İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/435 E. 2026/116 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/435
Karar No
2026/116
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/435 Esas KARAR NO : 2026/116

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve akdedilen sözleşme uyarınca, müvekkili tarafından davalıya mal ve hizmet sağlandığını, bu doğrultuda 31.08.2024 tarihli, ... sıra numaralı faturanın düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmesel edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini iddia etmiştir. Davalının yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediği hâlde fatura bedelini ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını beyan etmiştir. Ödeme emrinin borçluya 13.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise 18.10.2024 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve tüm ferilere haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürmüştür. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla ... arabuluculuk numarası ile yürütülen zorunlu arabuluculuk sürecinin 29.11.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek; tarafların ticari defter ve kayıtları ile müvekkili şirketin sistemindeki ilan log, veri tabanı ve kullanıcı giriş kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle hizmetin verildiğinin ispatlanacağını savunmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, alacağın likit ve belirli olduğundan bahisle davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin organize sanayi bölgesinde yer alan, uluslararası alanda yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren, Sermaye Piyasası Kurulu denetiminde köklü ve lider bir firma olduğunu, ticari itibarı gereği borcunu ödemekten imtina edecek bir yapıda olmadığını beyan etmiştir. Davacının iddialarının aksine, takibe konu 31.08.2024 tarihli ve ... sıra numaralı faturanın içeriğindeki hizmetin ayıplı ve eksik olarak sunulduğunu, taahhüt edilen şekilde gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin işlerinin sekteye uğradığını ve zarara uğradıklarını ileri sürmüştür. Davacı tarafa birden fazla kez ayıp ihbarında bulunulduğunu, bu hususun tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi ile açığa kavuşacağını, ayıplı hizmete ilişkin her türlü dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını savunmuştur. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, hukuki ilişkinin varlığını ve hizmetin eksiksiz sunulduğunu ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu ancak dosyada buna ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını iddia etmiştir. Davacının müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek; usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğü.... E. sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan İtirazın İptal edilip edilmeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından davalının uyuşmazlık konusu 2024 yılına ilişkin ticari defterleri talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmiş olup dosyaya sunulan 20/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı firmanın davacı firmaya 132.000,00 TL kaydi borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın 2024 ticari defterleri incelenmiş olup dosyaya sunulan rapor incelendiğinde; Davacı dilekçesi ekinde taraflar arasında 29.08.2024 tarihinde düzenlendiği görülen imzasız “Üyelik Hizmet Sözleşmesi” bulunduğu; Sözleşme incelendiğinde 7.1 Maddesinde “Üyelik sözleşmesi 'ne konu hizmetlerin ve 4. Madde uyarınca sağlanacak tüm hizmetlerin bedeli KDV dahil 132.000.- TL aşağıdaki vadelerde havale yoluyla ödeneceği; 1.Taksit 13.09.2024 tarihinde 44.000.- TL, 2.Taksit 13.109.2024 tarihinde 44.000.- TL, 3.Taksit 12.11.2024 tarihinde 43.999.99 TL”7.6. Maddesinde “Müşterinin belirlenen tarihte ödememesini yapmaması halinde başkaca ihtara gerek olmadan temerrüdün geçekleşeceği kabul edilerek kullanım hakkı durdurulur ve vade tarihinden itibaren ödemenin fiilen yapıldığı tarihe kadar aylık 963 oranı üzerinden gecikme faizi yürütülür. ” açıklamasının yer aldığı; Davacı şirketin davalı adına düzenlediği faturalar incelendiğinde, faturaların e-fatura oldukları; Adına e- fatura düzenlenen şirketler, faturaları sistem üzerinden görebilmekte, kabul etmedikleri takdirde yine sistem üzerinden veya noter kanalıyla iade edebildikleri gibi faturayı kabul edip iade faturası düzenleyebildikleri; Dosya içerisinde davalının faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belge mevcut olmadığı; ... Defterdarlığı tarafından 27.12.2024 tarihinde sunulan yazı ekindeki davalı şirketin alış-satış analizi toplamda 8 sayfa olduğu görülmekte olup, dosya içerisinde 2 sayfa bulunmakta ve gönderilen dökümde davacı şirketin yer almadığı; ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden 31.12.2024 tarihinde sunulan davacı 2024 yılı alış-satış analizinde davalı şirket adına 2 faturada KDV hariç 110.000.- TL bildirimde bulunduğu; Davalı tarafın, almış olduğu hizmetin ayıplı olduğunu belirttiği; Dosya içerisinde davalı tarafından hizmetin ayıplı olduğu yönünde davacıya yapılmış biri ihtar-yazı veya bildirim bulunmadığı; Davalı ticari defterleri üzerinde düzenlenen 20.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda davalının, davacıya 132.000.- TL borçlu olduğunun tespit edildiği; Davacının incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğu; Davacının incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğu; Davacının 07.10.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 132.000.- TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davacı tarafından hizmet bedeli alacağının faturaya dayalı olduğu, süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından ayıp ve kusur yönünden savunmalar üzerinde durulmamış olup alacağın hesaplanabilir ve likit olması karşısında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile davalının .. . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 26.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 9.016,92 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.594,23 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.422,69 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 1.594,23 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 13.000,00 TL bilirkişi masrafı, 350,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 15.371,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davacının yokluğuunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026 10:12:38

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/435, K. 2026/116, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-435-e-2026-116-k-dacf40b592d0