İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/316 E. 2026/316 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/316
Karar No
2026/316
Karar Tarihi

T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/316 Esas - 2026/329 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/316 Esas KARAR NO : 2026/329

..................... ......................................... ................................................. ...................................................... ............................................................... ...................................................................... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 14/04/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GR.KR.YZM.TARİHİ : 16/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin Mustafa Kemal ............ Çankaya/............. adresinde faaliyet gösteren .............. Mühendislik Proje Tesisat İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin %40 ortağı olduğunu, ortağı olunan bu şirketin 16.10.2024 tarihine kadar tek yetkilisinin ............ olduğunu, 16.10.2024 tarihi sonrasında ise ............'un hissesini kızı ...............'a devrettiğini, ............... ile müvekkilinin ortak yetkili olarak şirket faaliyetlerini yürütmeye başladıklarını, davalının müdürlük yetkilerini kötüye kullanan eylemleri nedeniyle şirketin 04.11.2025 tarihi itibariyle işlemez hale geldiğini, müvekkili tarafından şirketin feshinin bu talebin kabul görmemesi halinde ortaklıktan çıkma talepli olarak ............. 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/832 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ortaklar arasında muhtelif davaların yargılamasının da devam ettiğini, müvekkilinin şirketten olan alacaklarının tahsili için ............. 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2026/1321 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak diğer ortağın haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle iş bu icra takibinin durdurulması kararı verildiğini, müvekkilinin şirketten olan alacağının şirketin ticari defterinde kayıtlı olup; ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/852 Esas sayılı dosyasında alınan 01.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini beyan ederek; davalının taşınır taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan ............. 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2026/1321 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile dosyadaki takibin devamına (7.363.816,00 TL'nin icra takip tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline) ve haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa tebligat çıkarılamamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava şirket ortağı olan davacının alacak istemiyle davalı şirkete yönelik başlattığı takibe davalı şirketin itirazının yerinde olup olmadığına ilişkindir. 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan '7445 sayılı Kanun'un 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Yasa koyucu itirazın iptali ve menfi tespit davaları yönünden arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenlenmiş olup yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş, uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir. 6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-9, 18/A-10 maddesi gereğince Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir. Arabuluculuk anlaşamama tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 19/02/2026 olduğu, sürecin bitiği tarihin 13/04/2026 olduğu, başvurucunun ............, karşı tarafın .............. Mühendislik Proje Tesisat İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi olduğunun belirtildiği, arabuluculuk anlaşamama tutanağında, söz konusu limited şirketinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanlarının incelenmesi neticesinde, 17/10/2024 tarihli pay devrine ilişkin ilanda başvurucu ............'ın diğer ortak ............... ile birlikte müşterek müdürler olarak birlikte temsile yetkili olduğunun tespit edildiği, diğer ortak ...............'un vekili Av. ............... ile iletişime geçildiğinde, Av. ............... tarafından 20/02/2026 tarihinde başvuru evrakında karşı taraf olarak gösterilen .............. Mühendislik Proje Tesisat İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi'nin (Bundan sonra "Şirket" olarak anılacaktır) Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanlarının incelenmesi neticesinde; 17/10/2024 tarihli pay devrine ilişkin ilanda başvurucu ............'ın diğer ortak ............... ile birlikte Şirket'i müşterek müdürler olarak birlikte temsile yetkili olduğu tespit edildiğinin belirlendiği, başvuru konusu ............. 2. Genel İcra Dairesi 2026/1321 E. Sayılı Dosyaya diğer ortağın vekilinin yaptığı itiraz nedeniyle diğer ortak ...............'un vekili Av. ............... ile iletişime geçildiğinin ifade edildiği görülmüştür. Av. ............... tarafından 20/02/2026 tarihinde "Arabuluculuk konusu takibe acele işlerden olması nedeniyle şirkete temsil kayyımı tayin edilip ödeme emri kayyıma tayin edilinceye değin takibin durdurulması talep edilmiş olup bu husus icra müdürlüğünce kabul edilmiş ve tarafımızca bu tensip tutanağı üzerine ............. 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/48 Esas sayılı dosyası ikame edilmiş olup anılan dosyanın ilk duruşması 26/02/2026 11:50'dir. Bu nedenle söz konusu temsil kayyımı dosyası kesinleşinceye değin hukuken askıda bir itiraz mevcut olduğundan ve işbu dosyada şirketi temsile yetkili bir organ bulunmadığından işbu arabuluculuk sürecinin bekletilmesi" talep edildiği, 26/02/2026 tarihinin Arabuluculuk Başvurusundan yalnızca bir hafta sonra olması ve Temsil Kayyımı dosyasının kesinleşmesinin ihtimal dahilinde olması sebebiyle başvurucu vekilinin onayı ile de temsil kayyımı dosyasının beklenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Arabuluculuk tutanağında ayrıca 06/04/2026 tarihinde Şirket'in diğer ortağı ...............'un vekili Av. ............... ile yapılan görüşmede, "temsil kayyımı dosyasında karar verildiği ancak kararın istinaf kanun yolu açık olarak verildiği ve Gerekçeli Kararın henüz tebliğ edilmediği, gerekçeli kararın tebliğ edilmesinden sonra istinaf kanun yoluna başvuru yapılacağını" beyan etmesi ve Başvurucu vekili Av. Sebile Zeynep Şimşek Güzelsu "dosyada taraf olmadıklarını ancak dışarıdan dosyayı takip edebildiklerini, kayyım atanmasına ilişkin kararın ilgili dosyada verildiğini, gerekçeli kararın da yazıldığını ancak diğer tarafın kötüniyetli olarak tebliğ talep etmediğini" beyan etmesi ve arabulculuk Sürecinin 16/04/2026 tarihinde bitecek olması karşısında 13/04/2026 tarihinde Şirketi temsile yetkili bir kişi/organ olmadığından, Başvurucu vekili Av. ............... ile toplantı yapılmasına karar verildiği ve arabuluculuk toplantısına yalnızca başvurucu taraf katılım sağladığı ve karşı tarafın Şirket'i temsile yetkili kişi/organ olmadığından karşı tarafın toplantıya katılamadığı belirtilerek son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/02/2026 tarih, 2026/48 Esas, 2026/148 Karar sayıl kararında ............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 517553 sicil numarasında kayıtlı .............. Mühendislik Proje Tesisat İnşaat Taahhüt ve Limited Şirketi'ne , ............. 2. Genel İcra Dairesi'nin 2026/1321 Esas sayılı dosyasında ve devamında söz konusu olması ihtimalinde zorunlu arabuluculuk görüşmeleri ile takibe dayalı olarak ikame edilecek şikayet / itirazın iptali / kaldırılması davaları ile sınırlı olmak üzere Av. ................'ın ( TC: .......... ) temsil kayyım olarak atanmasına karar verildiği ve kararın tebliğ aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, arabuluculuk tutanağı, ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/48 Esas sayılı dosyası, ............. 2. Genel İcra Dairesi'nin 2026/1321 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; Dava dilekçesinde davacının ortak yetkili olarak davalı şirket faaliyetlerini yürütmeye başladıklarının belirtildiği, keza Arabuluculuk tutanağında 17/10/2024 tarihli pay devrine ilişkin ilanda başvurucu davacı ............'ın diğer ortak ............... ile birlikte müşterek müdürler olarak birlikte temsile yetkili olduklarının belirlendiği, şirketi temsile sadece dava dışı ............... ile birlikte davacının da şirkete temsili yetkili olması karşısında davacının aynı zamanda yetkili olduğu şirkete karşı açmış olduğu davada menfaat çatışması oluşması nedeniyle TMK'nun 426.maddesi uyarınca şirketi temsilen temsil kayyımı atanması ve akabinde arabuluculuk görüşmeleri yapılarak, arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesi gerekirken, ortaklardan birinin davalı şirketi tek başına temsil yetkili olduğuna ilişkin bir delil ibraz edilmediği halde ve hatta arabuluculuk tutanağında da şirketi temsile kayyım tayin edildiği ve kararın kesinleşmesinin beklenildiği belirtilmesine rağmen söz konusu kayyım tarafından davalı şirket temsil edilmeksizin dava açıldığı gibi iş bu itirazın iptali davasına konu olan ............. 2. Genel İcra Dairesi'nin 2026/1321 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesince söz konusu olması ihtimalinde zorunlu arabuluculuk görüşmeleri ile takibe dayalı olarak ikame edilecek şikayet / itirazın iptali / kaldırılması davaları ile sınırlı olmak üzere Av. ................'ın ( TC: .......... ) temsil kayyım olarak atanmasına karar verildiği, davalı şirket temsil edilmeksizin arabuluculuk toplantısı yapılmaya çalışılması ve hatta arabuluculuk toplantısının yapılamadığının dahi belirtilmesi karşısında, pasif husumete yönelik dava şartından önce dosyada mevcut arabuluculuk son tutanağının usulüne uygun tanzim edilmediği ve öncelikli zorunlu arabuluculuğa yönelik dava şartının yerine getirilemediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın TTK'unun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK'unun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23/06/2026 tarih, 2025/3354 Esas, 2025/5339 Karar sayılı kararı). İhtiyati haciz istemine ilişkin olarak ihtiyati hacze konu alacak yönünden dava dilekçesinde "davacının şirketten olan alacağı şirketin ticari defterinde kayıtlı olup; ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/852 E. Sayılı dosyasında alınan 01.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği"nin belirtilerek diğer ortağın şirketi zarara uğratan eylemlerinden bahisle tahsil kabiliyetinin kalmaması muhtemel olduğundan davalının taşınır taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talep etme zarureti doğduğu ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiştir. İhtiyati hacze konu alacağın dayanağının ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesindeki bilirkişi raporu olduğu anlaşılmaktadır. ............. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih, 2024/1123 Esas, 2024/939 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi ihtiyati hacze konu alacağa dayanak yapılan bilirkişi raporunun ibraz olunduğu, ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/852 esas sayılı dosyasında zaten davanın esasının görüldüğü, geçici hukuki korumaya ilişkin talepler hakkında esas yargılamayı yapan hakimce karar verilmesi gerektiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, keza mahkememizde açılan iş bu davanın usulden reddine karar verilmesi nedeni ile davacı vekilince ihtiyati haciz talebinin HMK'nun 390/(1) maddesi uyarınca esas yargılamayı yapan mahkemeye yapılması gerektiğinden reddi gerektiği, bu aşamada ............. 13. Asliye Ticaret Mahkemesince söz konusu dava sonuçlanmış olsa dahi verilen hükmün çeşidine göre ayrı bir ihtiyati haciz talep edilmesi halinde ve koşulları varsa değişik işler kaydı ile değerlendirme yapılabileceği anlaşılmakla mahkememizce ihtiyati haciz talebinin de belirtilen nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın TTK'unun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK'unun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2- İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, 3- Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 88.936,49 TL harçtan mahsubu ile bakiye 88.204,49 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine, 4- İhtiyati haciz talebi reddolunduğundan davacı tarafça yatırılan 1.206,00 TL harcın yatırana iadesine yer olmadığına, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına 7- Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2026

Başk

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/316, K. 2026/316, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-316-e-2026-316-k-e3943f9f19b4