İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/344 E. 2026/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/344
- Karar No
- 2026/344
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/344 Esas - 2026/495 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/344 Esas KARAR NO: 2026/495
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2019 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı-borçlu şirkete ait çeşitli makinelerin bakım-onarım vs servis ve satış hizmetlerini yerine getirdiğini ve karşılığında fatura tanzim edildiğini, faturalara dayanarak bakiye bedel için davalı aleyhine .... esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi taraflar arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişkinin söz konusu olabileceğini, dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmesi gerektiğini, salt faturanın varlığının bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmayacağını, faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve malın teslimi ya da işin gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlaması gerektiğini, davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını, ödemelerin cari hesap bakiyesinden mahsubu gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu .... sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Mahkememizin .... sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalının mahkememiz kararını istinaf ettiği, ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı ilamı ile " takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınır. Davadan sonra yapılan ödemelerin borcu tamamen sona erdirip erdirmeyeceğine göre karar değişkenlik arzeder. Davadan sonra icra dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde borcun ödenmesi halinde "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulur. Davadan sonra borcun kısmen ödenmesi halinde ise, bu tutar hükme bağlanan miktardan düşülmeksizin "infaz aşamasında nazara alınmasına" şeklinde hüküm kurulur. Davalının gerek takipten sonra, gerek dava tarihinden sonra ödemeler yaptığı sabit olup mahkemece TBK 100. Maddesi hükümleri gözetilmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulünde isabet yoktur." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... sayılı dosyanın geldiği ve ... kararı doğrultusunda yeni bir heyetten bilirkişi raporu aldırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayanılarak 73.263,59 TL asıl alacak için takip yapıldığı, davalının takibe ve borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür. Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen hizmet ilişkisinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur. Mahkememizce Bozma Kararı Öncesi ... Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 15.01.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1- Davacı ... Mak. Ltd. Şti. ve Davalı ... Tic. Ve San. A.Ş'nin 2017 ve 2018 yılına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olup, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 2- Davacı ... Mak. Ltd. Şti. tarafından Davalı ... Tic. Ve San. A.Ş. adına 2017 yılında 9 Adet Belge Karşılığı 85.933,81 TL tutarında fatura düzenlendiği, 2018 yılında 5 adet belge karşılığında 19.252,91 TL tutarında fatura düzenlenmiş olup 2017 ve 2018 yıllarında 14 adet belge karşılığında 105.186,72 TL tutarında fatura düzenlenip Davacı ve Davalı ticari defterlerinde kanuni süresi içinde kayıt edildiği, 3- Davalı ... Tic. Ve San. A.Ş. tarafından Davacı ... Mak. Ltd. Şti. adına 2017 ve 2018 yılında yapılan Banka Ödemeleri ve Senet Ödemelerinin kayıtlara kanuni süreleri içerisinde kayıt edilerek Davacı ve Davalı ticari defterlerinde Davacının Davalıdan takibe konu alacak tutarı olan 73.263,59 TL alacağının bulunduğu," bildirilmiştir. Mahkememizce Bozma Kararı Öncesi ... Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 21.06.2021 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; l- Davacı ... Mak. Ltd. Şti. ve Davalı ... Tic. Ve San. A.Ş'nin 2019 ve 2020 yılına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olup, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 2- Davacı ... Mak. Ltd. Şti. tarafından Davalı ... Tic. Ve San. A.Ş. adına 2019 ve 2020 yıllarında da fatura düzenlenmeye devam edildiği, Davalı tarafından yapılan ödemelerin 2019 yılında yer alanların tamamının yeni düzenlenen faturalara ilişkin olduğu, 2020 yılında ise yine Davacı tarafından Davalı adına Fatura düzenlenmeye devam edildiği buna ilişkin Ödemeler yapıldığı ancak 09.12.2020 tarihinde yapılan 16.000,00 TL, 15.12.2020 Tarihinde yapılan 15.000,00 TL ve 31.12.2020 tarihinde yapılan 10.000,00 TL Davaya ilişkin borçtan düşüldüğü davalı ve davacı ticari defterlerinden anlaşıldığı, 3- Yüce Mahkemenin talimatında talep etmiş olduğu; a-Ödeme dekontlarında yer alan açıklamaların cari hesaba mahsuben yazmış olup takibe yada güncel dönem faturasına ilişkin olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadığı, b-İcra Takibi itibariyle borç durumu: 24.12.2018 tarihi itibariyle takip başlatılmış olup söz konusu tarih itibariyle davacı ve davalı Ticari defterleri üzerinde Davacının Davalıdan 73.263,59 TL alacağının bulunduğu, c-Dava tarihi itibariyle Borç Durumu: 25.12.2019 tarihi itibariyle dava açılmış olup söz konusu tarih itibariyle davacı ve davalı Ticari defterleri üzerinde Davacının Davalıdan 73.263,59 TL alacağının bulunduğu, d-Dava devam ederken yapılan ödemelerin durumu: Dava devam ederken Davacı ile Davalı arasındaki ticaretin devam ettiği, devam eden ticaret nedeniyle ödemeler yapıldığı, söz konusu cari hesap dönemler içerisinde her ne kadar takip tutarı olan 73.263,59 TL altına düşmüş olsa da Davacı tarafından düzenlenen yeni faturalar neticesinde tekrardan takip tutarı üzerine yükseldiği, Davalı tarafından yapılan 09.12.2020 tarihinde yapılan 16.000,00 TL, 15.12.2020 Tarihinde yapılan 15.000,00 TL ve 31.12.2020 tarihinde yapılan 10.000,00 TL Ödemelerin takibe ilişkin borçtan mahsup edilmek suretiyle 31.12.2020 tarihi itibariyle davacının davalıdan 49,465,06 TL alacağının bulunduğu," bildirilmiştir. ... Kaldırma kararından sonra Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikle Hesaplamalar Bilirkişisi ... ve ... Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 31.05.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "'1.Birbirini doğrulayan taraf ticari defter ve kayıtlarına göre 24.12.2018 takip tarihinde davacının cari hesaptan kaynaklı olarak davalıdan 73.263,59 TL alacaklı olduğu, 2.TBK m. 100/1 hükmü uyarınca yapılan kısmi ödemelerin işlemiş faizler, masraflar (İcra harç ve giderleri, icra vekalet ücretleri dahil), asıl alacak sırasına göre mahsup edilerek dava tarihindeki bakiyenin bulunması gerektiğin, 3.TBK'nın 100. Maddesi uyarınca işlemiş faiz, icra takip masrafları ve icra vekalet ücreti de hesaplamaya dahil edilerek yapılan denetime elverişli kademeli mahsup neticesinde; 25.12.2019 dava tarihi itibariyle; Asıl alacağın 66.241,15 TL olduğu, 4.Dava tarihinden sonra da tarafların ticari faaliyetinin devam ettiği ve davacı tarafça davacı tarafından davalı yana 12 adet toplamda 138.706,47 TL'lik fatura tanzim edildiği, davalı tarafından davacı yana toplam 162.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ödeme dekontları üzerinde, ödemelerin cari hesaba mahsuben yapıldığı belirtilmiş olduğu, 5.Sayın mahkemenin; dava tarihinden sonra yapılan ödemeleri TBK 100. Madde uyarınca mahsup uygulanması gerektiğini değerlendirmesi halinde dava tarihinden sonra 2020 yılı içinde icra dosyasına haricen yapılan toplam 162.500,00 TL tutarındaki ödemelerin, dava tarihindeki bakiye borç ve %13,75 değişen avans faiz oranı üzerinden TBK m. 100 uyarınca kademeli mahsubuna devam edildiğinde; takibe konu asıl alacak ve faiz fer'ilerinin 31.12.2020 tarihi itibariyle tamamen ödenerek borcun ödenmiş olacağı değerlendirilmiştir. Hukuki değerlendirme ve nihai takdir sayın mahkemenizin olmak üzere hazırlanan işbu bilirkişi kurul raporu tarafınıza saygı ile arz olunur." bildirmişlerdir. Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. .... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 24.12.2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24.12.2018 tarihli 73.263,00 TL bedelli fatura, hesap ekstresine dayalı 73.263.59 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davacının takipten sonra ancak dava açılmadan önce icra dosyasına konu borcun 7.22,44_TL sını davacıya ödediği, bakiye kısmı ise dava açıldıktan sonra icra dosyasına yatırarak takibe borcun tamamının ödendiği görülmüştür. TBK 100.maddesi kapsamında dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kademeli mahsubu sonucunda takibe konu asıl alacak ve faiz ve fer'ilerinin 31/12/2020 tarihi itibariyle tamamen ödenerek davalı tarafça borcun kapatıldığı anlaşıldığından ..... HD'nin kaldırma kararı doğrultusunda aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; -Davacının talebinin 7.022,44 tl yönünden hukuki yararı bulunmadığından bu kısma yönelik davanın hmk 114/h maddesi ve hmk 115. maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, -Takipten ve dava tarihinden sonra tüm borcun ödenmiş olması nedeniyle bakiye kısım yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 152,84-TL'nin yatıran tarafa iadesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/07/2026
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı