İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/498 E. 2026/121 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/498
- Karar No
- 2026/121
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/498 Esas KARAR NO : 2026/121
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı taraf arasında, 4 adet bıçak imalatı ve teslimine ilişkin görüşmeler neticesinde, davalı taraf 23/10/2024 tarihinde %50 peşinat olarak davacı 22.291,34 TL ödeme yapıldığını, bu doğrultuda, davacı tarafından 06/11/2024 tarihinde 1.500 Eur bedelli proforma fatura düzenlendiğini, onay gelmesi halinde üretime başlanacağının bildirildiğini, davalı taraf, 07/11/2024 tarihinde e-posta yoluyla proforma faturaya onay vermiş olup, davacıya bu doğrultuda üretime başlandığını, düzenlenen proforma fatura ve üretilecek bıçakların çizimleri 06/11/2024 tarihinde davalı tarafa e-posta yoluyla iletildiğini, davalı tarafın 07/11/2024 tarihli e-postasında yer alan "Üretime başayabiliriz, onay geldi" ifadesi doğrultusunda, davacı bıçakların imalatına başlamış ve imalatı tamamlamış olduğunu, imalatı tamamlanan bıçaklar için 22/11/2024 tarih ve ... Numaralı fatura düzenlenmiş olup aynı gün davalı tarafa bıçakların üretiminin tamamlandığını ve teslim edilmeye hazır olduğunun bildirildiğini, düzenlenen faturanın iletildiğini, davacı şirketin muavin defterinde davalı taraf adına 43.219,92 TL eksik bakiye borcu olduğu sabit olduğunu, bu doğrultuda taraflarınca 22/11/2024 tarih ve ... Numaralı faturadan kalan 43.219,92 TL eksik bakiye için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, borcun bulunmadığını iddia ederek haksız olarak borca itiraz ettiğini beyan ederek; davanın kabulüne, davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın %20'den az olmamakla birlikte icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, davacı firma tarafından haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak saldırgan bir satış yöntemi benimsendiğini, yine bununla beraber davacı firmanın, davalı firma çalışanının bilgisizliğinden faydalanarak çalışanı sürekli sıkıştırdığını, "gecikirseniz ürün yetişmez" gibi ifadelerle çalışandan onay almaya çalıştığını, davalı firma çalışanı her ne kadar benim yetkim yok şeklinde beyanda bulunsa da davacı şirketin sıkıştırmasıyla mailden dönüş yaptığını, ancak, sunulan proformadan da görüleceği üzere onay alınmadan alıcı tarafın imzalaması gereken kısmın boş olduğu bir proforma fatura düzenlendiğini ve davacı şirketten de 600 USD avans alındığını, akabinde de davalının siparişiyle uyuşmayan yönü ve nitelikleri farklı bıçakları üreterek davalıya satmaya çalıştığını, faturaya konu mallar hakkında yapılan görüşmelerde davalı şirket çalışanına yanlış ürünlere çok fahiş fiyatlandırmalar yaptığını, bıçakların dört tanesi için 1500 EURO talep edildiğini, davalı şirketçe fiyatların çok yüksek olduğunun anlaşıldığını ve aynı aletleri set halinde üretip satan bir başka bir firmadan 15 bıçaklı set için teklif istendiğini, üretici firmadan 15 bıçak için verilen teklif 105 USD olup; davacı tarafça 4 adet bıçağa verilen teklif 1500 EURO fazlasıyla fahiş bir fiyat olduğunu, davacı ürünlerin fiyatı yönünden de davalı firmayı yansıttığını, nitekim Proforma Fatura taraflarınca onaylanmadığı, imzalanıp kaşe vurulmadığı halde “Bu belge imza kaşeli gelmediği halde ben üretime girdim bu kadar fatura kesiyorum” şeklinde baştan savma ve basiretli bir tacir olmaktan uzak bir hal söz konusu olup davacı yanın tüm iddialarının haksız olduğunu, söz konusu bıçakların gerçek değerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalının davacıya haksız yere ödemiş olduğu 600 USD'lik bedelin iadesine ilişkin taleplerini saklı tuttuklarını beyan ederek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki haksız ve mesnetsiz takibin iptaline, davacı aleyhine takip konusu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında başlatılan takipte, davalı tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, bilirkişi heyet raporu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkinİstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 26.12.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil vasfi taşıdığı, tarafların ba-bs bildirimlerinde bulunduğu ve bildirimlerin uyumlu olduğu, dosyaya sunulan yazışmalara bakıldığında, davacı çalışanının, davalı çalışanını, sindirdiği, zorladığı, psikolojik baskı yahut fiziksel şiddet uygulayacağına dair imada bulunduğu yahut da üzerinde davalı çalışanı üzerinde nüfusu bulunduğu ve bu nüfusunu haksız olarak kullanarak alıcıyı satışa zorladığına dair bir kayda rastlanılmadığı, bu bakımdan niza konusu olayda haksız rekabet hallerinden olan saldırgan satış tekniklerinden tatbik edildiğine ve buna bağlı olarak TBK'da düzenlenen irade sakatlığının varlığının tespit edilemediği, bununla beraber aşırı yararlanma kapsamında, davalının beyan ettiği üzere, niza konusu bıçakların piyasa rayici 105 USD olmasına rağmen, 1.500,00 USD’ye davalıya satılması durumunda, edimler arasındaki aşırı orantısızlık sebebiyle aşırı yararlanma halinin oluşacağının düşünüldüğü, mevcut durumda, davacının davalıdan aşırı yararlandığının tespit edilememesi durumunda takip tarihi itibarıyla 43.219,92 TL alacaklı olacağı (her ne kadar raporun sonuç sayfasında maddi hata yapılarak 42.219,92 TL alacaklı olduğu denilmiş ise de, raporun genelinde ve özellikle 6.sayfasında alacak miktarı doğru olarak 43.219,92 TL şeklinde belirtilmiş olup, maddi hataya bu şekilde değinilmiştir) rapor edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya sunulan rapora karşı itirazların tek tek değerlendirilerek, itirazları karşılar mahiyette ek rapor sunulması amacı ile dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor sunmalarının istenmesine karar verilmiş, sunulan ek rapora göre kök rapordaki görüşlere bağlı kalındığı rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, tarafların usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ile birbirini doğrulayan BA-BS formlarına göre davacının, edimini yerine getirdiğinin ispatlandığı ve davalıdan alacağı olduğu, dosya içeriğinde aşırı yararlanmanın tespit edilemediği, bu hali ile davacının aşırı yararlanmaya ilişkin iddiasının sübut bulmadığı, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle ticari temerrüt faizi talep edilebileceği, faiz oranı belirtilmediğinden taleple bağlı kalınarak sadece faiz türünün hükümde belirtildiği tespitiyle beraber davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 43.219,92 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 43.219,92 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 43.219,92 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 43.219,92 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 43.219,92 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 43.219,92 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 8.643,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.952,35 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.336,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 615,40 TL harç gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 310,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.925,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 43.219,92 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL'lik posta masrafından oluşan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır