İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/316 E. 2026/774 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/316
- Karar No
- 2026/774
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/316 KARAR NO : 2026/774
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 08/04/2026 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan rücuen tahsil talepli davanın davalılarından Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tasfiyesinin sona erdiğinin anlaşıldığını, mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, tasfiye işlemleri eksiksiz tamamlanmadan tüzel kişiliğin sona ermiş sayılmasının olanaksız olduğunu belirterek, derdest davanın yürütülebilmesi amacıyla adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun TTK md. 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği md. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetk ive sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. ve 547. maddeleri uyarınca, tasfiye/münfesihlik süreçlerindeki eksiklikler sebebiyle ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, derdest dava yönünden taraf teşkilinin sağlanması ve ek tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca, devam eden davası bulunan şirketler hakkında resen terkin hükümleri uygulanamayacağı gibi, sicilden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeden şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Aynı Kanun'un 547. maddesinde ise tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, alacaklıların ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Şirket aleyhine açılmış veya devam eden bir davanın bulunması, tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösteren en açık hukuki menfaat ve haklı sebep şartıdır. Mahkememizce toplanan deliller ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden celbedilen sicil dosyasının incelenmesinden; 350181-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin sicil kaydının 09/10/2025 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin edilerek kapatıldığı anlaşılmıştır. Ancak davacı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, terkin tarihinden önce şirket aleyhine ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile rücuen tahsil davası açıldığı, ilgili mahkemece taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya davası açmak üzere davacı tarafa süre verildiği sabittir. Derdest dava yönünden şirketin tüzel kişiliğinin sürerek yargılamanın yürütülmesi zorunlu olduğundan, yasal koşulları oluşan davanın kabulüne ve şirketin son yetkilisi olan ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün...sicil numarasında kayıtlı iken TTK geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2025 tarihinde terkin olunan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin, ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ticaret siciline yeniden tescili sureti ile ihyasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, Tasfiye memuru olarak T.C. Kimlik NO :... ... atanmasına, 2-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davanın niteliği gereği davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair; tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır