İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/209 E. 2026/549 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/209
- Karar No
- 2026/549
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/209 Esas KARAR NO :2026/549
DAVA:Menfi Tespit (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/03/2019 KARAR TARİHİ :09/07/2026
DAVA :Görevsizlik ile mahkememize gelen ve davacı vekilince ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı Şirkette kılavuz kaptan olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından davacıdan işe giriş esnasında işe giriş şartı olarak teminat senedi niteliğinde bir senedin imzalanmasının istendiğini, esasen işe giriş gayesiyle ve işe alınmama korkusundan ileri gelen bir baskı ile salt ad, soyad, tarih ve imza bölümlerini doldurarak imzaladığı teminat senedini davalıya teslim ettiğini, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini sonlandırdığını bildirdiğini, davalının da davacının istifası akabinde teminat amaçlı olarak senedi iade etmeyip davacı tarafından boş bırakılan özellikle bedel ve ödeme tarihi kısımlarını davacının rızası hilafına doldurarak davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, davacının işbu senedin kendisine karşı kullanılmayacağı belirtildiğinden senet bedeli ve ödeme tarihi gibi önemli bilgileri dahi doldurmadan senedi davalıya teslim ettiğini; ancak istifanın ardından bu senedin kendisine verilmeyerek icra takibine konu edilmesi üzerine işbu davanın açılmasının zorunlu hâle geldiğini, teminat senedindeki bedelin davalının kılavuz kaptanlar ile imzaladığı iş sözleşmesinde yer alan cezai şart tutarı ile aynı olduğunu, fahiş tutardaki cezai şarta ilişkin işçiye baskı ile tarihsiz senet imzalatıldığını ve buna dayanılarak işçinin istifasını takiben ihtiyati haczen tüm malvarlıklarına karşı işlem yapıldığını, kötüniyetle işçiye zarar vermek için cebri icra yoluna başvurulduğunu belirterek icra dosyasına konu edilen 110.000,00 USD bedelli senedin teminat senedi vasfında olduğuna, davacının takip konusuna ilişkin icra takibine konu senetten ve icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, menfi tespit nedeniyle davacı hakkındaki icra dosyasındaki takibin iptaline, davalının icra takibinde davacıyı kötüniyetli ve dayanaksız olarak taraf göstermesi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekilince ... İş Mahkemesine ibraz edilen cevap dilekçesinde, davaya konu senedin teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının teminat senedi iddiasını dava dilekçesinde taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer alan cezai şarta dayandırdığını ve senedin buna ilişkin olarak tanzim edildiğini ikrar ettiğini, davacının hiçbir iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile cezai şartı ödemek için verilmiş bir senedin teminat için değil ifa için verilen senet olduğunu, iş sözleşmesinin (5.11) hükmünün ise taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444, 447 ve devamı maddeleri kapsamında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı niteliğindeki anlaşmayı ihtiva etmekte olup davacının bu anlaşmayı açıkça ihlal ettiğini, bu doğrultuda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun göreve ilişkin amir hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak görev itirazının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine ve dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, davacı aleyhine senet miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebine ilişkindir. Deliller ; taraflar arasında imzalanan sözleşme , ... icra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası, davacının işten çıktıktan sonra çalıştığı yerleri gösteren evraklar, fesih ihtarnamesi, yasal mevzuat. Dosyanın ilk tevzi edildiği ... İş Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilerek söz konusu senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun tespiti ile bu senedi dayanılarak başlatılan icra takibinin iptaline ve takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, verilen karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna gidildiği, istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 25 H.D'nin 27/03/2025 tarih 2021/839 esas 2025/601 karar sayılı ilamı ile ; "Davalının istinaf başvurusunun Esastan KABULÜNE, .... İş Mahkemesinin ... Karar sayılı 13.10.2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasında davacının 33.000 USD borçlu olduğunun tespiti ile, takibin 33.000 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin Reddine, Davacının kötüniyet tazminatı ile davalının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine," şeklinde karar verildiği, verilen karara kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9 HD'nin 29/09/2025 tarih 2025/5470 esas 2025/7113 karar sayılı ilamı ile ; "Uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebi bakımından iş mahkemelerinin görevli olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve 2023/1 Esas, 2025/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 444 ila 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/3 hükmüne göre içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Şu hâlde davacının somut davadaki talepleri bakımından, bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararı gereği, asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan kararın görev yönünden bozulması gerekmiştir. " denilerek istinaf tarafından verilen kararın bozulduğu, bunun üzerine İstanbul BAM 25 HD'nce 2025/2293 esas 2025/2659 karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına, açılan dava da İş Mahkemelerinin görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair kesin karar verildiği, bunun üzerine ... İş Mahkemesinin ... esas 2026/54 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Rekabet yasağı Borçlar Kanunun 444 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup buna göre ; Borçlar Kanunu Rekabet yasağı - koşulları başlıklı 444.maddesinde ; " Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. " denildiği, Borçlar Kanunu Sınırlandırılması başlıklı 445.maddesinde ; " Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. " denildiği, Borçlar Kanunu Aykırı davranışların sonuçları başlıklı 446.maddesinde ; " Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. " denildiği, Borçlar Kanunun Sona ermesi başlıklı 447.maddesinde ; "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. " denildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 2018 yılında imzalandığı, iş görenin davacı şahıs , iş verenin davalı şirket olduğu, iş görenin yapacağı iş ve iş yerinin sözleşmenin 2.maddesinde tanımlandığı, hizmetin yapılış tarzı , iş görenin görev ve sorumluluklarının, sözleşmenin 5.maddesinde düzenlendiği, iş akdinin devamı sırasında rakip firmalar ile bir fiil veya ortak olarak ilişki kuramayacağı, yine mesleki sırları ve görevi gereği elde ettiği bilgileri gizli tutması gerektiği hükmünün bulunduğu, yine 5.11.maddesinde bilgi saklama ve 3.kişileri vermeme hususunda iş görene sorumluluk yüklendiği, maddenin devamında "bu kapsamda iş gören , Türk Borçlar Kanunun 444 ve devamı maddeleri uyarınca düzenlenen rakebet etmeme yasağı gereği, iş akdi süresince ve iş akdinin bitiminden itibaren 2 yıl süre ile iş veren ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerde ve firmada ortak yahut başka bir sıfat ile herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğinin" kararlaştırıldığı, maddenin devamında, sayılan liman ve körfezlerde aynı hizmet dalında faaliyet gösteren farklı bir kurum adına klavuz kaptan olarak çalışmayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, yine aynı maddenin devamında iş görenin görevinden ayrılmak istemesi ve yukarıda belirtilen rekabet yasağına aykırı davranmak istemesi halinde iş verenin uğrayacağı zararları karşılamak adına TBK 444.maddesi adına düzenlenmiş olan cezai şart olarak son brüt maaşının 8 katı ücreti ve çalıştığı her yıl için brüt maaş miktarı toplamı olarak ödemeyi kabul ettiği, bu kapsamda cezai şart olarak 110.000,00USD ödemeyi kabul ettiği hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin 7.3.maddesine göre, iş görenin sözleşmede belirtilen çalışma süresini doldurmadan kendi isteği ile hizmet sözleşmesini fesih etmek istemesi halinde ilk 2 yıl için 8 ay önceden , mütakip yıllarda 4 ay önceden bildirimde bulunması gerektiği hususunun düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 13/02/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde, 18/09/2018 tarihinden itibaren çalışmakta olduğu iş yerinden gördüğü luzüm üzerine 13/02/2019 tarihinde ayrılacağını bildirdiği tespit edilmiştir. Davacının çalıştığı yerleri gösterir şekilde işe giriş çıkış bildirgeleri SGK'dan istenilmiş ve gelen yazı cevabına göre davacının davalı şirketten ayrıldıktan hemen sonra 14/02/2019 tarihinde işe başladığı tespit edilmiştir. Davacı ile davalı tarafından ayrıca gizlilik sözleşmesi imzaladığı ve aykırı davranılmasının cezai şarta bağlandığı görülmüştür. İş bu dosya ile ilgili olan İstanbul BAM 25 HD'nin 2021/839 esas 2025/601 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacı iş sözleşmesini , sözleşmedeki önellere uymadan fesih ettiği, 1 gün sonrada aynı il sınırında aynı alanda iştigal eden rakip firmada işe başladığı, dava konusu olan icra dosyasındaki bononun miktarının sözleşmede yazan cezai şart miktarı ile aynı olduğu, davacının rekabet yasağına aykırı davrandığı, taraflar arasında ayrıca imzalanan gizlilik sözleşmesi dikkate alınarak, gizlilik sözleşmesinin 3.1.maddesi kapsamında davacının iş görene yapmış olduğu iş ve bu iş nedeniyle vakıf olabileceği bilgi ve projelerin tek tek sayıldığı ve ayrıntılı olarak gizlilik sözleşmesi imzalandığı, gizlilik sözleşmesindeki iş görenin yapacağı hizmet türü ve diğer hususlar dikkate alındığında , Borçlar Kanunun 444/2.maddesi şartları kapsamında , davacının yapmış olduğu işi niteliğince davalı tarafın müşteri çevresi veya üretim sırları yada iş verenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağladığı anlaşılmakla , davacının Borçlar Kanunun 444.maddesi kapsamında rekabet yasağına aykırı davrandığı, cezai şart ödemesi gerektiği ancak TBK 182/son göz önünde bulundurularak cezai şartın fahiş olması nedeniyle %70 hakkaniyet indirimi yapılması uygun bulunarak karar vermek gerekmiş ayrıca cezai şartta hakkaniyet indirimi yapılması nedeni ile davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, (takdiri indirim yapılarak 33.000,00USD cezai şart neticesini doğurur şekilde karar verildiğinden, davalı lehine dava tarihi olan 27/03/2019 tarihindeki Merkez Bankası Ku'una göre hesaplanan 33.000,00USD X 5,3483TL= 176.493,90TL üzerinden vekalet ücreti davalı lehine hesaplanmıştır.) dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas nolu takip dosyasına konu edilen keşidecisi ... tanzim tarihi 08/10/2018, lehtarı ... .... A.Ş ödeme tarihi 20/02/2019 bedeli 110.000,00 USD olan senetten dolayı, davacının davalıya 77.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebi ile davalının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin , davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Hakkaniyet indirimi yapılması nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı tarafından peşin yatırılan 10.355,56TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Bu dava sebebiyle 28.131,36TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden , peşin alınan 10.355,56TL'nin mahsubu ile 17.775,80TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtaya Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır