İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/25 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/25
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.04.2023 tarihinde ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... davalı şirkete ait, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aynı yönde ve şeritte seyreden müvekkiline ait ... plakalı araca sol arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle savrulan müvekkiline ait ... plakalı aracın yolun sağında park halindeki ... plakalı araca çarptığını, çarpma sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davalının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması sebebiyle kaza meydana geldiğini, davalının dikkatsizliği nedeniyle müvekkiline ait araçta tampon, kaput ve çamurluk kısımları başta olmak üzere pek çok yerinde maddi hasar meydana geldiğini, kazada müvekkilinin hiçbir kusur olmadığının kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, davalının kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında büyük çapta maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracının onarımı yapıldığını ancak hasar onarım bedelinin davalının kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortacısı tarafından ödenmediğini, sigorta şirketi tarafından taraflarına yapılan hasar ödemesi gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğundan herhangi bir iskonto uygulanmadan ve KDV dahil olan tutar üzerinden bakiye hasar onarım bedelinin tespit edilerek taraflarına ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte 100,00 TL bakiye hasar onarım bedelinin davalılardan tahsilini talep ettiklerini, kaza nedeniyle doğan 100,00 TL bakiye hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 28/11/2025 tarihli, 2025/ Esas, 2025/ sayılı kararında "....davacı ile davalı şirketin mülkiyetindeki araç sürücülerinin karıştığı trafik kazası neticesinde oluşan bakiye hasar bedeli istemine ilişkin olup, davacı adına kayıtlı aracın ticari araç olduğu, davalının ticaret şirketi olduğu, şirketlerin sahip oldukları mal varlıklarının ticari işletmelerinin bir parçası olduğu, şirketlerin ticari kişilikleri dışında bir kişiliği olmadığı, tarafların sıfatına ve araçların niteliğine göre zararın ticari iş ve işletmeyle ilgili olduğu anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'nin 4/1 ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan Mahkememizin görevsizliğine ...." denilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının basit usulde mükellef olduğunu bildirerek 2023 yılı gelir vergisi beyannamesi bulunmadığından mahkememize gönderilemediği anlaşılmıştır.... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne ve ... yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının .. kaydının olmadığının, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde esnaf kaydının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Dava; trafik kazasından kaynaklı araçtaki bakiye hasar bedelinin tazmini isteğine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.TTK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. ... BAM 4. HD. 22/03/2024 Tarih ve 2024/ esas, 2024/karar sayılı ilamı: "Somut olayda; davacının davalı firmaya bıraktığı aracın işlem görmeden serviste beklediğini, bu sebeple hem kira akdini yenilemek zorunda kaldığı için hemde bu süre içerisinde işlem görmediği için zararının oluştuğunu belirterek 21.600,00 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının tacir olduğu, dava konusu aracın kamyon olduğu ve kiraya verildiğinin belirtildiği, aracın niteliğinin davayı ticari hale getirmeyeceği görevli mahkemenin mevcut durumda asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmış ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir." denilmiştir. ... BAM 37. HD. 04/07/2023 tarih ve 2022/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı: "Dosya kapsamına göre somut olayda davacı tüzel kişi tacir ise de davalı gerçek kişilerin tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, aracın kullanım amacının ticari olması davayı mutlak ticari dava haline getirmeyeceği anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir " şeklindedir. ... BAM 23. HD. 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamı: "Somut olayda, davacının işletme usulüne göre defter tuttuğu, tacir sayılmadığı, davalılarn da gerçek kişi tacir olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiiliden kaynaklandığı, davacının aracı yolcu taşıma için kullanılan ticari araç olsa da uyuşmazlığın mutlak ticari davaya sebep olmadığı, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin HMK'nın 2.maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiştir." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar ... 20. Asliye Hukuk Mahkmesince görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ise de, davanın 19/04/2023 tarihindeki trafik kazasından kaynaklı araçtaki bakiye hasa bedeli istemine ilişkin olduğu, dava konusu tazminat isteminin haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle oluşan zarardan kaynaklanması nedeniyle davanın mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava niteliği yönünden yapılan araştırmaya göre ise davalı işletenin sermaye şirketi olup tacir olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle ticaret odasında kaydının olmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı bulunmakla basit usulde vergi mükellefi olduğu, 2023 yılı gelir vergisi beyannamesinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının tacir olmadığı, kazaya karışan araçların ruhsatlarında ticari araç kaydının bulunmasının başlı başına iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceği, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı anlaşıldığından davanın nispi ticari dava olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer nitelikteki ... BAM 2. HD. 2025/ Esas 2025/ Karar, ... BAM 5. HD. 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamları) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 3-Görev konusunda Mahkememiz ile ... 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan işbu kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde aynı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde bulunan mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığından HMK 21 ve 22.maddeleri uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine, 4-HMK'nın 331/2.Maddesi gereğince yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin ve sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 27/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/25, K. 2026/96, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-25-e-2026-96-k-b74ca18d1f79