Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/422 E. 2026/1023 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/422
Karar No
2026/1023
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/422

KARAR NO:2026/1023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:25/09/2025

NUMARASI:2025/402 Esas - 2025/597 Karar

DAVA:Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/05/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, ....Şti. hasım göstererek İstanbul 5. İş Mahkemesi nezdinde 2022/158 E. Sayılı dosyada işçilik alacakları davası, İstanbul 1. İş Mahkemesi nezdinde 2022/153 E. Sayılı dosyada iş kazasından kaynaklanan tazminat talepli dava, İstanbul 45. İş Mahkemesinin 2024/522 E. Sayılı tespite ilişkin dava dosyaları açtığını, ancak davadan sonra ve yargılama aşamasında davalı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, İstanbul 5. İş Mahkemesi 2022/ 158E. sayılı dosyada taraf teşkilinin sağlanması açısından verilen kesin süre içinde şirketin ihyası davası açılmasına dair ara karar oluşturulduğunu, işbu davada ihyasını istedikleri.... Şti unvanlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... Şişli/ İSTANBUL'dur İşbu şirket ticaret sicilinden 27.11.2024 tarihinde resen silindiğini, şirketin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden bu davanın husumetinin, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davacının devam eden 3 farklı dosyadan alacağı bulunduğunu, hiçbir mal varlığı değeri de bulunmadığını, davacının iş bu dava için gerekli olan harç, bilirkişi ücretleri, delil, tanıklar ve birçok tebligat için maddi gücünün olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, adli yardım talebimizin kabulüne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ....Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle davalı müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış olan, şirketin ihyası davasının, yalnızca ayrı bir yargılamada (İstanbul 5. İş Mahkemesi 2022/158 E. Sayılı dosyası) taraf sıfatı oluşturmak amacına yönelik olduğunu, ancak hakikatte, davacı tarafın bu davayı açmasında korunmaya değer, güncel ve meşru bir hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın, tasfiye edilmiş olan.... Şti'den alacaklı olduğunu ileri sürerek işbu ihya davasını açmışsa da, şirketin tasfiyesi sırasında yasal usullere uygun şekilde alacaklılara gerekli bildirimlerin yapıldığını, ilanlar çıkartıldığını ve alacaklıların başvuru yapmaları için gerekli sürenin tanındığını, dava dilekçesinde ve davalı ... Sicil Odası Müdürlüğü'nün cevap dilekçesinde öne sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirketin tasfiyesinin, yasal süreçlere uygun şekilde tamamlandığı ve şirket Ticaret Sicilinden silindiğini, şirketin yeniden ihyasını gerektirecek yasal bir zorunluluk ve objektif neden bulunmadığını, tasfiye sürecinde gerekli yasal duyurulara rağmen başvuru yapmayan davacının, şirketin tekrar faaliyete geçirilmesini istemesi, hukuk güvenliği ile bağdaşmadığını, davalı şirketin tasfiyesinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 541 ve devamı maddelerine uygun olarak usulüne uygun biçimde yürütüldüğü ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiğini, söz konusu ilana karşı alacaklı olduğunu iddia eden davacının herhangi bir bilgisi bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının tasfiye memuru olarak üzerine düşen tüm görevlerini yerine getirdiğini, şirket ihyasının davacıya bir faydası bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi halinde davanın açılmasına davalının sebep olmadığını, davalının rutin tasfiye işlemlerini yerine getirdiği ve bu işlemler neticesinde Ticaret Sicil Memurluğunun tasfiyeye karar verdiğini, bu nedenlerle davacının şirketin ihyasına ilişkin davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen belgelerden davacı şirketin 27/11/2024 tarihinde sicilden tasfiye sonu yapılarak terkin edildiği, davacı tarafından İstanbul 5. İş Mahkemesi nezdinde 2022/158 Esas sayılı işçilik alacakları davası, İstanbul 1. İş Mahkemesi nezdinde 2022/153 E. Sayılı dosyada iş kazasından kaynaklanan tazminat talepli dava, İstanbul 45. İş Mahkemesinin 2024/522 E. sayılı tespite ilişkin davaların bulunduğu, davalar sonuçlanmadan şirketin resen terkin edildiği, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiği, Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse dahi şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin İstanbul 5 İş Mahkemesinin 2022/158 Esas, İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2022/153 ve İstanbul 45 İş Mah. 2024/522 e sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak...'ın atanmasına, Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... 01/09/1954 doğumlu olup 71 yaşında olduğunu ve çeşitli hastalıklarla mücadele etmekte olup birçok kez ameliyat olduğunu, hali hazırda yurt içinde yerleşik olmayıp tedavisine yurt dışında devam ettiğini, 71 yaşındaki davalının mevcut fiziki durumu ve sağlık durumu tasfiye memurluğu yapmaya elverişli olmadığını, mevcut karar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 536. maddesine de aykırı olduğunu, şirketin tasfiyesi, yasal süreçlere uygun şekilde tamamlandığını ve şirket re'sen terkin edilip ticaret sicilinden silindiğini, şirketin tasfiyesi sırasında yasal usullere uygun şekilde alacaklılara gerekli bildirimler yapıldığını, ilanlar çıkartıldığını ve alacaklıların başvuru yapmaları için gerekli süre tanındığını, şirketin yeniden ihyasını gerektirecek yasal bir zorunluluk ve objektif neden bulunmadığını, davacının talebi, iyiniyetli olmaktan uzak olduğunu, tasfiye sürecinde gerekli yasal duyurulara rağmen başvuru yapmayan davacının, şirketin tekrar faaliyete geçirilmesini istemesinin hukuk güvenliği ile bağdaşmadığını, davacı tarafın bu haliyle açtığı dava hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının herhangi bir alacağı olmadığını ve davalının sağlık nedenleri ile re'sen terkin durumunu bildiği halde işbu davayı sırf davalıyı zora sokmak için açtığını, davalının zaten sağlık nedenleri ile fiili olarak son verdiği ticaretine resmi olarak da son verdiğini, davacının hiçbir hak edişi ya da hak ettiği hiçbir alacak olmamasına rağmen dava açtığını, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları,yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2)Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı tasfiye halinde Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 27/11/2024 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği,sicilden terkin edilmeden önce davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul 5 İş Mahkemesinin 2022/158 Esas, İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2022/153 ve İstanbul 45 İş Mah. 2024/522 E sayılı dosyalarının derdest olduğu anlaşılmıştır. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),şirket hakkında açılan dava derdest iken yani şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası infazı işlemleri ile ilgili şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde, tasfiye memuru dosyada bu görevden kaçınmasını haklı gösterecek herhangi bir sebep ileri sürülmemesi ve ispat edilmesi karşısında mahkemece son tasfiye memurunun TTK'nın 547/2. Maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından adına cevap verilmiş olmasına rağmen karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle kaldırma konusu yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı ...'in istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/422, K. 2026/1023, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-422-e-2026-1023-k-194061a96ab7