İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/276 E. 2026/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/276
- Karar No
- 2026/609
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/276 Esas KARAR NO : 2026/609
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2021 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ... tarafından, .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas Sayılı dosyası ile davacı müvekkili ... hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olarak 16.07.2019 keşide tarihli 09.09.2019 vade tarihli, 65.000 USD bedelli bononun gösterildiğini, Takibe konu bononun düzenlendiği 16.07.2019 tarihinde davacı müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu, bono üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, Davalı Rusya da faaliyet gösteren... isimli şirketin sahibi olduğunu, müvekkili davacının ise söz konusu şirketin geçmişte Genel Müdürlüğünü yaptığını,taraflar arasında müvekkili davacının davalıya borçlu olmasını gerektirecek herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, Davalı taraf, muhtemelen A4 fotokopi kağıt kullanarak müvekkile ait imzaları taklit etmek ve diğer kısımlarını doldurmak/doldurtmak suretiyle sahte olarak hazırladığı bonoya dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu bono üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığını Müvekkili sahte olarak düzenlenen bonoya dayalı olarak hakkında icra takibi başlatılmasını müteakip yasal süre içerisinde .... İcra hukuk Mahkemesinin 20169/... esas sayılı davasıyla imzaya itiraz ettiğini, Mahkemenin 23.03.2021 tarih, 2019/... esas ve 2021/168 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, Davalı hakkında Resmi evrakta sahtecilik suçundan ...Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 2021/... soruşturma sayılı dosyasının halen devam ettiğini Takip konusu bono davacı müvekkili tarafından düzenlenmediğini, ihtiyati Tedbir talebinin kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’ nün 2019/... Esas sayılı takibin Tedbiren durdurulmasını, keşideci ..., lehdarı ... olan 16.07.2019 keşide tarihli, 09.09.2019 vade tarihli, 65.000 USD bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takibinde müvekkili olan davalıya Borçlu olmadığının tespitini, asıl alacağın %20 oranında tazminatın davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin doktora mezunu olup Rusya'da faaliyet gösteren ... adlı şirketin sahibi olduğunu, davacı ... 'nın ise işbu firmada 2017- 2020 yılları arasında müdür olarak çalıştığını, tarafların bu sebeple tanıştıklarını, Davacının müvekkilin şirketinde müdür olarak çalıştığı yıllarda; müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını, müvekkili tarafından şifahi olarak uğradığı maddi zararlar defalarca talep edilmişse de, davacı tarafından karşılanmadığını, bundan sonra davacı ile müvekkil arasında borçlarına istinaden bir mutabakat imzalandığını ,mutabakattaki miktarın borcun tamamını karşılamadığını, taraflar arasında görüşmeler devam ettiğini en sonunda davacının müvekkili borçlarına ilişkin bir senet düzenleyip verdiğini, tarafların görüşmeleri sonunda rakam konusunda mutabık kaldıklarını Davacı ... Türk Vatandaşı olmadığından, türkçe okuma ve yazma da büyük problem yaşadığını ve senedin yazı kısımlarının müvekkili tarafından doldurulduğunu, iyi niyetli olan müvekkilinin senedi davacının yanında doldurdurup kendisine verildiğini ,ancak davacı, vadesi gelmesine rağmen yapılan onca şifahi görüşmeye rağmen senedin bedelini müvekkiline ödemeye yanaşmadığını bundan dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıltığını ve akabinde davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde tamamıyla müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek ve geciktirmek gayesiyle söz konusu senetteki imzaya itiraz edildiğini,yapılan yargılama neticesinde ise imzanın davacıya ait olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen bilirkişi raporu neticesinde de, gerekli inceleme ve araştırmanın tümünü yapan mahkemece davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, Davacı tarafından dava dilekçesinde takibe konu bononun düzenlendiği tarihte davacının yurt dışında olduğu iddia edildiğini ancak dosya kapsamında işbu hususu kanıtlar nitelikte herhangi bir kayıt sunulmadığını, 14/07/2019 da Rusyaya gittiğini ve 5 ay Türkiye'ye gelmediğini iddia eden davacı, gittiğini iddia ettiği günün hemen ertesi günü olan 15/07/2019'da müvekkilinin yanına gelmiş ve borçlarının bir kısmına ilişkin mutabakat imzaladığını, Davaya konu bono, davacı- borçlu ... tarafından düzenlenerek; müvekkil davalıya verildiğini belirterek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 72 gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli bono üzerindeki yazı ve imzalar davacıya ait olmadığından, ayrıca davacının bono alacaklısına borcu olmadığından bononun icra konulduğu ... icra müdürlüğünün 2019/ ... esas sayılı takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi olarak tespit edilmiştir. Mahkememizce 16/05/2024 tarih ...sayılı karar ile: "Davanın kabulüne, 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli bononun icraya konulduğu ... icra müdürlüğünün 2019/ ... esas sayılı takip dosyasında davacı Gurban Shikali davalıya borçlu olmadığının tespitine, 65.000-USD'nin TL karşılığı 563.760,00 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline" karar verilmiştir. Davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12/03/2026 tarih, 2024/1560 esas, 2026/432 karar sayılı ilamında: "Dava konusu 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli nakden kaydı olan bonoda davacı keşideci, davalı lehtar olarak yer almaktadır. Davacı, senetteki imzasını inkar etmiş ise de, bilirkişi raporuna göre imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalının senetteki ihdas hanesini talil edildiği kabul edilerek karar verilmiş olmakla öncelikle davalının davaya cevabının değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalı davaya cevabında; davacının Rusya'daki şirkette 2017-2020 arasında müdür olarak çalıştığını, kendisini maddi ve manevi zarara uğrattığını, zarar defalarca talep edilmiş ise de davacının bu duruma pek yanaşmadığını, "bir zaman sonra davacı ile davacının borçlarına istinaden bir mutabakat imzalanmışsa da mutabakatta yer alan miktarın uğranılan maddi zararın bir kısmı" olduğunu, tarafların görüşmelerinin devam ettiğini ve davacının borçlarına karşılık senet düzenleyip verdiğini ileri sürmüş ve bir sözleşme sureti sunmuştur. Cevap dilekçesi ekindeki "Rusya mal satış sözleşmesi" başlıklı belge incelendiğinde; alıcının ..., satıcının ... olduğu, mal tür ve adetlerine yer verildiği, alt kısımda "15.07.19 ... BEY yukarıdaki listedeki malları 2 ay içinde satacağını beyan etmiştir. 15.07.19 ... Beye yukarıdaki mallar bugün itibarı ile 64.454,95 USD bedel karşılığında devredilmiştir. 15.07.2019 ... beye ek kolaylık açısından ödemesi birkaç ay sonra başlamak üzere 2 ay taksit yapılmıştır. 15.07.2019 ... bey yukarıda belirtilen taksitleri belirtilen tarihte ödemekle yükümlüdür. Satılan malların iadesi yoktur" şeklinde yazılı olduğu görülmektedir. Davacı vekili 21/10/2023 Tarihli beyan dilekçesinde; sözleşmedeki imzanın ...'ya ait olduğunu, imzanın davalı tarafından hile ve desise kullanılarak alındığını, ilgili kozmetik kalemlerin hiçbir zaman davacının zilyetliğinde olmadığını, halen Moskova'daki depoda kendisi tarafından muhafaza edildiğini belirtmiştir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer(YHGK 17.12.2003 gün 2003/19-781 esas, 2003/768 karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 65.000USD bedelli bonoda nakden kaydı yer alsa da, davalı yan senedin düzenlenme sebebinin nakden ve malen olduğunu ileri sürerek 64.454,95USD'lik kısmı yönünden mal satış sözleşmesi sunduğundan bu kısım yönünden senedin tanzim nedeninin davalı tarafça kısmen talil edildiğinin kabulü yerindedir. Ancak, davalı tarafça sunulan ve davacının da imzasını inkar etmediği "Rusya mal satış sözleşmesi" başlıklı belgede "malların devredildiği" açıkça yazılı olup davalı malen iddiasını bu yönü ile ispatlamıştır. Davacı gerçekte mal devri yapılmadığını, borç ilişkisi olmadığını ileri sürdüğünden ve delil olarak "yemin" deliline dayandığından ilk derece mahkemesince davacıya yemin delilinin hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. İstinaf Karar Kaldırma sonrası düzenlenen tensip tutanağı ile; " davacı taraf yemin deliline dayanıldığından, davacıya yemin delilinin hatırlatılarak 64.454,95USD'lik kısmı yönünden mal satış sözleşmesi nedeniyle davalıya yemin teklif edip etmeyeceği , yemin deliline başvuracaksa bunu açıklaması, yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine aksi dava dosyasındaki delillere göre karar verileceğinin ihtarına," şeklinde muhtıra davacı tarafa gönderilmiş, davacı taraf hem yemin metni sunmamış hem de karar duruşmasında yemin deliline dayanmayacağını açıkça beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 65.000USD bedelli bonoda nakden kaydı yer alsa da, davalı yan senedin düzenlenme sebebinin nakden ve malen olduğunu ileri sürerek 64.454,95USD'lik kısmı yönünden mal satış sözleşmesi sunduğundan bu kısım yönünden senedin tanzim nedeninin davalı tarafça kısmen talil edildiğinin kabulü yerindedir. Ancak, davalı tarafça sunulan ve davacının da imzasını inkar etmediği "Rusya mal satış sözleşmesi" başlıklı belgede "malların devredildiği" açıkça yazılı olup davalı malen iddiasını davacının yemin deliline dayanmadığı sonucu ile birlikte ispatlamıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi 2024/1560E. - 2026/432K. Sayılı İlamı ) Belirtilen açıklamalar ışığında; ... İcra Müdürlüğünün 2019/ .... Sayılı takip dosyasında dava konusu 65.000USD bedelli bononun 64.454,95USD'lik kısmı ( işlemiş faiz ve komisyon tutarları dahil olacak şekilde ) için davanın reddine bakiye 545,05-USD, 5,21-USD ve 1,63-USD komisyon alacağı için davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan davada, kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından kabul edilen kısım için bu talebin reddi gerekmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 16/07/2019 keşide tarihli 09/09/2019 vadeli 65.000 USD bedelli bononun icraya konulduğu ... icra müdürlüğünün 2019/ ... esas sayılı takip dosyasında davacı ...'nın davalıya 545,05-USD asıl alacak, 5,21-USD işlemiş faiz ve 1.63-USD komisyon bedeli tutarınca borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 2.804,84-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 9.835-TL harçtan mahsubu ile 7.030,16-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 41.060,53-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 83.631,92-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.864,14-TL ilk gider, 9.308-TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.172,14-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 3.542,08-TL sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatırana iadesine, Davacı ve davalı vekilin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır