığında makul ve hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkili bu hususta 29.04.2026 tarihinde davalı tarafa karşı fatura kestiğini herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, müvekkili, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 4. Noterliği’nin 14.02.2025 tarih ve 2663/B yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya başvurduğunu, ancak davalı şirket, .... tarihli ve ... kayıt numaralı cevabında müdahalenin “gönüllülük esasına dayandığını” ileri sürerek ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davanın kabulü ile, müvekkilinin sunduğu tıbbi hizmet karşılığı 57.500,00 TL ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davacının uzman doktor olarak davalı hava yoluna ait uçakta seyahat etmekte iken uçakta bulunan pilotun rahatsızlanması ve 2 ayrı yolcunun rahatsızlanması sonrasında davalı şirket çalışanlarının onay ve talebi ile mesleki bilgi ve uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleleri gerçekleştirdiğini ve mesleki faaliyetini icra ettiğini belirterek alacak talebinde bulunmuştur. Davacının davalıdan talebi vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilebilecek olup, vekaletsiz iş görme akdinin mutlak ticari işlerden olmadığı ve 6102 sayılı Kanun ile düzenlenen hususlardan olmadığı anlaşılmakla ancak her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması halinde davada ticaret mahkemeleri görevli olacaktır. Bu noktada ticari dava niteliğinin tespiti için ticari işletme kavramının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Kanun gerçek kişi tacirler yönünden ticari işletme ve tacir kavramlarını ticari işletmeyi merkeze alarak tanımlamıştır. Zira gerçek kişi tacirlere ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 12. Maddesi şu şekildedir: "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." İlgili hükümden görülebileceği üzere bir gerçek kişinin tacir olarak kabul edilebilmesi için ön şart bir ticari işletmenin işletilmesidir. Davacının dava dilekçesine göre; muayenehanesi olan doktor olarak serbest meslek erbabı olduğu olduğu anlaşılmaktadır. Tıp ve Doktorluk hizmetlerini düzenleyen 1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN'un 12. Maddesi şu şekildedir: "Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur." İlgili hükümden görülebileceği üzere doktorların bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle ticaret yapması yasak niteliktedir. Doktorlar 1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN ve AYAKTA TEŞHİS VE TEDAVİ YAPILAN ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI HAKKINDA YÖNETMELİK hükümleri gereğince doktorlar ancak uzman oldukları konu üzerinde muayenehane açarak ve ilgili ruhsat ile diplomaları alarak 1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN ve AYAKTA TEŞHİS VE TEDAVİ YAPILAN ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI HAKKINDA YÖNETMELİK hükümleri gereği faaliyet gösterebilecek olup, kanun kapsamında izne tabi olarak gerçekleştirilen muayenehanedeki doktorluk faaliyetinin 6102 sayılı Kanun kapsamında ticari işletme olarak kabulü ve doktorun tacir olarak kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay ..... H.D.sinin .. gün ve ..... E- . K. sayılı kararı) Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında davacının vekaletsiz iş görmeden kaynaklı olarak alacak talepli açmış olduğu işbu davada davanın mutlak ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, davacının tacir olmadığı gibi serbest meslek niteliğinde doktor olduğu ve davalıya bu kapsamda mesleki olarak tıp hizmeti verdiğini iddia ettiği, doktorluk mesleğinin tacir veya ticari işletme olarak kabulü mümkün olmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'da düzenlenen ticari işletme ilkelerine de aykırı olduğu anlaşılmakla eldeki davada davacının tacir olmaması ve bireysel doktorluk mesleki faaliyetinin ticari işletme olarak kabul edilemeyecek olması nedeniyle Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Dava dilekçesinin, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 09/06/2026
Katip .... e-imza
Hakim ..... e-imza