İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/115 E. 2026/60 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/115
- Karar No
- 2026/60
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/115 Esas KARAR NO : 2026/60
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/04/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın kullandığı ... plakalı kamyonun arkasına usulsüz ve tedbirsiz şekilde vinç yerleştirilmesi neticesinde aracın statik dengesinin bozulduğunu, bu durumun ölümlü bir kazaya sebebiyet verdiğini, asliye ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda araç sahibi ...'nün araçların imal, tadil ve montajı yönetmeliğine aykırı şekilde üst yapı onayı almadığı ve aracın fenni muayenesi olmadan trafiğe çıkmasına müsaade ettiği için kazada etken olduğunun tespit edildiğini, sürücü ...'ün ise kavşak ve yaya geçitlerine yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kazanın oluşumunda sorumlu bulunduğunu, müteveffanın ehliyetinin bulunmamasının tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağını, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca kusur durumuna göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında muayenesi olmayan ve standartlara uygun bulunmayan araçları sigortalamaması gerektiğini, bu nedenle sigorta şirketinin yaşanan kayıptan dolayı sorumlu tutulması icap ettiğini, müvekkilin fakirlik belgesi bulunduğunu, üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal varlığı olmadığını, ev hanımı olması sebebiyle herhangi bir gelirinin bulunmadığını ve çocuklarına tek başına baktığını belirterek adli yardım talebinin kabulünü, müteveffanın maaşının tespiti amacıyla ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 24.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsü ...'ün vefat ettiğini, davacıların bu kazaya istinaden müvekkil şirket nezdinde sigortalı araca ait poliçeden destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, ancak desteğin kendi kusuruyla meydana gelen kazada üçüncü kişi sayılamayacağını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesi ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca sürücü murisin tam kusuruna isabet eden tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bulunduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde müteveffanın hak sahiplerinin tespit edilerek davacılar dışındaki payların saklı tutulmasını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca ...,...,... ve ... için usulüne uygun vekaletname sunulmadığını, ilgili ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbinin zorunlu olduğunu, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunmadığı ve kazanın önlenebilir nitelikte olduğu,... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, dosya kapsamında...ile ... arasında iş ilişkisi olup olmadığına dair belge bulunmasa da aracın ... tarafından kullanıldığının sabit olduğu, 36 yaşındaki müteveffa ...'ün vinç yüklü bir araca yönelik tehlikeleri öngörebilecek durumda olduğu, ehliyetsiz olarak vinç kullandığı ve KTK madde 52/a hükmünü ihlal ettiği, kazanın kök nedeninin bu ihlal olduğu,...'nün ise KTK madde 32 ve Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik hükümlerini ihlal ettiği, bu nedenle araç maliki veya işleteni sıfatıyla KTK madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluğunun mahkeme takdirinde olduğu, mahkemece sorumluluk kabul edilmesi halinde kusur oranının %80 ... ve %20 ...şeklinde paylaştırılabileceği, kusur durumuna ilişkin nihai değerlendirmenin hakim yetkisinde bulunduğu, 24.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu vefat eden ...'ün geride kalan hak sahipleri tarafından davalı ...Sigorta AŞ aleyhine açılan davada, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, eşi ...'ün maddi zararının 410.845,89TL, oğlu ...ün maddi zararının 37.653,50TL, kızı ...'ün maddi zararının 55.068,78 TL, kızı...'ün maddi zararının 81.191,72 TL ve oğlu ...'ün maddi zararının 103.582,80 TL olarak hesaplandığı, davacı hak sahiplerinin toplam destekten yoksunluk zararının 688.342,68 TL tutarında olduğu, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin 31.01.2024 olduğu ve tüm bu hususların hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, 18/01/2024 tarihli trafik kazasında zarar gören davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Dava sebebi zarara konu hukuki ilişkinin temelinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim 6098 sayılı TBK'nın 54.maddesinde bedensel zararlar belirtilmiştir. Davalı sigortanın sorumluluğu ise 6102 sayılı TTK'nın altıncı kitabında yer alan Sigorta Hukuku başlıklı 1401 vd. Maddeleridir. Davalı sigorta zarar veren aracın ZMM sigortacısı olmakla, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sorumludur. Eldeki davaya konu uyuşmazlıkta kesinleşmiş ceza dosyasında kusura yönelik tespit ile uyumlu mahkememizce alınan 19.01.2026 tarihli ATK kusur raporunda yer alan tespitlere itibar edilmiş ve davalı sigortaya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü müteveffanın kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu dava dışı araç sahibinin ise kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 09.06.2026 tarihli aktüerya raporunda kusur oranı da dikkate alınarak belirlenen ve talep artırım dilekçesine konu destekten yoksun kalma tazminatı olan davacı eş ... yönünden 529.486,17 TL davacı çocuk ... yönünden 28.823,13 TL, çocuk...yönünden 43.090,42 TL, çocuk... 64.491,37 TL ve çocuk ... yönünden 82.835,04 TL üzerinden 18.01.2024 tarihli sigorta başvurusu dikkate alındığında temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile; -Davacı ... yönünden 529.486,17 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ... yönünden 28.823,13 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı... yönünden 43.090,42 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı... yönünden 64.491,37 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...yönünden 82.835,04 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 51.145,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacının adli yardım talebinin kabulü nedeniyle yargılama süresince suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 2.280,00-TL tebligat gideri, 18.750 TL Bilirkişi, ATK, tanık ve 10-TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 21.040,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesin gereğince 84.717,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak ...'e verilmesine, -Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesin gereğince 28.823,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak ...'e verilmesine, -Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesin gereğince 43.090,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak ...'e verilmesine, -Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesin gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak...'e verilmesine, -Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesin gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak ...'e verilmesine, 5-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davalı tarafından yapılan 1.360,00 TL yargılama giderinin davalının üzerinde bırakılmasına, Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır