İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1472 E. 2026/152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1472
- Karar No
- 2026/152
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1472 KARAR NO : 2026/152
DAVA : ŞİRKETİN İHYASI DAVA TARİHİ : 06/08/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı iddiası; müvekkili tarafından ... Şti. aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin dava açıldığını, dosyanın ... 9. İş Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraflarınca istinaf edildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 13.07.2026 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla; davalı şirketin 11.12.2018 tarihinde tasfiyeye girdiği, 17.09.2019 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu nedenle taraf ehliyetinin bulunmadığı, yargılamaya devam edilebilmesi için şirket hakkında bu davaya özgü ihya kararı alınması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırdığını, ... 9. İş Mahkemesinin 28.07.2026 tarihli tensip zaptıyla, BAM kaldırma ilamına uyulması amacıyla taraflarına ihya davası açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiğini,... Şti.'nin yalnızca ... 9. İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında taraf olabilmesini sağlamak amacıyla ihyasına karar verilmesini, ihya sonrasında şirketi temsil etmek üzere tasfiye memurunun görevine devam ettiğinin kabulüne (veya mahkemece uygun görülecek temsilci atanmasına), kararın ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilerek sicile tesciline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nün Savunması; huzurdaki davanın olağan tasfiye süreci sonucunda ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin (Sicil No: ...) ek tasfiyesine karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil taleplerini yasal yetki ve görev alanı içerisinde değerlendirdiğini, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarında bulunduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla yükümlü olduğunu, tasfiye işlemlerinin eksik bırakılmasından müvekkil kurumun sorumlu tutulamayacağını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirkete ve alacaklılara karşı sorumlu olduklarını, TTK m. 547/2 gereğince ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak tasfiye memurlarının TTK m. 536'da belirtilen Türk vatandaşı olma ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunma gibi şartları taşıması gerektiğini, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yerleşik yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu belirterek müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ticaret sicilinden tasfiye sebebi ile terkin edilen şirketin, sicile yeniden tescili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, tasfiye sebebi ile sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı konularından ibarettir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Somut olayda, davacı tarafından ... 9. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında husumet yöneltilebilmesi için ihya davası açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının ... 9. İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilecek kararların, işlemlerin infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK'nın 547. maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermek gerekmiş, davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin ... 9. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilecek karar ve yapılacak işlemlerin infazı amacıyla TTK'nın 547. Maddesi uyarınca İHYASINA, TTK'nın 547/2 maddesi uyarınca ... (T.C. Kimlik No:23......74)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın tescil ve ilanına, masrafların davacı tarafından karşılanmasına, 2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olan 307,90 TL ile mahsubuna karar verilen peşin harç ile başvuru harcı toplamı 1.464,00 TL olmak üzere toplam 1.771,90 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT'ye göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...