İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1710 E. 2026/632 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1710
- Karar No
- 2026/632
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1710 Esas KARAR NO :2026/632
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/09/2026 KARAR TARİHİ:16/09/2026
Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin keşideci olarak, davalı firma lehine, 30.09.2023 tarihli, ... çek numaralı çeki 15.000 USD tutarında düzenlediğini, müvekkili şirketin davalıya çek bedellerini ödediğini, avukatlarının çek bedelinin tahsil edildiğine dair yazı verdiğini takip masrafları dahil ibraname verilmişse de çek aslının müvekkiline de bankaya da teslim edilmediğini, davaya konu edilen çekin davalı tarafın elinde bulunmasını haklı kılacak hiçbir meşru sebep veya güncel bir alacak borç ilişkisinin kalmadığını, davalı tarafın müvekkili şirkete ait olan çeki haksız yere uhdesinde tuttuğunu, iade etmesi gerekirken tahsil etmesine rağmen uhdesinde tutmaya devam ettiğini, çekin aslının haricen yapılan bildirimlere ve ihtar süreçlerine rağmen müvekkili şirkete iade edilmediğini, davalının bu eyleminin müvekkili şirketin mal varlığında haksız bir eksilmeye yol açtığını belirterek; telafisi imkansız zararların doğmasını önlemek ve hükmün infasını güvence altına almak amacıyla davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir/ ihtiyati haciz konulmasına, çekin usul ve yasaya aykırı bir şekilde bir başkasının elinde bulunması dolayısıyla ilgili bankaya müzekkere yazılarak tedbiren çeke ödeme yasağı getirilmesine, ardından davanın kabulüne, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak tahsile dilen dava konusu çek aslının veya çek bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin henüz tebliğ edilmediği görüldü. Davacı vekilinin 16.09.2026 tarihinde taraflarınca dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk süreci yürütülmediği, dava şartının taraflarınca sağlanmadığı için dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi talepli beyan dilekçesi sunduğu görüldü. Dava: Çekin İstirdatı Talebine İlişkindir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın 07/06/2024 tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Dosya kapsamından, davanın 02.09.2026 tarihinde açıldığı, davacı tarafça 16.09.2026 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmadığını belirtmiştir. Hâl böyle olunca, Mahkememizce, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A(1) ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 12.371,19-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.639,19-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır