İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/145 E. 2026/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/145
- Karar No
- 2026/69
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 3143 ada 16 parselde kayıtlı C Blok 9 nolu bağımsız bölüm davalıya satıldığını, satış nedeniyle 18/10/2023 tarih seri nolu 550.000,00 Tl bedelli fatura düzenleyip davalıya tebliğ ettiğini, taşınmazı teslim almasına ve faturayı kabul etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğinden ... 3. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalının haksız itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğunu bildirerek 2023 yılı gelir vergisi beyannamesinin mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne ve ...'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının ...''da kaydının olmadığının, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde esnaf kaydının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Dava, taraflar arasında taşınmaz alım satımı nedeniyle düzenlenen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.TTK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2023 yılı için 1.270.000,00 TL) lirayı aşanlar;2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2023 yılı için 440.000 TL) lirayı aşanlar;3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2023 yılı için 890.000 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan ... Kararına göre 2023 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasında taşınmaz alım satımı nedeniyle düzenlenen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, takibe konu fatura incelendiğinde daire satışına dayalı olarak düzenlendiği, bu haliyle davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava niteliği yönünden yapılan araştırmaya göre ise davacının sermaye şirketi olup tacir olduğu, davalının ticaret odasında kaydının olmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı bulunmakla 15/08/2018 tarihinden itibaren "237001 - Taş Ve Mermerin Kesilmesi, Şekil Verilmesi Ve Bitirilmesi (Doğal Taşlardan, Mermerden, Su Mermerinden, Travertenden, Kayağantaşından Levha/Tabaka, Kurna, Lavabo, Karo, Kaldırım Taşı, Yapı Taşı, Mezar Taşı, Vb. İmalatı Dahil, Süs Eşyası Hariç) " faaliyetinde Gerçek usul Gelir vergisi mükellefi olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2023 yılı gelir vergisi beyannamesine göre dönem içinde satın alınan emtia tutarının 312.993,61-TL, dönem içinde elde edilen hasılatının 65.772,50-TL olduğu, esnaf işletmesi için öngörülen sınırları açık bir şekilde aşmadığı dolayısıyla davacının tacir olmadığı, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı anlaşıldığından davanın nispi ticari dava olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle ... 1. HD. 08/07/2021 tarih ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına, 5-İhtiyati tedbir ve haciz taleplerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; HMK'nın 320. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 16/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır