İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/24 E. 2026/93 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/24
- Karar No
- 2026/93
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/24 Esas KARAR NO : 2026/93
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2014 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizce taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği, davalılar ... ve .... ile aralarında bulunan ticari ilişki kapsamında 07.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca ... ambulans botu yapımı ve teslimi için sipariş verildiği, bu sipariş için 357.000,00 USD tutarında ödemenin banka havaleleri ve diğer yollarla davalılara yapıldığı, ancak davalıların bu tutarı yapımcı firma olan ... ... San. Ve Tic. A.Ş. 'ye aktarmadığı, üçüncü şahıs firma ... ... San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından çekilen .... Noterliği'nin 11.05.2012 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile durumun öğrenildiği, davalılar ile yapılan yazışmalara rağmen ödemelerin iade edilmediği, müvekkil şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün nezdinde 2012/... E. sayılı dosya ile 12.09.2012 tarihinde 357.000,00 USD asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalıların borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, müvekkilin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların hem botun yapımını sağlamadığını hem de ödenen bedeli iade etmediğini ileri sürerek, davalıların takibe yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalıların alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli ve haksız olduğunu, dava dilekçesindeki anlatımın anlaşılmaz ve imla kurallarına aykırı olduğunu, müvekkillerin davacı ile hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerden Kamil Denizer'in dava dilekçesinde belirtilen olaylarla bir ilgisinin olmadığını, davacının ... Ambulans Botu yapımı için 357.000 USD gönderdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 4 nolu davalı ... Shipping ile davacı arasında 12.05.2021 tarihinde ... yapımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin 356.400 USD olduğunu, davacının ödemeleri zamanında yapmaması nedeniyle sözleşmenin tamamlanamadığını, davacının yabancı uyruklu bir off shore tabela şirketi olması sebebiyle Türkiye'de malvarlığı bulunmadığını, davacının sunduğu yabancı dildeki belgelerin onaylı Türkçe tercümelerinin bulunmadığını, sunulan 357.000 USD tutarlı Swift belgesinin orijinal olmadığını ve 27.04.2012 ile 21.02.2012 tarihli çelişkili bilgiler içerdiğini, söz konusu Swift belgesinin alıcısının ... Ltd. olduğunu, bu belgenin dava konusuyla ilgisinin bulunmadığını, dosyaya sunulan diğer dekont ve faturaların dava ile ilgisiz olduğunu, ... Ltd. adına kesilen faturanın Makhambet isimli bir tankerin tamiriyle ilgili olduğunu, davacının delillerini HMK'ye uygun şekilde açıklamadığını, davacının Türkiye'de mal varlığı bulunmaması nedeniyle kötü niyetli olarak bu davayı açtığını belirterek davacının yabancılık teminatı yatırmasına, haksız ve yersiz davanın reddine, kötü niyetli davacıdan %20 tazminat tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, İtirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.nun 119.madesinde (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmü bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile, 6100 Sayılı HMK 119. Maddede dava dilekçesinde bulunması gereken hususların açıklandığı, 119/1-b maddesinde davalı adı soyadı ve adreslerinin bulunmasının gerektiği açıklandıktan sonra 119/2 maddesinde, mahkemece davacıya eksikliği tamamlaması için bir hafta kesin süre vereceği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. ( Aynı yönde İstanbul BAM 44 HD nin 2026/718 E., 2026/1261 K. sayılı, 02.07.2026 tarihli kararı ve ... BAM 22. HD'nin 2024/410 E., 2026/1687 K., 11/06/2026 tarihli kararı) Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden yargılamaya başlanılması mümkün değildir. Bu husus, hukuki dinlenilme hakkının doğal sonucudur. Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli, E. 2024/1808, K. 2024/3622 sayılı kararında da ifade edildiği üzere, "6100 sayılı HMK 119/2 nci 'Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.'" hükmü gereğince işlem tesis edilmesi yasal bir zorunluluktur. 6100 Sayılı HMK'nun 94. maddesi uyarınca, kesin süre verilmesi halinde, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekmektedir. Öte yandan; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2. maddesi emredici nitelikte olup dava, süre dolduğunda kendiliğinden açılmamış sayılır. Verilecek karar sadece bu hukuki durumun tespiti niteliğindedir. Kesin süreye ilişkin ara kararın verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hâkimin de bağlı olduğu ve dolayısıyla hâkimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. (Aynı yönde Sakarya BAM 4. HD nin 2022/1356 E., 2023/1773K. sayılı kararı) Somut dosyaya gelince; davacı vekilinin hazır bulunduğu 11/09/2024 Tarihli 24. Celsenin 2 nolu ara kararı uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi gereğince davacı vekiline yabancı menşeili davalı şirketin adres bilgilerinin bildirilmesi için -sonuçları ihtaratlı olarak açıklanmak sureti ile- verilen 1 aylık kesin süre içerisinde adresin bildirilmediği, davacı vekilince 14/02/2025 tarihinde Uyap'dan vekillikten çekilme dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Bu itibarla; HMK'nun 119. Maddesi gereğince davalı tarafın tebligata yarar açık adreslerinin bildirilmesi ve taraf teşkili eksikliklerinin giderilmesi için bir aylık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına ilişkin ihtaratlı ara karar oluşturulduğu, kesin sürenin sonunda sonuçlarının doğduğu ve bu tarihten sonra davacı vekilince çekilme dilekçesi sunulmuş olmasının kesin süresinin sonuçlarını değiştirmeyeceği anlaşıldığından; HMK 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 119/2. Maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.403,90-TL harcın mahsubuyla, fazla yatırılan 5.671,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca mahkemeler veznesine yatırılan gider avansından artacak kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır