Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/2260 E. 2026/812 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2260
Karar No
2026/812
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2260

KARAR NO : 2026/812

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/05/2025

NUMARASI : 2024/181 E - 2025/359 K

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 26/03/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak ... tesisat numaralı kullanım yerinde ... A.Ş. aracılığıyla yasal elektrik tüketimi yaptığını, ancak davalı dağıtım şirketi tarafından müvekkiline atfen sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek eksik ölçüm yapıldığı ve kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla 29.02.2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa dayanılarak toplam 578.089,06 TL bedelli iki adet fatura tahakkuk ettirildiğini, oysa müvekkilinin belirtilen kullanım yerinde kaçak elektrik kullanmadığını, düzenlenen tutanağın müvekkilinin imzasını içermediğini ve tek taraflı şekilde davalı şirket çalışanları tarafından hazırlandığını, söz konusu tutanağın resmi belge ya da adi senet niteliğinde olmadığını ve ispat gücüne sahip bulunmadığını, bu nedenle kaçak elektrik kullanım iddiasının hukuken geçerli ve yeterli delillere dayanmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 43. maddesine göre kaçak tespitin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması gerektiğini, bu şartın da somut olayda sağlanmadığını, müvekkiline tahakkuk ettirilen bedelin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlıkta EPDK tarifeleri ve yönetmeliklerine uygun hesaplama yapılıp yapılmadığının ancak uzman bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceğini, bu nedenle müvekkilinin borçlu olup olmadığının belirlenmesinin özel teknik uzmanlık gerektirdiğini, somut davada yalnızca 500,00 TL’lik kısım için kısmi menfi tespit davası açıldığını, kalan kısım yönünden haklarının saklı tutulduğunu, müvekkili hakkında alınan ihtiyati tedbir kararının mevcut olduğunu, arabuluculuk sürecinin de tamamlandığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davaya konu iki faturanın şimdilik 500,00 TL tutarındaki kısmından borçlu olmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, bilahare verilen kesin süre içinde dava değerini tahakkuk bedeline yükselterek harcını tamamlamıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş.’nin İstanbul Avrupa yakasında yaklaşık 4,5 milyon aboneye EPDK tarafından onaylanan tarifeler üzerinden görevli tedarik şirketi sıfatıyla hizmet verdiğini, serbest tüketicilerle ikili anlaşmalar yaparak da faaliyet yürüttüğünü, görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davacı .... Ltd. Şti.’nin sayaç ölçü sistemine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu durumun 29.02.2024 tarihli tutanakla kayıt altına alındığını, sayaçtaki S fazı çıkış kablosunun giriş sigortasına bağlanmak suretiyle o fazda kayıt yapılmadığının belirlendiğini, bu nedenle 05.03.2024 tarihli 262.842,59 TL ve 315.246,47 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, faturalandırmanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42 ve 45. maddeleri uyarınca yapıldığını, davacının teknik bir hata değil bilerek ve sistem müdahalesi ile enerji tükettiğini, tutanağın resmi belge niteliğinde olup aksi ispat edilmedikçe geçerli olduğunu, davacı tarafın iddialarını destekleyecek herhangi bir belge sunmadığını, yapılan hesaplamalarda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre kaçak tespit tutanağına dayanarak yapılan tahakkukun hukuka uygun olduğunu, müvekkili kurumun işlem ve hesaplamalarının yasal mevzuata uygun biçimde yürütüldüğünü, kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu ve tahakkukların usule uygun şekilde oluşturulduğunu, bu nedenle haksız açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; Halkalı Merkez Mah. ... Sok. No:... Küçükçekmece / İstanbul'da bulunan ... hizmet numaralı davacı kayıtlı tesisatta 29.02.2024 tarihinde yapılan kontrolde “EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/c. Bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmiştir.” ifadesi ile ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenerek hizmet sonlandırıldığı, dosya kapsamına uygun teknik raporda 29.02.2024 - 01.12.2023 arası 90 gün üzerinden sayaç tüketimi 40.150 kWh olduğu, davalı tarafından bu tüketime %85 eklenerek 34.127,5 kaçak tüketim olarak tahakkuk edildiği, buna göre davacı işyeri toplam tüketimi 74.277,5 kWh'e denk geldiği, 90 güne bölündüğünde ise günlük tüketim 825,30 kWh göründüğü, bu durumda tespit anında ölçülen akım değerlerine göre davacının aralıksız 24 saat, sayaç üzerindeki max günlük değere göre ise aralıksız 13 saat çalıştığı, bu durumun teknikle izah edilmesi mümkün olmadığı, 01.12.2023 – 09.05.2023 arasında da 206 gün üzerinden sayaç tüketimi 76.100 kWh olduğu davalı tarafından bu tüketime %85 eklenerek 64.685 kWh ek tüketim olarak tahakkuk edildiği, buna göre davacı işyeri toplam tüketimi 140.785 kWh’e denk geldiği 206 güne bölündüğünde ise günlük tüketim 683,4 kWh göründüğü, bu durumda tespit anında ölçülen akım değerlerine göre davacının aralıksız 20 saat, sayaç üzerindeki max günlük değere göre ise aralıksız 11 saat çalıştığı, bu durumunda teknikle izah edilmesi mümkün olmadığı, bu kapsamda davalı dağıtım şirketinin aboneliği bulunan tesisatta müdahalede bulunularak faz sırasının değiştirilmesi ile ilgili yaptığı tespit bakımından kaçak elektrik tüketimi belirlenmesi yönüyle eksiklik bulunmadığı fakat tespit sonrası yapılan iş ve işlemlerin mevzuatta tariflenen hükümlere uymadığı, labaratuvar raporu alınmadığı, ... sayaç şartnamesine göre tesis edilecek sayaçlarda bu tip durumların kayıt altına alınması mecburi olduğu, net tarihin kolaylıkla tespit edilebileceği ancak böyle bir uygulama yapılmadığı, yine güç değeri tespitinde sayaçta faz değişikliği halinde %46 eksik kaydedeceği ile ilgili yaptığı tespitin herhangi bir teknik karşılığı bulunmadığı, davacının ölçtüğü faz akımları ve sayaçtaki max demand değeriyle de böyle bir tüketim gerçekleşemeyeceği ortada olduğu, sayaçtaki eksik tüketim için herhangi bir kesin sonuç verilemeyeceği, her halükarda eksik tüketim olması bekleneceği ancak bunun %10-15 gibi bir değere tekabül etmesi bekleneceği, davacının labaratuvar raporu yanı sıra belli bir süre ile doğru bağlantılı sayaç takmak suretiyle farkı izleyerek de neticeye varabileceği ancak bu yöntemi de tercih etmediği, davacının süre bakımından da hatalı işlem yaptığı,31.01.2024 - 29.02.2014 değerleri dikkate alındığında müdahalenin bu aralıkta gerçekleştiği açık bir şekilde belli olduğu, kaçak işlemi ... endeksle yapılmış iken dava dışı tedarik şirketince 29.02.2024 tarihinde sayaç endeksi 19200 ile fatura kesildiği anlaşıldığı, halbuki kesik tesisatta sayaç ilerlemiş olmaması gerektiği, perakende şirketinin kesik tesisata fatura düzenlememesi gerektiği, ancak düzenlenen normal tüketim faturası işbu davanın konusu olmadığı, bu itibarla davacının menfi tespit talebinin ek tüketim faturası yönünden tümüyle, kaçak tüketim faturası için 191.402,13 TL olmak üzere toplam 454.244,72 TL menfi tespit talebi uygun olduğu hükme dayanak raporla da tespit edilmiş olmakla; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davacının davalı tarafından düzenlenen 05.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 315.246,47-TL bedelli ve 05.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 262.842,59-TL bedelli faturalar yönünden; davacının kaçak tüketim faturası yönünden 191.402,13 TL, ek tüketim faturası yönünden tümüyle 262.842,59 TL olmak üzere toplam 454.244,72 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir....menfi Tespit davası kısmi dava olarak açılamayacağından, borç olarak tahakkuk ettirilen 578.089,06-TL fatura bedelleri üzerinden eksik harç ikmal ettirildiğinden dava değeri bu tutar üzerinden kabul edilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmıştır." gerekçeleriyle

Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; Davacının davalı tarafından düzenlenen 05.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 315.246,47-TL bedelli ve 05.03.2024 tarihli, ... no'lu ve 262.842,59-TL bedelli faturalar yönünden ; davacının kaçak tüketim faturası yönünden 191.402,13 TL , ek tüketim faturası yönünden tümüyle 262.842,59 TL olmak üzere toplam 454.244,72 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davaya konu faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasının, HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak açılmasının mümkün olduğunu, kaçak elektrik tüketimi iddiasına dayanılarak düzenlenen mezkür faturalardan dolayı müvekkilinin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarının, zorunlu olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebilecek nitelikte olduğundan, asıl davada menfi tespit talebine konu borç miktarı, tamamen ihtilaflı olduğu gibi davacı müvekkili yönünden belirlenebilir de olmadığını, tensip kararı nedeniyle dava değerini zorunlu olarak tahakkuk miktarı olarak göstererek harçlandırdıklarını, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesi ve aleyhe vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini,

Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişinin de kabulünde olduğu üzere sayacın eksik ölçtüğü oran %15 olduğunu, kaçak tüketim miktarının hesaplamasında esas alınması gereken kaçak elektrik tüketim miktarı 1.777,50 kW olması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dışı perakende satış şirketi tarafından faturalandırılan ve bedeli ödenen tüketim miktarının kaçak kullanım miktarına eklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususun bilirkişi tarafından da kök raporda kabul edildiğini ve kaçak elektrik faturasına esas tüketim miktarı 1.777,50 kW kabul edilerek hesaplama yapıldığını, kaçak kullanıma esas elektrik faturasının 5.671,61-TL olarak düzenlenmesi gerekirken 315.246,47-TL olarak düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarının mahkeme ve bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini,

davalı tarafından kaçak kullanımın gerçekleştirildiği hususunun sabit olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ... ile yani adrese gitmeden sayacın uzaktan okunduğu sistemlerde, kaçak fatura tarihinin ... ile okuma tarihine kadar olamayacağını, sayacın kaydettiği tüketim, normal tüketimin (%100 - %46) = % 54 ü kadarını kayıt yaptığının anlaşıldığını, eksik kayıt oranı (%46) / sayacın yazdığı tüketim (%54) = %85 olduğu tespit edildiğinden sayacın kayıt yaptığı tüketimin % 85 i kadar tüketim fatura edilmesi gerektiğini, ilgili kaçak tespit tutanağında 67410600 nolu sayaca değil sayaç bağlantılarına müdahale edildiği tespit edildiğinden sayaç değiştirilmediğini, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Dava; davalı tarafça tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelleri nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.

Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi raporunda özetle; "...Sayaca yapıldığı iddia edilen husus B faz gerilim ucu ile C faz gerilim ucunun yer değiştirilmiş olmasıdır. Öncelikle bu husus üzerinde durmak gerekirse sayacın bu durumda ölçüm değerlerinde ne gibi bir hata olacağı, ölçüm değerlerine ne gibi bir hata yansıyacağı ele alınması gerekmektedir. Davalı 2 faz yer değiştirdiğinde 0,46 eksik kaydedeceği ele alınarak, 0,46/0,54 yaparak 0,85 gibi bir değer bulmuş, bu değeri mevcut sayaç tüketimleri ile çarparak kaçak tüketim ve ek tüketim olarak tahakkuk etmiştir. Yani aslen sayacın sadece %15'lik kadarının gerçekte faturalandırdığını değerlendirmiştir. Bu başlı başına hatalı bir uygulamadır. Zaten her halükarda sayacın 1 fazı zaten doğru yazmakta olup, iki faz hiç yazmasa dahi zaten fazla eş yüklendiği değerlendirse %33'ü sayaçtan geçmektedir. Kaldı ki faz akımları ölçümünde ... gözlenmiş olup, doğru kaydedilen fazın oranının 70/160=%44 gibi bir oranda olduğu görünmektedir... Zaten sayacın iki fazı yer değiştirdiğinde 9646 eksik kaydeder gibi bir sonuç alınması mümkün değildir. Burada yapılan kabulün teknik geçerliliği olmadığı gibi mevzuat uyarınca yapılması gereken işlem de yapılmamıştır. Halbuki ... sayaç teknik şartnamesinde gerilim bağlantı hatalarının ekranda gösterimi ve ne şekilde kayıt altına alınacağı belirlenmiş olup aşağıda görülmektedir. Dolayısıyla yapılacak labaratuvar incelemesinde faz hatasının başlangıcı doğru şekilde tespit edilebilecektir.Diğer taraftan davacının 14.11.2022 sonrası 5 adet kaçak tüketim tespiti, 1 kez borçtan kesme işlemi yaptığı görülmektedir. Sadece kaçak tüketim ve ek tüketim tahakkuk eden dönemde ise 29.02.2024 son işlemden önce 06.11.2023 tarihinde kaçak tüketim tespiti, 24.10.2023 tarihinde ise borçtan kesme işlemi yaptığı görülmektedir. O halde en son işlem tarihi olan 06.11.2023'te kaçak elektrik tüketim tespiti yapılan, mahalinde işlem tesis edilen tesisatta yapılan işlemin mahiyeti bakımından sayaç bağlantılarının söküldüğü, tesisatın hizmete kapatıldığı değerlendirilmektedir... Sayaç faz gerilim uçlarındaki değişimin en belirgin görüleceği yer faz açılarının değiştirilmiş olması dolayısıyla endüktif ve kapasitif değerlerdeki farklılaşmalar olacaktır. Bu değerlerde belirgin farklılaşmaların görülmesi kaçınılmazdır. Bu kapsamda daha net sonuçlara ulaşmak için eldeki fatura ve kaçak elektrik tüketim tutanaklarındaki endüktif ve kapasitif sayaç endeks değerleri tablolaştırılmış aşağıda görülmektedir. Davacı işyerinin endekslerinde özellikle 31.01.2024 sonrasında çok yüksek endüktif ve kapasitif tüketimler olduğu görülmektedir.02/2023 11/2023 dönemi aslen herhangi bir oransal sorun bulunmadığı, 11-12.2023 döneminde kısmen yüksek değerler görüldüğü ancak bu değerlerin de herhangi bir faz hatasını işaret etmediği, 31.12.2023 - 31.01.2024 döneminde dahi düşme eğilimi olduğu da ele alındığında sadece bu tablodan bile müdahalenin 31.01.2024 sonrasında olduğu anlaşılabilecektir. İst. 13. ATM 2024/181 Bilirkişi Raporu Tüm dosya kapsamı ele alındığında 29.02.2024 tarihli kaçak elektrik tüketim tutanağına göre belirlenebilecek kaçak tüketim bedeli şayet tedarik şirketince 02/2024 dönemi için fatura düzenlenmemiş ise 123.844,34, fatura düzenlenmiş ise 5.671,61 TL olduğu, elde buna ilişkin kayıt olmadığı, Davacının menfi tespit yönünden 02/2024 dönemi faturalandırılmamış ise 454.244,72 TL, faturalandırılmış ise davalının asıl alacak yönünden 572.417,45 TL menfi tespit talebi uygun olabileceği, dava dışı tedarik şirketinden veya davacıdan 31.01.2024-29.02.2024 arası dönemi içeren 02/2024 faturası talep edilmek suretiyle değerlendirilebileceği..." yönünde görüş bildirmiştir.

Bilirkişi ek raporunda ise; Tespit anındaki tespit edilen güç değerleri, sayacın demand değerleri ve geçmiş tüketim değerlerine göre davacının dönemsel olarak davalını belirlediği kaçak ve ek tüketim miktarına ulaşması mümkün olmadığı, Sayaçtaki faz gerilimlerinin değişimi ile eksik tüketim yapması bekleneceği, ancak dengeli beslenen bir tüketim profili olmadığından kesin bir sonuca ulaşmak mümkün olmadığı, burada eş bir sayaçla paralel doğru bağlantı ile belli bir süre izlenerek daha doğru sonuçlara ulaşılabileceği, yine sayacın tüketimi doğru kaydettiği tüketim değerleri de dikkate alınabileceği Sayaçtaki 2 faz gerilimlerinin yer değişil le oluşacak en belirgin durum değişen fazların açılarındaki değişime bağlı olarak kapasitif ve endüktif endekslerdeki yükselme olacağı, bu değişime bakıldığında müdahalenin 31.01.2024 sonrası yapıldığı söylenebileceği, tüm dosya kapsamı ele alındığında 29.02.2024 tarihli kaçak elektrik tüketim tutanağına göre belirlenebilecek kaçak tüketim bedeli 123.844,34 olduğu, kaçak işlemi ... endeksle yapılmış iken dava dışı tedarik şirketince 29.02.2024 tarihinde sayaç endeksi 19200 iken fatura kesildiği, kesik tesisatta sayaç ilerlemiş olmaması gerektiği, zaten bu tüketim için raporda değerlendirildiği üzere kaçak tüketim tahakkuku yapılması gerektiği, perakende şirketinin düzenlediği 63.586,43 TL'lik faturanın iptali gerektiği, ancak işbu davanın konusu olmadığı,Davacının kaçak tüketim faturası yönünden 191.402,13 TL ek tüketim faturası yönünden tümüyle 262.842,59 TL olmak üzere toplam 454.244,72 TL, menfi tespit talebi uygun olduğu" görüşlerini bildirmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."

Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;

Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi

Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri

MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;

a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,

b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,

c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,

ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.

Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci

MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.

(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;

a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.

b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır.

c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.

ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir.

(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.

(4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir.

(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.

(6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401)

(7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401)Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır.

Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması

MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;

a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,

b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.

(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;

a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,

b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.

(3)42. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.

(4) 42 . maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.

Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre:

MADDE 45–(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;

a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.

b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.

c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.

ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.

1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.

(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.

(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;

a) Meskenlerde; 5 saat,

b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,

c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,

ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.

(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.

(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.

Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması

MADDE 46–(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.

(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.

(3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.

(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Tensip ara kararına yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede

Mahkemesince verilen kesin süre içinde harcın tamamlanmış olduğu, usulü işlemin yerine getirildiği, harç yatırılmayıp verilen karar istinaf edilmesi halinde bu itirazların incelenebilecek olduğu, mahkemesince yatırılan harç üzerinden karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Buna göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından hazırlanın tablo ile kaçak tespitleri öncesi ve sonrası tüketimlerin karşılaştırılmış olduğu, kaçak başlangıç tarihinin belirlendiği anlaşılmakla mahkemece rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,

Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

Davalıdan alınması gereken 31.029,44TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 9.872,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.157,13 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2260, K. 2026/812, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2025-2260-e-2026-812-k-d948ac61aa6f