İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/159 E. 2026/369 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/159
- Karar No
- 2026/369
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı .....şirketin kuruluşundan bu yana sürekli olarak örgüt- çete kapsamında imza sahteciliği de yapmak sureti ile düzenledikleri resmi ve özel belgeler ile, şirketin hudutsuz ve münferit yetkilisi ve vekili olarak kendisini ibra ettiğini, bu yetkiler ile planlı programlı fikir ve eylem birliği içerisinde şirketin zararına kendi menfaatine iş ve eylemler gerçekleştirdiğini, .....Yatırımları A.Ş. ile .....Sağlık...A.Ş yönetimi arasında yapılan kira ve mal devri sözleşmelerinin bulunduğunu, İstanbul Beyoğlu .....Noterliğinin .....tarih ve.....yevmiye no'lu sözleşme ile mülkiyeti ......A.Ş'ye ait hastane binasının kiraya verildiğini ve çalışmakta olan Hastane içindeki tüm malzemelerin .....A.Ş'ye devredildiğini, ilgili şirketin Diyarbakır Şubesi olarak hastaneyi halen çalıştırdığını, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....Esas dosyasından notere müzekkere ile bu hususun sorulduğunu, ilgili noterin ise verilen tarih ve sayıda arşivlerinde böyle bir sözleşmenin mevcut olmadığını beyan etiğini, sahteliği resmi kayıtlara intikal etmiş ve kesin karine niteliği taşıyan bu resmi belge ile şirket ve müvekkili ortağa zarar verildiğini beyanla; davalıların iştirak halinde .....A.Ş.'ye verdiği zararın bilirkişiler marifeti ile hesaplanarak tespitinin yapılması ve bu bedelin yasal faiziyle şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalılar .....ve .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Hak Düşürücü sürenin dolduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, noter tasdikli kararların ve tapu kayıtlarının kesin delil niteliği söz konusu iken davacı tarafın bunlara istinaden; olmayan soyut iddialar ile dava hakkı yaratmaya çalıştığını, davacı taraf, sunduğu noter onaylı yönetim kurulu kararlarının sahte olduğunu iddia ettiğini, ancak HMK m. 204 uyarınca noter senetleri sahteliği kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ile ispatlanana kadar kesin delil olduğunu, davacının, 13 yıldır bu yönde bir sahtecilik hükmü ve iddiası sunmadığını, aradan yıllar geçtikten ve kendi hisslerini eşine devrettikten sonra kalan tek bir hisse üzerinden şirkete adeta savaş açmış durumda olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı .....Yatırımları A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı huzurdaki dava ile .....A.Ş.'ye verilen zararın bilirkişiler marifeti ile hesaplanarak tespitinin yapılması ve bu bedelin yasal faiziyle şirkete ödenmesini talep ettiğini, yani davanın eda davası olduğunu, arabuluculuğa konu yapılan hususun; .....Hizmetleri Özel Eğitim İnşaat Turizm Akaryakıt İthalat İhracat San. Tic. A.Ş ile .....Yatırımları A.Ş. arasında yapılan, İstanbul Beyoğlu .....Noterliğinin, .....tarih.....yevmiye (gün) nolu "kira sözleşmesi" varlığının, var olup olmadığı, var ise usule uygun olup olmadığı ,kira sözleşmesinin revize edilip edilmediği, kira ilişkisinin, TBK hükümlerine göre devam ettirilip edilmediği, stopajların yatırılıp yatırılmadığı, sözleşme hükümlerine göre yapılan ödemelerin olup olmadığı, taraflar arasında farklı ya da özel sözleşmelerin olup olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, arabulucu başvurusu ile tespit talep edildiğini, dolayısı ile işbu dava konusu ihtilaf bakımından arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5A/1 maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiştir. DEĞERLENDİRME : Dava, davalı .....yönünden, 6102 sayılı TTK'nın 553.maddesi gereğince açılan anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat; diğer davalılar yönünden, TBK genel hükümlerine göre tazminat davasıdır. Dava konusu bir miktar tazminatın ödenmesi olduğundan yukarıda yer verilen Kanun hükmü gereği dava şartı arabuluculuğa tabidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile getirilen değişiklik ile 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.maddesi uyarınca davacı tarafça dava konusu uyuşmazlık hakkında zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığının anlaşıldığı, işbu dava konusunun; davalı .....yönünden, 6102 sayılı TTK'nın 553.maddesi gereğince açılan anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat; diğer davalılar yönünden, TBK genel hükümlerine göre tazminat isteminden kaynaklandığı; arabuluculuğa konu yapılan başvurunun ise .....A.Ş. ile .....Yatırımları A.Ş. arasında yapılan, İstanbul Beyoğlu .....Noterliğinin, .....tarih ve .....yevmiye no'lu kira sözleşmesi varlığının, var olup olmadığı, var ise usule uygun olup olmadığı, kira sözleşmesinin revize edilip edilmediği, kira ilişkisinin, TBK hükümlerine göre devam ettirilip edilmediği, stopajların yatırılıp yatırılmadığı, sözleşme hükümlerine göre yapılan ödemelerin olup olmadığı, taraflar arasında farklı ya da özel sözleşmelerin olup olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, dolayısı ile işbu dava konusu ihtilaf bakımından arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediği, bu durumda davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, buradaki dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği, bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyeceği anlaşılmakla, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60.-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 4-Yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1 ve 13/1-2 maddeleri uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.000,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile 1/3'er oranında davalılara verilmesine, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilleri ile davalı asil .....yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip