İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/264 E. 2026/355 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/264
- Karar No
- 2026/355
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/264 Esas KARAR NO : 2026/355
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle ; Davalı şirket abonesi olduğu ........ numaralı sözleşme hesabı yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun surette tahakkuk ettirilen dönem borçlarını ödemediği, davalı şirket ... numaralı abonman mukavelesi gereği idarenin abonesi olduğundan dolayı dava husus borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğu, zira abonman mukavaelesi sözleşmenin taraflarının ilzam etmekte ve her iki tarafa edim yükümlülüğü yüklediği, söz konusu ihtilafın giderilmesi için Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ...../...... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olup arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığı, kamu hizmeti gören müvekkil idarenin verdiği hizmetin bedelini almaması veya geç alması hizmetlerin akamasına neden olacağı, bu nedenle fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalmasıyla 04/07/2024 tarihi itibariyle 90889,83 TL alacağın alacağa dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../..... Esas, ../..... Karar, 25/11/2025 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılarak dosya üzerinde inceleme yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; dava dilekçesi incelendiğinde davalının ... numaralı abonman mukavelesi ile davacı idarenin abonesi olduğu, davacının abonelik hizmetinden kaynaklı bedelin tahsili istemli iş bu alacak davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davalı yönünden tacir araştırması yapılması hususunda Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabında; VUK 178. maddeye göre II. sınıf tüccar sınıfı hadlerine haiz olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2017 dönemi gelir vergisi beyannamesinin tetkikinde ticari zararının 68.685,12 TL olduğu , davalının mükellefiyetinin 31/12/2017 tarihi itibariyle kapandığı bildirilmiş olup, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, mükellefiyetinin dava tarihi itibariyle devam etmediği, davaya konu alacak talebinin münhasıran 6102 sayılı Kanun'ndan kaynaklanan ticari işlerden olmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki alacak davasının genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davalının tacir olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Ticari olmayan alacak davalarında 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karar altına alınmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ..... HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme tespit edildiğinde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 01/04/2026
Katip ....... ¸e-imza
Hakim ........ ¸e-imza