İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/376 E. 2026/89 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/376
Karar No
2026/89
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/376 Esas KARAR NO : 2026/89

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine 13/09/2024 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası kapsamında ... ve ... numaralı faturalarına istinaden 112.420,00 TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça 17/09/2024 tarihinde borca ve takibe itiraz edilmiş ve söz konusu icra takibin durdurulmuş olduğunu, davalı tarafça söz konusu icra takibine yapılan itiraz haksız olup, işbu itirazın iptali davası kapsamında; takibin devamına ve haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davalının, alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, iş yerlerine yemek hizmeti işi yapmakta olup davalıya iş yerine günlük yemek götürmek suretiyle hizmet verildiğini, bu kapsamda Davalı adına ...ve ... numaralı faturalar kesilmiş ve söz konusu faturalar davalıya gönderilmiş, davalı tarafça söz konusu faturalara herhangi bir şekilde itiraz edilmemiş, bu süreçte alınan hizmete karşılık kesilen faturaların bedeli olan 112.420,00 TL defalarca hatırlatılmasına rağmen müvekkiline ödenmemiş olduğunu, devamında taraflar arasında ticari davalar da dava şartı olan arabuluculuk sürecinde 09/10/2024 tarihinde yapılan toplantıda taraflar anlaşmaya varamamış, anlaşamama son oturum tutanağı imza altına alınmış olduğunu, ancak icra takibinin durması ve arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı tutulmasından sonra ve işbu davayı açmadan önce 16/10/2024 tarihinde davalı tarafça müvekkilinin hesabına "yemek ücreti" açıklamasıyla 40.000 TL ödeme yapıldığını, bu durumun dahi tek başına davalının icra takibine konu borcu ikrar ettiğini ve davalı tarafın kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini gözler önüne serer nitelikte olduğunu beyan ederek, yasal ve fazlaya ilişkin hakları ile ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazının iptali ile söz konusu icra takibinin, işletilecek ticari avans faizi ile birlikte, takip sonrası yapılan kısmi ödeme nedeniyle şimdilik 96.266,27 TL ana para üzerinden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile müvekkilinin uğrayacağı zararların telafisi amacı ile alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, harç, masraf, yargılama giderleri ve arabulucu vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davanın büyük eksiklikler içerdiğini ve yanlış açıldığını belirterek davanın reddini talep ettiğini, müvekkil firmanın konkordato ilan ettiğini ve bu sebeple dava konusu icra takibinin yapılamayacağını, takip yasağı bulunduğunu ifade ettiğini, konkordato mühletlerinin ticaret sicilinde ilan edildiğini ve arabuluculuk görüşmelerinde de bu durumun davacı tarafa bildirildiğini vurguladığını, davacının yapması gerekenin konkordato kararı veren mahkemeye müdahale dilekçesi sunarak konkordato komiserine alacak kaydı yaptırmak olduğunu belirttiğini, alacak kaydının reddi halinde ise ilgili mahkemede dava açılması gerektiğini, davacı tarafın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin zorunlu olduğunu savunduğunu, konkordato mühleti içerisinde borçluya karşı yeni icra takibi yapılamayacağını ve mevcut takiplerin duracağını hatırlattığını, davacının kötüniyetli iddialarının hukuka aykırı olduğunu, konkordato ilan eden firmanın kanunen ödeme yasağı altında bulunduğunu, iddia edilen alacağın konkordato ilanı öncesi döneme ait adi alacak olduğunu ve davacının diğer alacaklılardan bir üstünlüğü bulunmadığını, davacının İcra ve İflas Kanunu'nu hiçe sayarak takip başlattığını ve itirazın iptali davası açarak icra inkar tazminatı talep etmesinin haksız olduğunu, davanın tahkikat dahi yapılmaksızın reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin hizmetin eksiksiz ve ayıpsız ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini, irsaliye veya hizmetin verildiğine dair kanıt olmaksızın faturanın tek başına yeterli sayılamayacağını, borcu kabul etmemekle birlikte davacının İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki... E. sayılı dosyasına müdahale dilekçesi ve delilleriyle başvurması gerektiğini, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Deliller İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında cari hesap alacağına dair ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır Dosya, yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 11.11.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacının ticari defterlerinin işletme defteri olduğu, ticari defter kayıtlarında dava konusu davacı davalı adına düzenlenmiş 31/07/2024 tarihli ...nolu 58.080 TL (KDV dahil) bedelli ve 05/09/2024 tarihli ...nolu 54.340 TL (KDV dahil) bedelli faturaların kayıtlarının mevcut olduğu, davacının 2024 yılı BS formalarında da ticari defter kayıtları ile örtüşen davalıya mal satışını gösteren kaydın yer aldığı, buna dayanarak davacı tarafın ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceği, davalı tarafça davacı tarafa 16/10/2024 tarihinde haricen 40.000 TL ödendiği, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanı doğrultusunda 16/10/2024 hesap tarihli icra dosyası kapak hesabındaki, faiz hariç olmak üzere masraf, harç ve vekalet ücreti mahsup edildikten sonra davacının kalan alacak bakiyesinin 96.081,51 TL olduğu rapor edilmiş olup, davacı tarafça dosyaya sunulan rapora karşı itirazların tek tek değerlendirilerek, itirazları karşılar mahiyette varsa maddi hatalar düzeltilmek sureti ile ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 11.05.2026 tarihli ilk ek raporda özetle; "kök raporda hesaplamadan hariç tutulan faiz tutarının da hesaplamaya dahil edilerek davacının icra takibine konu ana para alacağının 101.341,38 TL olarak revize edildiği, ancak davacının dava dilekçesindeki talebi ile sınırlı olmak üzere davacının icra takibine konu davalı taraftan talep edebileceği alacak tutarının 96.266,27 TL olduğu" rapor edilmiş olup, bu kere davalı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan ikinci ek rapora göre bilirkişinin ikinci ek rapordaki görüş ve kanaati ile ilk ek rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi ek raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ile süresinde itiraz edilmeyen faturalarla davacı tarafça hizmet teslim olgusunun ispatlandığı ve davacının davalıdan, yapılan ödemelerin mahsubuyla toplam 96.266,27 TL alacağı olduğu, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu dikkate alınarak faaliyetin ticari iş sayılması ve reeskont avans faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, toplam 96.266,27 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 96.266,27 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) reeskont avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 96.266,27 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 96.266,27 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 96.266,27 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 96.266,27 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 19.253,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.575,95 TL harçtan peşin alınan 1.081,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.494,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 1.081,89 TL peşin harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi gideri ve 260,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.341,89 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/376, K. 2026/89, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-376-e-2026-89-k-a29fc24f3a02