İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/279 E. 2026/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/279
Karar No
2026/84
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/279 Esas KARAR NO :2026/84

DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ:12/12/2022 KARAR TARİHİ:17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi tarafından ...-1 nolu Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi (ekte) ile sigortalı ... San. Tic. A.Ş.'ye ait ...-0 nolu konteynerde taşınan... ... ... emtiası davalı ... Lojistik A.Ş.'nin ana taşımacılığını yaptığını, davalı ... Taşımacılık İnş. Loj. ve San. Tic. Ltd. Şti'nin ise alt taşımacı olduğu nakliyesi işi sırasında ... / ... plakalı araca 25.03.2022 tarihinde Derince limanından hasarsız olarak yüklenerek ... Antrepoya nakledilmiş olduğunu, işbu nakliye sonucu karşı tarafların %100 kusuru ve sorumluluğu ile 25.03.2022 tarihinde nakliye esnasında kayarak hasara uğradığını, 26.04.2022 tarihli Nakliyat Hasar Ekspertiz Raporunda: Derince limanında... ... ... emtiasının kontrol amaçlı açıldığını ve fotoğraflandığını, taşıma konusu makinenin limanda bu aşamaya kadar kaymamış olduğunun ve hasarsız olduğunun görüldüğünü, 25.03.2022 tarihinde ... Antreposuna ... plakalı araçla gelen ...-0 nolu konteynerin antrepoda kapağı açıldığında ise taşıma konusu makinanın konteyner içinde davalılar tarafından yapılan kara taşıması esnasında ileriye doğru kayarak hasarlandığının tespit edildiğini, yapılan inceleme ve eksper raporuna göre davacı sigorta şirketinde açılan ...-1 hasar nolu dosyası açılarak işbu dosya üzerinden sigortalıya 02.06.2022 tarihinde 4.140,00 USD hasar ödemesinin yapıldığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme ile TTK 1472 ve devamı md. uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olmuş ve ödenen hasar bedelinin ödeme tarihi olan 02.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarınca USD'ye 1 yıllık vadede uygulanan en yüksek mevduat faizi ve vekalet ücreti ile birlikte TTK 1472 md uyarınca halefiyet ilkesi gereğince kusurlu ve hasardan sorumlu davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili talepli olarak işbu rücuen tazminat davasını açtıklarını, dava açılmadan önce 14.11.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 4.140,00-USD maddi tazminatın ödeme tarihi olan 02/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarınca USD'ye 1 yıllık vadede uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline usulüne uygun tensip zaptı ekli duruşma gününün, davalılara tensip zabtı, dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü. Davalı ... Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin adresinin ''Beykoz İstanbul'' olduğunu, davanın deniz taşımasında görevli mahkeme olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, konunun deniz taşımasına ilişkin ... nolu konşimentoya göre taşıyıcının ..., davalı sigorta şirketinin ise acente olarak görüldüğünü, bu sebeple davanın direkt davalı şirkete değil, taşıyana izafeten acentası sıfatı ile davalıya yönlendirilmesi gerektiğini, konşimentoya göre davalının hasardan sorumlu olmadığını, konşimento kaydına göre, söz konusu emtea davalı şirket tarafından konteynere istiflenmediğini ve yüklenmediğini, konşimento üzerinde SHIPPER LOADED, COUNTED, SEALED ile SAID TO CONTAIN kayıtlarının mevcut olduğunu, bu kayıtların (SLCS) deniz taşımalarında yüklemenin yükleyici tarafından yapılarak içindeki malzemenin sayıldığını ve emteanın konteynere bu şekilde yüklendiğini ve (said to contain) taşıyıcının konteyneri yükleyicinin beyanına göre teslim aldığını göstermekte olduğunu, konteyner içindeki malın kaymasından davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zira davalı tarafından istiflenmediğini ve bağlanmadığını, konteynerın şayet indirilirken düşürülse ve konteyner içindeki emteada kayma olsa idi, davalının sorumlu olabilecekken, tutulan tutanakta böyle bir iddia olmadığı gibi, konteynerin de düştüğüne dair bir emarenin de bulunmadığını, tam tersine deniz taşımasından dolayı herhangi bir kaymanın olmadığını, kara taşıması sırasında olduğu da delil olarak davacı tarafından dosyaya sunulduğunu, davalı şirketin sorumlu olmadığı aşikâr olduğunu, dosyaya 2 farklı tarihli 2 ayrı poliçenin sunulduğunu, davacı tarafın hangi poliçeye istinaden ödemeyi yaptığının net olarak belirtmesi gerektiğini ve ayrıca hangi maddeye istinaden de ödeme yaptığını açıklaması gerektiğini, öncelikle davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığından usulden reddine, davalı şirketin konşimentoya göre taşıyıcı olmadığından husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Taşımacılık İnş. Loj. ve San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin dava konusu konteyneri Evyap Limanı'ndan ekte sunulan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere dışa doğru şişiklik mevcut iken teslim aldığını, ... Antrepo ‘ya orijinal mühürlü olarak teslim edildiğini, teslimat esnasında antrepo çalışanları tarafından konteynır kapısı açıldığında, konteynır içerisinde "lashing" (sandıklama) işlemi yapılmadığının tespit edildiğini, dava konusu konteyner gönderen tarafından yüklenir, istiflenir, ilgili konşimentolar düzenlenerek konteyner kapatılarak mühürlendiğini, taşıyıcı firma olan davalı firmanın ise konteyner içeriğinde ne olduğunu, nasıl istiflendiğini, lashing işlemi yapılıp yapılmadığını bilme ve kontrol etme imkanı bulunmadığını, zira konteynerin mühürlü olduğunu, hasara ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, konteyner da başkaca hasar bulunmadığını, yani konteynerin dışarıdan hasar almadığının da açıkça görüldüğünü, ilgili teslim tutanakları incelendiğinde de hasara ilişkin başkaca bir sebebin bulunmadığının görüleceğini, taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebep TTK m. 876 hükmünde yer aldığını, buna göre, ''zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.'' Taşıyıcı firma olan davalı firmanın konteyner içeriğinde ne olduğunu, nasıl istiflendiğini, lashing işlemi yapılıp yapılmadığını bilme ve kontrol etme imkanı bulunmadığını, işbu sebeple davalıya kusur yahut sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, davalının işbu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, bu talepleri kabul görmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık konularında teknik bilirkişi heyetine rapor düzenletildiği görüldü.Teknik bilirkişilerin heyet raporunda sonuç kısmında:

"V- SONUÇ VE KANAAT Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek; dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ile değerlendirmedeki hususlar sonucunda: 1- Dava konusu taşımanın; denizyolu-karayolu (emtianın içinde bulunduğu konteynerin denizyolu öncesi bir karayolu taşımacılığı ile taşınıp taşınmadığı tespit edilememiştir) şeklinde gerçekleşen multimodal (karma) nitelikli uluslararası bir taşıma organizasyonu olduğu,

2- Davacı tarafın, “emtianın Derince Liman’ından 25.03.2022 tarihinde hasarsız olarak yüklendi” beyanı ile taşımacılık faaliyeti sırasında oluşan hasarın denizyolu taşımacılığında oluşmadığı, hasarın yurtiçi taşımacılık faaliyeti sırasında oluştuğu kanaatine varıldığı, bu nedenle; davaya konu uyuşmazlığın ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında olduğu, taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK.’nun 4. Kitap – Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiği, 3- Dava dosyasına sunulan belgeler ve hasara ilişkin yerinde yapılan ekspertiz çalışması sonucu oluşturulan raporla birlikte değerlendirildiğinde; taşıması yapılan tek parça ve ağır bir emtianın konteyner içine iyi sabitlenmediği, makinenin altına konan takozların konteyner zeminine çakılmadığı ve aynı zamanda emtianın konteyner içinde ağır tek parça emtiayı sabit tutacak şekilde bağlanmadığı için Çin ülkesinden Türkiye’ye (birden fazla gemi taşımacılığı, karayolu taşımacılığı) gelinceye kadar konteynerin taşımacılık faaliyetine bağlı olarak maruz kaldığı hareketler sonucunda emtianın altına konan takozların ve emtianın hareket etmiş olacağı kanaatine varıldığı,

4- Sonuç olarak; davaya konu emtianın taşımacılığını gerçekleştiren davalı taşıma firmalarının emtianın hasarlanmasında kusuru olmadığı kanaatine varıldığı, 5- Sayın Mahkemenin, taşımacılık faaliyetinde meydana gelen hasardan davalı taşıyıcıların sorumlu olduklarını taktir etmesi durumunda; 1 numaralı davalı ... Lojistik A.Ş. firmasının asıl (akdi) taşıyıcı, 2 numaralı davalı ... Taşımacılık İnş. Loj. ve San. Tic. Ltd. Şti. firmasının da fiili taşıyıcı olarak meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, 6- Davacı sigorta şirketine sigortalı ve taşıma esnasında hasarlanan makinenin hasar bedelinin 4.100,00-USD olduğu, olayda davalı firmalar tam kusurlu olduklarından, davalılar bu bedelin tamamıundan sorumlu olacağı, " hususlarında rapor tanzim edildiği görüldü.

Taraflara usulüne uygun bilirkişi raporunun tebliğ edildiği görüldü.

Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor talep edildiği görüldü. Bilirkişi Ek raporu sonuç kısmında: " SONUÇ VE KANAAT:

Sayın Mahkeme EK görevlendirmesi gereği, KÖK rapora vaki beyan ve itirazlar incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; nihai takdiri yüce Mahkemeye ait olmak üzere, KÖK rapor sonuç ve kanaatimizi değiştirmeyi gerektirir yeni bir değerlendirme sonucuna ulaşılmamıştır. " görüşlerini bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.

DELİLLER

*Gelen giden müzekkere cevapları, *Bilirkişi heyeti kök ve ek raporu,

*Tüm dosya kapsamı,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki davanın, davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü. Huzurdaki davanın ... Ticaret Mahkemeleri'nde açıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas - 2023/... Karar sayılı dosya kapsamında Denizcilik İhtisas sıfatı ile verdiği yetkisizlik kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/2067 esas, 2023/1893 karar sayılı kararı ile "taraflar arasındaki uyuşmazlığın kara taşımacılığına ilişkin" olduğundan bahisle bozularak mahkemesine geri gönderildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/11 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verdiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin görevi yönünden uyuşmazlığın taşıma sözleşmesi ve sigorta şirketinin halefiyetine dayalı tazminat davası olması, yetki bakımından ise davalıların yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve taşıma hukukuna özgü seçimlik yetki (TTK m.890 uyarınca malın teslim alındığı veya teslim edilmesi gereken yer mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin düzenleme) göz önünde bulundurulduğunda, teslim yerinin Samandıra/... Antrepo olması karşısında huzurdaki dava yönünden mahkememizin görevli ve yetkili olduğunun tespiti ile yargılamaya devam olunmuştur. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ait... ... ... isimli makinenin, ...-0 numaralı konteyner içerisinde 25/03/2022 tarihinde Derince Limanı'ndan Samandıra/... Antrepo'ya taşınması sırasında hasarlandığı ileri sürülerek, 02/06/2022 tarihinde ödendiği bildirilen ve dekontları sunulan 4.140,00 USD'nin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki dava ve süreç belgeleri, davalı ... Taşımacılık İnşaat Lojistik ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin savunmaları ile bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde konteynerın gönderen tarafından yüklendiği, istiflendiği ve mühürlendiği, konşimentoda "shipper loaded, counted, sealed" ve "..." kayıtlarının bulunduğu, davalı ... tarafından konteynerın mühürlü olarak teslim alındığı anlaşılmıştır. Antrepoda yapılan incelemede makinenin yeterli şekilde sabitlenmediği, makinenin altındaki takozların konteyner zeminine çakılmadığı ve lashing işleminin yükü sabit tutmaya elverişli biçimde yapılmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti, makinenin konteyner içerisinde yetersiz sabitlenmesi nedeniyle Çin'den Türkiye'ye gerçekleştirilen çok aşamalı taşıma sürecindeki hareketler sonucunda hasarlanmış olabileceğini ve davalı taşıyıcıların kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Ek raporda da kök rapordaki teknik değerlendirmeyi değiştirecek yeni bir bulguya ulaşılmadığı bildirilmiştir. Konteynerin dış kısmında hasar bulunduğuna veya Derince-Samandıra güzergahında trafik kazası ya da hasarı açıklayabilecek başka somut bir olay meydana geldiğine ilişkin dosyada yeterli ve doğrudan bir delil bulunmamaktadır. Her ne kadar Derince Limanı'nda çekildiği bildirilen fotoğraflarda makinenin kaymamış, Samandıra/... Antrepo'da ise hasarlı bulunduğu belirtilmiş ise de bu olgu tek başına hasarın mutlaka Derince-Samandıra arasındaki karayolu taşıması sırasında meydana geldiğini kanıtlamamaktadır. Hasarın, yetersiz lashing ve takozlama nedeniyle Çin'den Türkiye'ye gerçekleştirilen önceki deniz veya kara taşıma aşamalarında oluşmuş olabileceği dosya kapsamıyla dışlanmamıştır. Bu nedenle hasarın kesin olarak davalıların, özellikle fiili taşıyıcı ...'nin sorumluluk döneminde meydana geldiği sonucuna ulaşılamamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nn 190. Maddesi uyarınca, kendi lehine hukuki sonuç bağladığı vakıaya dayanan taraf bu vakıayı ispatla yükümlüdür. Aynı kanunun 194. Maddesi gereğince de taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmalıdır. Davacı, hasarın davalıların sorumluluk döneminde meydana geldiğini, davalıların kusurlu bulunduğunu ve hasar ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağı olduğunu ispatlamak zorundadır. Davacı tarafından sunulan fotoğraf ve ekspertiz tespitleri ise hasarın oluş yeri bakımından kesin ve doğrudan bir ispat sağlamamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. Maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu, eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen dönemde meydana gelen zıya ve hasarla sınırlıdır. Aynı kanunun 888. Maddesi uyarınca fiili taşıyıcının sorumluluğu, kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zararla ilgilidir. Somut olayda hasarın davalıların sorumluluk döneminde gerçekleştiği kesin biçimde kanıtlanamadığından, davalıların taşıyıcı sıfatı tek başına tazminat sorumluluğu doğurmayacaktır. Diğer yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 876. Maddesi kapsamında taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden doğan hasarlarda sorumluluktan kurtulması mümkündür. Aynı kanunun 878. Maddesinde ise gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama ile eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından yüklenmesi ve işleme tabi tutulması, taşıyıcının sorumluluğuna etkili özel haller olarak düzenlenmiştir. Mühürlü konteynerın içindeki yükleme ve sabitleme işlemlerinin davalılar tarafından yapılmadığı, hasarın da bu işlemlerdeki yetersizlikten kaynaklanmış olabileceği dikkate alındığında, davalılar aleyhine kusur ve sorumluluk sonucuna varılamamıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yapmış olması, sigortalının sahip olduğu haklara ödeme miktarıyla sınırlı olarak halefiyet sağlasa da davalıların sorumluluğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının hasarın davalıların sorumluluk alanında meydana geldiğini, davalıların kusurlu olduğunu ve uygun illiyet bağının bulunduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin olarak alınan 1.318,82- TL harçtan mahsubu hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/279, K. 2026/84, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-279-e-2026-84-k-4829117d90d9