İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/227 E. 2026/397 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/227
Karar No
2026/397
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/227 Esas KARAR NO : 2026/397

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinini asgari ücretle geçinmekte olduğunu, çok sayıda icra dosyası nedeniyle ekonomik olarak bitkin durumda olduğunu, ikamet ettiği konutta kiracı olduğunu ve kira ödemelerini dahi güçlükle yaptığını, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla müvekkilinim adli yardıma muhtaç olduğunun tescillendiğini belirterek bankanın ağır kusuru, Gabin teşkil eden işlemleri ve sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle haksız tahsil edilen bedellerin (şimdilik 20.000 TL, rapor sonrası ıslah edilmek üzere) tahsil tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri, harçlar ve vekalet ücretinin davalı banka üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; HMK hükümleri ile emsal Yargıtay içtihatları uyarınca, dava meblağının konusu itibariyle belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası şeklinde sembolik değer üzerinden dava açılmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinden müvekkili bankanın davacının darda kalma halini bildiği halde yasal sınırların üzerinde fahiş faiz tahsilatı yaptığı iddia edilerek işbu alacak davasının ikame edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu kapsamda bunların tamamı bankacılık işlemi olduğundan davaya konu edildiğini tüm kesintilerin miktarı işlem dekontları ve hesap ekstrelerinden belli olduğunu, davacı tarafın örneği ellerinde olan ekstre ve dekontlardan dava meblağını rahatlıkla belirleyebilmelerinin mümkün olduğunu, kaldı ki dava dilekçesi içeriğinden de davacının itiraz ettiği alacak miktarına vakıf olduğunun anlaşıldığını, bu nedenlerle mahkememizce davacı vekiline dava meblağını belirleyip bildirmesi ve eksik harçları ikmal etmesi için kesin süre verilmesini, kesin sürede işlemler yapılmazsa HMK 114 ve devamı hükümleri uyarınca dava şartı eksikliğinden davanın reddine hükmolunmasını, Davacı, "aşırı yararlanma (gabin), sebepsiz zenginleşme ve haksız faiz" iddialarında bulunduğunu, ancak taraflar arasındaki tüm işlemler serbest irade ile imzalanmış sözleşmelere dayandığını, davacı tarafın iddialarını somut deliller ile ispatlamadığını, dava soyut ve genel nitelikte olup reddi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili banka Bergama/İzmir Şubesinden aldığı ve kullanmakta olduğu 30.000,00 TL limitli ...nolu... Kredi kartı bulunduğunu,18.11.2020 tarihinde basılmış olan ... ile ilgili olarak; davacı taraf ile müvekkili banka arasında 29/08/2022 tarihinde Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi imzalanmış olduğunu davacı tarafın kartını 16.09.2022 tarihinden itibaren aktif olarak kullandığını, dava konusu Kartın aktif olarak kullanıldığı süre boyunca takibe intikali olmamıştır. Dolayısı ile dava dilekçesinde belirtildiği gibi herhangi bir ek faiz vs. alınması söz konusu olmadığını, kaldı ki kartın limitinin düşük olması ve kartın ödemeleri sebebi ile icra takibi vs söz konusu olmadığı göz önüne alındığında davanın kötü niyetli olarak açıldığının düşünüldüğünü belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafça haksız şekilde fahiş faiz uygulaması iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Dava dosyasına arabuluculuk anlaşmama tutanağının sunulmadığının görülmesi üzerine; Mahkememizin 25/03/2026 tarihli tensip tutanağı ile, "...19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK 5. Maddesinden sonra gelmek üzere arabuluculuğun dava şartı olduğuna ilişkin 5/A.1fıkrası ve aynı Kanunla 6325 sayılı Kanuna eklenen18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu konuda davacı vekiline tebligat çıkarılmasına ve 1 haftalık kesin sürenin tebligatın alınacağı tarihten itibaren başlayacağının bildirilmesine, verilen kesin süre içinde bu tutanağın ibraz edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına,.." karar verilmiştir. Davacı vekiline dosya inceleme tutanağının 30/03/2026 tarihinde e-tebliğ edildiği ve davacı vekilinin 02/04/2026 tarihli delil dilekçesi ile arabuluculuk son tutanağının delil olarak belirtildiği ancak dilekçe ekinde mahkememizce verilen kesin süreye rağmen sunulmadığı anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde; mahkememiz huzurunda görülen davanın alacak davası olduğu, TTK'nın 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı vekili tarafından zorunlu olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığına dair ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği, davacı tarafa verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, davanın TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu ancak dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, Dosyada Adli Yardım kabul kararı bulunduğundan; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732,00 TL. maktu karar ve 732,00 TL başvurma harcının toplamı olan 1.464,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyada Adli Yardım kabul kararı bulunduğundan; resmi ödenekten karşılanan 45-TL tebligat yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı tarafın yaptığı 2.90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma vasıtası ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/227, K. 2026/397, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-227-e-2026-397-k-122763a3c96c