İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/261 E. 2026/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/261
Karar No
2026/305
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/261 Esas KARAR NO:2026/305

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:23/12/2025 KARAR TARİHİ:02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Dava konusu meydana gelen trafik kazasının 15/12/2024 tarihinde olduğunu, kaza neticesinde davalının müvekkiline ait aracın hasara uğramasına sebep olduğunu, bu nedenle oluşan zararların davalı yanca karşılanması gerektiğini, kaza sonrasında müvekkilinde.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, kaza tespit tutanağında ve alınan raporda ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının her ne kadar meydana gelen olayın aracın işletilme halinde olmamasından ve istihdam edilme sırasında meydana gelmemesinden dolayı sorumluluğu olmadığını beyan etse de haksız fiil hükümlerince sorumlu olduğunu, son olarak müvekkilinin aracının tamirde kaldığı süreçte aracından mahrum kaldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, şimdilik 10,00-TL araç kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının bilirkişilerce tespitini ve davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı ve yetki itirazlarının olduğunu, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmamasından dolayı davacının davasını müvekkiline yöneltemeyeceğini, itirazın iptali davasının kısmi şekilde açılamayacağını, davaya konu kazaya karışan aracın müvekkili 13/09/2024 tarihli Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ile diğer davalı Muhammet Sefa ...'a kiralandığını, ilgili mevzuatlar üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kazalardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, esasa ilişkin olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin işleten sıfatı ile sorumlu olduğu düşünülse dahi KTK'nın 86. Maddesi uyarınca yine de sorumlu olmayacağını iddia ederek; davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 18/02/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/56 Karar sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2026/261 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının trafik kazası kapsamında haksız fiil esaslına dayalı olarak talep ettiği araç mahrumiyeti ve değer kaybı bedelinin tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Davacı taraf davasını 23/12/2025 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı, bu mahkemenin 18/02/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/56 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 17/03/2026 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 23/02/2026 ve davalı tarafın 04/03/2026 tarihinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. 1. Ticari iş karinesi TTK Madde 19- (1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Yasal Dayanakları Ortaya Konularak Yapılan Bu Açıklamalardan Sonra Somut Olaya Gelindiğinde; Davacınn trafik kazası kapsamında haksız fiil esasına dayalı olarak talep ettiği araç mahrumiyeti ve değer kaybı iddiasına dair uyuşmazlığın nisbi ticari dava olduğundan bahisle mahkememize görevsizlik kararı verilmiş ise de, tüzel kişi tacirlerin aksine gerçek kişi tacirlerin adi sahasına dair ticari iş karinesinin TTK'nın 19. maddesine dayalı olarak belirlendiği, davacının kayıtlı olar ticari işletmesinin iştigal konusunun medya üzerinden gerçekleştirilen perakende ticareti olduğu, iş bu ticari işletmenin varlığının hususi nitelikteki aracın karıştığı trafik kazasının ticari iş haline getirmediği, sözleşmeden ziyade haksız fiile dayalı olduğu, gerçek kişi tacirin hususi aracının adi sahasına tabi olduğu, trafik kazasına ve haksız fiile dayalı talep kapsamında işin ticari iş sayılmasına durumun elverişli olmadığı (TTK md. 19), dolayısıyla uyuşmazlığın nisbi ticari davaya vücut verdiğine dair bir tespit veya iddia bulunmadığı görülmekle; Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülmesi gereken uyuşmazlıkta mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Dosya hakkında daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen; 18/02/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/56 Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan ve Mahkememizce işbu dosya hakkında görevli mahkemenin Gazosmanpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin bu kararının istinaf yolundan geçmeden kesinleşmesi halinde dosyanın 6100 sayılı HMK'nın madde 21/1-c gereği yargı yeri belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri, vekalet ücreti vs. hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-HMK 331/2 madde gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan bölümünün mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 02/04/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/261, K. 2026/305, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-261-e-2026-305-k-19afd768194f