İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/162 E. 2026/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/162
- Karar No
- 2026/170
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/162 Esas - 2026/170 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/162 Esas KARAR NO : 2026/170
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle: davacı şirketin ... ilinde emlak alım satım işine aracılık yapan bir şirket olduğunu, davalı tarafın ise ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... nolu bağımsız bölüm hakkında taşınmaz gösterimi ve satışa aracılık yapmak hususunda imzalanan sözleşmenin tarafı olduğunu, davalı tarafın 16/04/2025 tarihinde konut gösterimi ve satışa aracılık edilmesi hususunda davacı şirket ile 'Satılıkta veya Kiralıkta Yer Gösterme Sözleşmesi' akdedildiğini, sözleşmenin imzalanması ve sözleşme gereğince yer gösterme işleminin yerine getirilmesinin ardından kısa bir süre sonra, davalı tarafın davacı şirketi saf dışı bırakarak sözleşmeye konu konutu satın aldığını, davalı tarafın kötü niyetli eylemleri sonrası şifahi olarak komisyon ücreti talep ettiğini ancak davalı tarafın davacı şirketin hak etmiş olduğu bedeli ödemeye yanaşmadığını, akabinde sırasıyla öncelikle, Sakarya 7. Noterliği'nin 14/10/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ve Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2025/15334 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davanın açılmasından evvel gerçekleşen arabuluculuk safhasında da anlaşmaya yanaşmadığını, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2025/15334 Esas sayılı dosyası üzerinden aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiğini, davacının iddialarının maddi gerçeklikle ve hukuki düzenlemelerle bağdaşmadığını, iş bu uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girmediğini, dava konusu taşınmazın ticari ve mesleki bir amaçla değil tamamen barınma ihtiyacı ve davalının ailesi ile şahsi kullanım amacıyla satın alındığını, davacı tarafın taşınmazın maliki tarafından yetkilendirildiğine dair dosyaya herhangi bir yetki belgesi sunmadığını, yetkisiz bir temsilcinin komisyon veya cezai şart talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle itiraz ettiğini, dava konusu belgedeki imzanın davalı tarafa aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeden, bilgilendirme yapılmaksızın imzalattırılmak istendiğini, söz konusu belgedeki imzayı kesinlikle kabul etmediğini, simsarlık faaliyeti ile satış arasında nedensellik bağı bulunmaması nedeniyle itirazda bulunduğunu, açıklanan tüm nedenlerle öncelikle görevsizlik itirazının kabulü ile, davanın usulden reddine ve dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aktif husumet ehliyeti yokluğu itirazının kabulüne, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılamayı gerektiren ve likit olmayan alacak talebi sebebiyle davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya ve kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklı yürütülen takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Aynı kanunun 83. Maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, Uyap entegrasyon üzerinden alınan GIB kaydına göre davalının potansyet mükellef kaydı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taraf tacir değildir. Davaya konu taşınmaz da ticari nitelik taşımamakta olup mesken mahiyetindedir. Bu durum karşısında, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğindeki simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı sabittir. O halde, davalının tüketici, işleminin de bir tüketici işlemi olduğundan, uyuşmazlıkta tüketici mahkemelerinin görevli bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2017/1360 Esas, 2018/827 Karar, 31.05.2018 tarihli ilamı) HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinden, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.25/03/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza