İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/263 E. 2026/182 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/263
Karar No
2026/182
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2026/263 Esas KARAR NO:2026/182 DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ:16/03/2026 KARAR TARİHİ:23/03/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı/Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; talep eden ------ticari faaliyetleri kapsamında yaş meyve ve sebze alım-satımı ile iştigal etmekte olup, ticari işlemlerinde kullanılmak üzere ----- nezdindeki hesabına bağlı çek koçanını kullanmaktadır. Müvekkil şirket tarafından bu çek koçanından, ticari borcun ödenmesi amacıyla ----- bedelli çek düzenlendiğini, söz konusu çek, lehtar şirkete teslim edilmek üzere talep eden şirket yetkilisi ------ tarafından teslim alınarak muhafaza edildiğini ancak çek henüz lehtara teslim edilmeden önce sehven pantolon cebinde unutulması nedeniyle çamaşır makinesinde yıkanmış, bu nedenle çek yaprağı tamamen tahrip olarak kullanılamaz hale geldiğini ve zayi olduğunu, çek hakkında zayi nedeniyle iptal kararı verilmesi zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle işbu davanın kabulü ile dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

CEVAP /TALEP : Talep HMK'nin 382(2)-e.6 maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.

DELİLLER : Çek Fotokopisi, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :Talep, 6102 Sayılı TTK' nin 818/1(s) maddesi delaletiyle, aynı kanunun 757/765 maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabidir. Dolayısıyla HMK'nin 320/1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesi mümkündür. Talebe konu olayda 6102 Sayılı TTK'nin 757/1 maddesi uyarınca mahkememizin talep eden şirketin yerleşim yeri/merkezi ------ ve çekin ödeme yeri ------ bakımından kesin yetkili olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 maddesine göre resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek; 6100 sayılı HMK'nin 114,115 ve 138. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (hukuki yarar) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Senedin Türünün Değiştirilmesi Başlıklı Madde 650” (1) Nama veya emri yazılı senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatıyla hamile yazılı sende dönüştürebilir. Bu muvafakatın doğrudan senet üzerine yazılması gerekir. (2) Hamile yazılı senetlerin nama veya emre yazılı senede dönüştürülebilmesi hususunda da aynı kural geçerlidir. Bu son halde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakat bulunmazsa bu dönüştürme, ancak dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Şartları Başlıklı Madde 651” (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyan ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Hükümleri Başlıklı Madde 652” (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir vaeya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. (2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü ile aynı kanunun Önleyici Önlemler başlıklı Madde 757” (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere çek iptal davası açma hakkı TTK 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK 652.maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-e maddesi "Dava takip yetkisine sahip olunması" ve 114/1-h maddesi "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" hükümleri ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; iddianın ileri sürülüşüne göre talebe konu çekin hesap sahibinin talep eden şirket olduğu, çekin keşide edilerek lehtar ve/veya hamiline teslim edilmediği, çekin teslim edilmeden çamaşır makinesinde yıkanarak zayi edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre talep konusu çekin dosyaya mübrez örneğinden de anlaşıldığı üzere talep eden şirketin çek hesabına ait olduğu bilgisine göre iptali istenen çekin sahibinin talep eden şirket olduğu ve talep edenin işbu davayı esasen keşideci (hesap sahibi) sıfatı ile açtığı sabittir. 6102 sayılı TTK’nin 788/1 maddesine göre 'açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. 6102 sayılı TTK'nin 818. maddesinin göndermesi ile aynı kanunun 684. maddesine göre ise ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. 6102 Sayılı TTK'nin 818/1-s maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde dahi tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çekin TTK'nin 757, 763, ve 764 vd. maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı da sadece lehtar ve hamile aittir. Her halde kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur. Somut olayda talep eden şirket olarak çek hesabı sahibi, bir başka anlatımla keşideci sıfatı taşıdığından çek iptali davası açamayacağı gibi işbu çek nedeniyle ödemeden men yasağı kararı verilmesi, durumun bankaya bildirilmesi veya ilan yapılmasına da gerek görülmemiştir.Binaenaleyh, eldeki olayda açıklanan hususların 6100 sayılı HMK’nin 114/1-h maddesi gereğince dava şartı niteliğinde olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı ve davacı çek hesabı sahibi keşidecinin çek iptal davası açma hakkının ve hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-) 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-h maddesi gereğince 'davacının/talep edenin dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; davanın 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)Yapılan giderlerin talebin çekişmesiz yargıya tabi işlerden olması nedeniyle talep eden üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına) Dair, talep eden vekilinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle--------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/263, K. 2026/182, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-263-e-2026-182-k-8ce868be34d9