İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/290 E. 2026/453 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/290
Karar No
2026/453
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/290 Esas KARAR NO : 2026/453 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

BİRLEŞEN (Bakırköy ... ATM ... ESAS - .... KARAR) DAVA :

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 28/04/2026 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; Müvekkilinin ...'ne karşı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, anılan davanın kabul kararı ile sonuçlandığını, ...'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin, icra takibi sürecinde öğrenildiğini, ihyası talep edilen ...'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin .../... olduğunu, şirketin ticaret sicilinden terkin tarihinin 25.12.2025 olduğunu, neticede ...'nün sicilinde kayıtlı ...'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; Müvekkilinin ...'ne karşı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, anılan davanın kabul kararı ile sonuçlandığını, ...'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin, icra takibi sürecinde öğrenildiğini, ihyası talep edilen ...'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin .../... olduğunu, şirketin ticaret sicilinden terkin tarihinin 25.12.2025 olduğunu, neticede ...'nün sicilinde kayıtlı ...'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile şirketin ihyası davası açtıklarını, tensip tutanağı ile taraflarına ihyası istenen şirketin tasfiye memuruna da davayı yöneltmesi için 2 haftalık kesin süre verildiğini, bu sebeple Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu dosyanın birleştirilmesini talep ettiklerini beyanla şirketin ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce birleşen davada davalı ...'ya dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davacı vekili 03/06/2026 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, birleştirilen dosya ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl ve Birleşen Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ...'nin adresinin, ... Mah. ... Cad. ... Sitesi No: ... İç Kapı No: ... .../... olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Tarih ve .... E. - .... K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır. Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin, 6102 sayılı TTK' nın 536 maddesi vd. hükümleri uyarınca 25/12/2025 tarihinde tasfiye edilip, sicilden terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .... Tarih ve ... E. - .... K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.'nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın tasfiye memuru ...'nın bilgisinde bulunduğu, davanın sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının takipten evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru ...'dan tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların asıl ve birleşen davalarının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ...'nin 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'ın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi ve ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a)-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, b)-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, c)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; a)-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, b)-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.568,00-TL harcın davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)-Davacı tarafından sarf edilen toplam 352,90-TL yargılama giderinin (Tebligat, müzekkere ve dosya masrafı) davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) e)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- HMK' nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen dava davacı yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/290, K. 2026/453, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-290-e-2026-453-k-ec2deb11a233