İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2004 E. 2026/48 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2004
Karar No
2026/48
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2004 Esas KARAR NO : 2026/48

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin davalıların bir yakın arkadaşı ile tanışarak davalılara borç para vermesini istediğini, müvekkilinin de davalılar 600.000,00-TL borç verdiğini, davalılar ile ticari ilişkisi olmadığını, davalıların müvekkiline 25/07/2018 vadeli 600.000,00-TL 'lik senet verdiklerini, borçlu ...'in ciranta ise ... olduğunu, müvekkiline ciro ettiğini, senette yazılı olan tutarın bir kısmının ödendiğini, 160.000,00-TL'nin ödenmediğini, müvekkilinin icra takibi yaptığını, karşı tarafın .... İcra Hukuk Mahkemesi aracılığıyla icra takibinin iptalini talep ettiğinden takibin iptal edildiğini, takip iptal olduktan sonra .... İcra Müdürlüğü tekrar takip başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, haksız itirazın reddi ile %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmeleri ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını taleple dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan tebligatın usulsuz olduğunu, müvekkilinin bu davayı şifahen 16.12.2025 tarihinde öğrendiğini, davaya konu bono yönünden, keşideci sıfatıyla müvekkil aleyhine ileri sürülen kambiyo senedine dayalı talep, Türk Ticaret Kanunu uyarınca vade tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zaman aşımına itirazları olduğunu, göre itirazları olduğunu, davanın ticari nitelikte olduğunu, öncelikle davanın usulden reddini aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasına konu 25/07/2018 tarih ve 600.000,00-TL bedelli bono şahsı tarafından diğer davalı ... ... ortağı bulunduğu ... Harfiyat Nak. Oto. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin tasfiye nedeniyle aralarındaki mal paylaşımından ötürü teminat olarak verildiğini, bononun ön yüzüne şerh düşüldüğünü, 03/09/2020 tarihi itibariyle teminat senedine konu borcun eksiksiz olarak ödendiğini, bu nedenle davacının dava konusu senedin teminat snedi olduğu bilerek ciro aldığını, dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini, tarafının borcu diğer davalıya olup borcunun gereği zamanında yerine getirdiklerini, davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, itirazın iptali davasıdır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar numaralı görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; davacının davasını .... Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açtığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verdiği bu kararın 09/09/2026 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 14/11/2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 24/05/2021 tarihinde açılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. “… ....Asliye Hukuk Mahkemesince, "... uyuşmazlık kambiyo senedine (bonoya) ilişkin olduğundan dava mutlak ticari dava niteliğindedir ve uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu tür bir davada dayanak belgenin kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığının tartışılacağı mahkeme de hiç kuşkusuz görevli Asliye Ticaret Mahkemesidir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkemesince,"...davaya ve takibe konu alacağın ilamsız takip konusu yapılan senet bedelleri olduğu, ancak bono senedine dayalı takip yapılmadığından alacağın sebebinin kambiyo senedi vasfından sayılamayacağı, kaldı ki bonoların zamanaşımına uğradığı, tarafların da tacir ve yapılan işin de ticari iş olmadığı anlaşıldığından mahkememizin karşı görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-ı. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır. Somut olayda; tarafların tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, takip dayanağının zamanaşımına uğramış bono olması, ilamsız icra takibine dayanması, zamanaşımına uğrayan senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nın 09/11/2016 tarih, 2014/19-1241 Esas ve 2016/1033 Karar sayılı ilâmı), ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir” (İstanbul Bam 37.HD 2024/1086 E. 2024/3216 K.). Yukarıda açıklandığı üzere, tarafların gerçek kişi olup tacir olmadıkları, takibe konu senedin zamanaşımına uğramış bono olması, kambiyo vasfını yitirdiği, bu nedenlerle yukarıdaki emsal yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülerek neticelendirilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkememizce işin esası incelenmeksizin karşı görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddesi uyarınca görev nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, Ancak bu konuda .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememiz ile arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI doğduğu dikkate alınarak, işbu kararın İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde MERCİİ TAYİNİ için dosyanın İstanbul Bölge Adliyesi 'nin ilgili dairesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği"şeklindeki düzenleme nazara alınarak YARGILAMA GİDERLERİ KONUSUNDA BU AŞAMADA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize veya mahal Asliye Hukuk Mahkemesine sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2004, K. 2026/48, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2004-e-2026-48-k-3ccd839e0739