İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1296 E. 2026/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1296
- Karar No
- 2026/150
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1296 KARAR NO : 2026/150
DAVA : ŞİRKETİN İHYASI DAVA TARİHİ : 24/06/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı iddiası; müvekkili ... adına ... Şirketi hasım gösterilerek ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile devremülk satış vaadi sözleşmesi kapsamında sunulan hizmetlerin yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmenin iptali ve tapu iptali istemiyle dava açıldığını, davalı şirketin tasfiye edilerek Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kaydının silindiğinin anlaşıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla işbu ihyası davasını açma zaruretinin doğduğunu, ihyası istenen şirketin terkin öncesi adresinin ...olduğunu, şirketin 04/12/2023 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve 06/05/2024 tarihli kararla ... nezdindeki sicil kaydının terkin edildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verilmesi gerektiğini, mahkemece tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu, 6335 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici 7. madde gereğince alacaklıların ve hukuki menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ihya talebinde bulunabileceğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilanlardan şirkete tasfiye sürecinde ...'in tasfiye memuru olarak atandığının tespit edildiğini, bu sebeple ...'in davalı sıfatıyla dosyaya dahil edildiğini belirterek ... sicilinde kayıtlı ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğünün savunması; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü kurumunun tescil taleplerini yasal yetki ve görev alanı içerisinde değerlendirdiğini, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tescil edilecek hususların gerçeği yansıtması ve kamu düzenine aykırı olmaması gerektiğini, yasal şartlar oluştuğunda tescil kararı verildiğini, aksi halde talebin reddedildiğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarında bulunduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, muaccel olmayan veya uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi veya teminat altına alınması gerektiğini, bu işlemler yapılmadan şirketlerin terkin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kurumunun tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili sicili müdürlüğü kurumunun uyacağını, TTK m. 545/1 uyarınca müvekkili kurumun tasfiye memurlarının bildirimi üzerine işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirkete ve alacaklılara karşı sorumlu olduklarını, tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü kurumunun sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, önceki tasfiye memurlarının görevinin terkin işlemiyle sona erdiğini, atanacak tasfiye memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, özellikle en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şartının arandığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.04.2014 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile diğer emsal kararların da bu yönde olduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ticaret sicilinden tasfiye sebebi ile terkin edilen şirketin, sicile yeniden tescili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, tasfiye sebebi ile sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı konularından ibarettir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Somut olayda, davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında husumet yöneltilebilmesi için ihya davası açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesi.... Esas sayılı dosyasında verilecek kararların, işlemlerin infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK'nın 547. maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilecek karar ve yapılacak işlemlerin infazı amacıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca İHYASINA, TTK'nın 547/2 maddesi uyarınca ... (T.C. Kimlik No:...)'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın tescil ve ilanına, masrafların davacı tarafından karşılanmasına, 2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 325,90 TL, mahsubuna karar verilen peşin harç ile başvuru harcı toplamı 1.464,00 TL olmak üzere toplam 1.789,90 TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT'ye göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...