İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/403 E. 2026/460 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/403
Karar No
2026/460
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/403 Esas KARAR NO : 2026/460

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... 'ın sevk ve idaresinde olan müvekkili şirkete ait .... plakalı aracın, sürücüsünün 22/08/2025 tarihinde ... Mahallesi, ...Sokak'a sabah 10.30 sularında park ettiğini, dava dışı ...'ın daha sonra park yerine geldiğinde aracın ön ve arka tamponlarında hasarlar oluştuğunu fark ettiğini, yapılan şifahi araştırmalar ve civardaki kamera kayıtlarının incelenmesi üzerine araca çarparak olay yerinden ayrılan aracın davalı şirkete ait ... plakalı araç olduğunun tespit edildiğini, mezkur müvekkilin aracını kaza sırasında kullanmakta olan .... tarafından Başakşehir Polis Merkez Amirliği'nde ifade verildiğini ve araç sahibinden şikayetçi olunduğunu, mezkur kaza neticesinde müvekkilin ... poliçe numaralı kasko poliçesi ... Sigorta A.Ş aracını tamir ettirdiğini, onarım neticesinde 146.400,00-TL hasar meydana geldiğini, müvekkilin aracında başkaca işçilik gerektiren işlemlerin de yapıldığını ve müvekkilinin aracında oluşan hasar aracın değer kaybına uğramasına neden olduğunu beyanla, davanın kabulü ile, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli için 1.000,00-TL, değer kaybı bedeli için 1.000,00-TL'nin kaza gerçekleştiği haksız fiili tarihi olan 22/08/2025'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir. Mahkememizin 12/05/2026 tarihli muhtırası ile; Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasında, Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 haftalık kesin süre içerisinde sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu davacı vekiline ihtar edildiğini, ihtaratın muhtıranın tebliği ile yapılmasına, kesin sürenin muhtıranın tebliği ile başlamasına karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili 12/05/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacının arabulucuya başvurmadığını, müvekkili ile kimsenin iletişim kurmadığını, bu yönde davacının bir başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, tensip zaptı ile davacıya arabuluculuya dava öncesinde başvurduysa tutanağı sunması aksi halde davanın usulden reddedileceği yönünde ihtarda bulunulmasını, tutanak sunulmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 22/08/2025 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı araçta hasar oluştuğu iddiası ile meydana geldiği beyanıyla hasar bedeli için 1.000,00 -TL , değer kaybı bedeli için 1.000,00- TL'nin kazanın gerçekleştiği haksız fiil tarihi olan 22/08/2025'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebine ilişkindir. 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dosya ve ekleri incelenmekle; açıklanan nedenlerle somut dava dosyasında arabuluculuk dava şartı aranması gerektiği, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrası da arabuluculuk son tutanağının süresi içerisinde sunulmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 2.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/403, K. 2026/460, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-403-e-2026-460-k-cf6b80567071