İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1656 E. 2026/706 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1656
Karar No
2026/706
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1656 Esas KARAR NO : 2026/706

DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/09/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. ’ye 18.08.2023 tarihini kapsayacak şekilde trafik sigortası (Z.M.S.S.) ile sigortalı "..." plaka sayılı araç, 18.08.2023 tarihinde tam kusurla (%100), müvekkile ait "..." plaka sayılı araca çarpmak suretiyle hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, bu kazada "..." plaka sayılı araç sürücüsü % 100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ..." plaka sayılı aracın sürücüsü ise kusursuz olduğunu, müvekkiline ait aracın ... ... model araç 189.512 KM’de olmasına rağmen tamamı orijinal bir araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirildiğini, bu değişen parçaların ise daha sonrasında öğrenildiği üzere tamamının yan sanayi parçalar olduğu ortaya çıktığını, yine aracın bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olduğunu, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve TRAMER kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, müvekkili adına 21.09.2023 tarihinde ... Sigorta A.Ş. Resmi web sitesi aracılığıyla sigortaya başvuru yapıldığını, başvurunun ekran görüntüsü daha sonra ... Sigorta A.Ş.'den talep edilmiş ve dosyaya ekleneceğini, Arabuluculuk bürosuna yaptığı başvuru ile arabuluculuk görüşmesi sonucunda da anlaşma sağlanamadığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 kapsamında belirsiz alacak şimdilik 100,00 TL avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte, KTK 88. maddesi uyarınca davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde değer kaybı bedeli talebine ilişkindir.

Davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte kanunda öngörülen şekilde arabuluculuk son tutanağını dosyaya ibraz etmemiştir. Davacı tarafa usulüne uygun olarak bir haftalık kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonucu ihtar edilmiş ancak, Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı bir örneğinin dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Somut olayda davacı taraf arabuluculuk sürecine ilişkin son oturum tutanağını dava dilekçesi ile birlikte ibraz etmemiştir. Bunun üzerine yukarıda açıklanan yasa maddelerine uygun olarak davacıya muhtıra ile kesin süre verilmiş ancak usul ve yasaya uygun olarak mahkememizce yapılan ihtara rağmen eksiklik giderilmemiştir. 7036 sayılı Kanunda öngörülen belgenin dosyaya ibraz yükümlülüğü taraf ve vekillerine aittir. Bu doğrultuda eldeki davada re'sen araştırma ilkesi değil, taraflarca getirme ilkesi egemendir. Dolayısıyla arabuluculuk anlaşamama belgesini araştırma mükellefiyetinin hakime yüklenmesi de yerinde olmayacaktır. Aksi halin kabulünde UYAP sistemi üzerinden ulaşılabilecek her türlü bilgi ve belgenin hakimlerce toplanması sonucu ortaya çıkar ki bu durumunda mevcut yargılama sistemi ile bağdaşmayacağı açıktır. Kaldı ki, davacı dava dilekçesinde arabuluculuk yoluna ilişkin hiçbir açıklama yapmamış, dosya/başvuru numarası bildirmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk anlaşamama son tutanağının aslını ya da onaylı örneğini sunmaması, mahkememizce verilen kesin süre içinde de bu eksikliği yerine getirmemesi ve davanın konusu gereği arabuluculuk dava şartına tabi olması sebebiyle arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Dava adli yardım talepli açıldığından daha önce suçüstü ödeneğinden karşılanan 265,00 TL tebligat ücretinin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1656, K. 2026/706, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1656-e-2026-706-k-2549e10e7963