İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/380 E. 2026/781 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/380
Karar No
2026/781
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/380 Esas KARAR NO : 2026/781 İCRA DOSYA NO : .... İcra Dairesi 2026/... Esas

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki iş ilişkisinden doğan bakiye cari hesap alacağının tahsiline ilişkin olarak davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından haksız ve yersiz olarak borca ve tüm ferilere itiraz edildiğini ve yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyasının bir örneği celp edilip incelenmiştir. İtirazın iptaline konu icra dosyası incelendiğinde takibin, ....İcra Müdürlüğünün 2026/.... Sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı görülmüştür...İcra Müdürlüğünün 2026/.... Sayılı dosyasında tarafların ve takip sebebinin aynı olduğu görülmüştür. İcra hukukunda “derdestlik” hususunda pozitif bir düzenleme yer almamakla birlikte, İcra ve İflas Kanununda açık bir düzenleme bulunmadığı durumlarda medeni usul hukuku hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyas yoluyla icra hukukunda da uygulanacağı tabidir. Borçlu hakkında devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen, aynı alacaklının, aynı borçluya karşı, aynı alacak sebebi ile yeniden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğuna dair iddia, takip hukukunda mükerrerlik şeklinde nitelendirilmiş olup, medeni usul hukukundaki karşılığı ise derdestliktir. 1086 sayılı HUMK’nın 187/1-4 ve 194. maddelerindeki düzenlemede derdestlik, ilk itiraz olarak nitelendirilmiş iken, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesi ile 114/1-ı maddesinde yapılan düzenleme ile dava şartı haline getirilmiştir. İİK’da derdestlik iddiasının ileri sürülme şartları yönünden bir düzenleme bulunmadığından, HMK’da dava şartı olan derdestlik, icra takibi bakımından takip şartı haline gelmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarih ve 2021/2 E. - 2023/1 K. sayılı kararı ile; derdestliğin takip şartı olduğu, derdest bir takip varken aynı alacak ile ilgili aynı taraflar arasında ikinci bir takip yapmakta, alacaklının hukuki yararı bulunmadığı gerekçelerine dayanılarak, aynı anda hem kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip hem de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir. Böylece, aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasında yasal engel bulunmadığından yola çıkılarak, mevcut bir icra takibi devam ederken, alacaklının “tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla” aynı alacak için, aynı borçluya, yeni bir icra takibi başlatmasında mükerrerliğin oluşmadığı görüşünün, söz konusu içtihadı birleştirme kararı karşısında uygulama kabiliyeti de kalmamıştır. Bu cümleden olmak üzere; icra takibinde derdestlik için takip türlerinin aynı olmasının gerekmediğinin de kabulü gerekir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında eldeki dosya incelendiğinde,farklı takip türlerinde aynı alacağa ilişkin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takipler dahi mükerrer takip teşkil etmekle aynı takip türü içerisinde aynı alacağa ilişkin ve tarafları aynı olan 2 takibin bulunması evleviyetle mükerrerlik teşkil edecektir.İtirazın iptaline konu olan takipten önce tarafları aynı olan aynı alacağa ilişkin ....İcra Müdürlüğünün 2026/.... Sayılı takibi bulunmakla davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Mükerrer takibe ilişkin açılan itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 732,66 TL peşin harçtan mahsubu ile 0,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/380, K. 2026/781, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-380-e-2026-781-k-4e7861c52747