İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/141 E. 2026/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/141
- Karar No
- 2026/501
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/141 Esas KARAR NO : 2026/501 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ---------- işletme adıyla hizmet veren araç kiralama şirketine ait --------- plakalı araç ile davalıya ait ---------- plakalı araç arasında 09/11/2024 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları incelendiğinde davalıya ait araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkiline ait aracın ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, araç maliki olan davalının meydana gelen değer kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait aracın tamir servisine götürülerek onarıma alındığını, -------Ş. nezdinde hasar kayıt dosyası açıldığını, aracın onarımı için ödeme yapıldığını, HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek değer kaybı tazminatının tahsilinin gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tutarındaki araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafından ikame edilen davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kazaya ilişkin kusur tespitinin tarafların beyanlarına göre yapılamayacağını, kaza mahallinde keşif yapılarak kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkil şirkete ait -------- plakalı aracın -------- Ş. tarafından ZMMS kapsamında sigortalı bulunduğunu, davacının zararının öncelikle sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, HMK'nın 61/1 maddesi uyarınca davanın --------Ş. ve --------Ş. 'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, 28.05.2025 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası -------- Ş. nezdinde -------- numaralı dosya üzerinden 26.577,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının aynı alacak kalemini mükerrer olarak talep ettiğini, --------- İcra Dairesi'nin --------- E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe itiraz ettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, araçtaki plastik aksam değişimlerinin değer kaybı yaratmayacağını, aracın kaza öncesi hasar kayıtlarının araştırılması gerektiğini, mükerrer tahsilatın hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP : İhbar Olunan ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davacı tarafından müvekkil şirketin ihbar olunan sıfatıyla yer aldığı davanın ikame edildiğini, 09.11.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında değer kaybı oluştuğu iddiasıyla dava açıldığını, kazaya karışan --------- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ------- sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, dava konusu hasar için ---------- 10.276,29 TL tutarında hasar tazminatı ve mağdura 26.577,00 TL tutarında değer kaybı tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödemelerle müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davacının değer kaybı talebine ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaat halinde dahi müvekkil şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, gerçek zararın tespiti için aracın kilometre bilgisi, önceki hasarları ve model yaşı gibi kriterlerin uzman bilirkişilerce incelenmesi gerektiğini, aracın daha önce hasar gören bölgelerinde kaza meydana gelmişse değer kaybı oluşmayacağını, bu hususların tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ancak teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kusur ve hasar tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı tazminat yükümlülüğü bulunduğunu, Sayın Mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyeti marifetiyle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, davacının poliçe kapsamı dışındaki asılsız iddialarının reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
FERAGAT: Davacı vekilince sunulan feragat dilekçesinde; "Dosyanızda sehven açılan davadan feragat ediyoruz. Feragat beyanımızın kabulü ile hüküm kurulmasını talep ederiz. Dosyada her ne kadar tarafımızca 16.000 TL bilirkişi ücreti yatırılmışsa da bilirkişi raporu alınması talebimizi geri çekiyoruz. Dosyada herhangi bir rapor alınmamasını talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep; Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davacı vekili tarafından, mahkememizde açılan "Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)" davasının devam eden yargılaması sırasında; davacı vekilinin 06/05/2026 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK m.307 uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Feragatın ilk celseden sonra yapıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 488,00 TL (732,00 TL/3*2=488,00 TL) karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 732,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 244,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3.Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-6.000,00 TL arabuluculuk masrafının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 20/05/2026