İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/114 E. 2026/643 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/114
- Karar No
- 2026/643
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/114 Esas KARAR NO : 2026/643 ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2016 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında bayilik, üyelik ve cari hesap sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince davalının bakiye 10.816,48 USD borcunu ödemediğini, tahsili amacıyla aleyhinde .... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takip durduğunu belirterek; haksız itirazının iptaline ,takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'den az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından tek taraflı tanzim edilen faturalara istinaden hakkında icra takibi yapılmış ise de davacıya bir borcunun olmadığını, davacı tarafından kat edilen bir cari hesap sözeşmesi olmamasına rağmen icra takibinde soyut faturalara dayalı olarak kendisinden talepte bulunulması ve faiz istemesinin mümkün olmadığını, dava konusu faturalar ve ürün teslimine ilişkin ortaya konulacak belgelerde kendisinin imzasının bulunmadığı ve kendisine teslim edilen bir ürün bulunmadığnıdan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhinde 10.816,48 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinde faizi ile birlikte tahsil tarihindeki TCMB USD efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsilinin talep edildiği, davalının süresi içinde hesap ekstresindeki hiçbir malın alınmadığını, tarafına teslim edilen veya alınan bir malın olmadığını, alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek, borca itiraz ile birlikte .... dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu ve işbu davanın yasal süresi içinde açıldığı görülmüştür. Davacı vekili delil olarak 01/06/2010 tarihli ... BAYİ ÜYELİK VE CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ başlıklı ve bayi kısmında Ekomini cep center cep telefonu alım satımı kaşesi üzerinde ve yanında imzaların bulunduğu sözleşmenin davacı ile imzalandığı , sözleşme konusunun internet üzerinde bayilere online olarak ürün satışı yapılan ... adresine üyelik sisteminde elektronik ortamda alışveriş kolaylıkları ve finansal işlemler için çeşitli ödenek seçeneklerinden faydalanarak cari hesap işleyişi, para, mal ve hizmet alacakları ile para, mal ve hizmet borçları hakkında sözleşmede belirlenen hükümler çerçevesinde bayilik sözleşmesinin tanzim edildiği, sözleşmenin 11. Maddesinde sebilin cari hesap matlup veya zimmet olarak kaydettiği kalemlerin kesin olduğu, bu kalemler üzerinde bayinin mukavele ve muameleye müteallik dava ve müdafa hakkının olmadığının belirtildiği, yine sebilin defter ve kayıtlarının borç bakiyesi ve hesaplaması konusunda, münhasıran delil oluşturacağının kararlaştırıldığı, 22. Maddesinde ise, sözleşmeden doğacak ihtilaflarda .... yetkili kılındığı görülmüştür. Öncelikle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı, sözleşmenin 22. maddesi ve HMK 14 maddeleri nazara alınarak yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalının sözleşmedeki imzaya itirazı üzerine talimat mahkemesince imza örnekleri alındıktan sonra mahkememizce ....Labaratuvarında alınan 05/09/2019 tarihli raporda; sözleşmedeki ekomini cep center kaşesi üzerindeki ve de ve yan kısmında bayi ikinci imza kısmındaki, imzaların davalı ...'ın elinin ürünü olduğu bildirilmiştir. ....Vekili 15/07/2019 tarihli dilekçe ve ekinde sunduğu belge ile ; söz konusunı söz konusu icra doyasındaki alacağın .... yevmiye nolu devir ve temlik sözleşmesi ile davacıdan TBK 183 vd. Maddeleri gereğince devir alındığı belirterek, temlikname örneği sunulmuştur. Söz konusu temliknamede karşı tarafa tebliğ edilmiştir. Dosya üzerinde ve de davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor hazırlanması için Mali müşavir ve ticari işlerden anlar nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye dosya tevdi edilerek alınan raporda; taraflar arasında ki sözleşmeye dayanan ticari ilişkinin 20/08/2010 tarihinde başladığı , ticari ilişkinin başlangıcından itibaren davacı yanca davalı yana satış yapılan malzeme bedelleri ile ilgili ödemelerin /tahsilatların tamamına yakının kredi kartı kullanılmak suretiyle yapıldığı, ödemelerin bir kısmının davalıya ait kredi kartı ile ve bir kısmının da 3. Kişilere ait kredi kartı kullanmak suretiyle yapıldığını, 27/08/2015 tarihli cari hesap ekstresi ile ticari defterlerde yer alan tutarların birbirini teyit etmediği, cari hesap ekstresine göre davacı şirketin 22/12/2014 tarihi itibariyle davalı yandan alacaklı görünmemekle birlikte, muhasebe kaydına göre anılan tarihte davacı şirketin davalı yanından 24.732,75 TL alacaklı göründüğü, yine 2014 yılı sonu bakiye alacağının 24.332,49 TL olduğunun tespit edildiği, 2015 yılında gerçekleşen ticari ilişkiye dair detaylı tablonun yer aldığının tespit edildiğini, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya düzenlediği faturalarda bir kısmında birim fiyatının USD olarak belirtildiği, birim fiyat USD olarak gösterilen faturalar dahil davalı adına düzenlenen tüm faturaların şirket defterlerine TL olarak kaydedildiği, davacının davalıya düzenlediği faturalardan kaynaklanan alacaklarının bir kısmının dövizli cari hesap ekstresinde ayrıca takip edildiği, defter kayıtlarına göre yıl sonu itibariyle davalıdan alacaklı görünmekle birlikte dövizli cari hesap ekstresinde davacının davalıdan (2010-2011-2012-2013) yılları sonu itibariyle alacaklı görünmediği, cari hesap ekstresine göre davacı alacağının 17/01/2015 tarihinden sonra düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak , kur farkları ve gecikme faizi nedeniyle tahakkuk edilmiş faturalardan kaynaklandığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine davacının davalıdan alacakları ile ilgili her yıl kur farkı faturası düzenlediği ve defterlerine kaydettiği, davalının bu faturalara itiraz ettiğine dair bir belgenin bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmesinin 15. Maddesinde bakiye alacağın tespit edildiği günden itibaren faiz uygulanacağının bildirildiği ancak faiz oranın belirtilmediği nazara alınarak yapılan hesaplamada alacak bakiyesinin (21.839,71 TL asıl alacak, 439,78 TL işlemiş faiz ve kur farkından kaynaklı alacağın 5.285,53 TL olmak üzere) 27.565,02 TL olduğu VE buna uygulanan faizi 880,12 TL olmak üzere toplam alacağın 28/05/2015 tarihi itibariyle 28.453,14 TL olduğunun tespit ve hesap edildiği bildirilmiştir. Söz konusu rapora davacı vekilinin itirazı üzerine, dosya aynı heyete tevdi edilerek alınan 24/03/2021 tarihli raporda da; bilirkişilerin davacının düzenlediği bir kısım faturaların USD karşılıklarının dövize bağlı cari hesap kartından takip edildiğini, ancak anılan cari hesap kartına işlenmiş olan tutarların, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tam olarak yansıtmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği 2010-2011-2012-2013 yıl sonlarında davacının davalıdan alacaklı görünmesine rağmen aynı yıllar cari hesap kartlarında davalı yandan alacaklı gözükmediği, davacının davalıdan olan alacakları ile ilgili her yıl kur farkı hesaplayıp bu tutarları davalı yana faturalandırmış olduğunu, yine davacının düzenlediği tüm faturaların döviz bazlı olmadığını, davalıdan yapılan tahsilatların fatura bazlı değil cari hesaptan kaynaklanan alacağın mahsuben yapıldığı ve davalı adına düzenlenen faturalara esas kur farkı hesaplanmasının hangi faturalardan kaynaklandığı alacak nedeniyle tahakkuk ettirildiğine ilişkin herhangi bir belgenin bilirkişi heyetine sunulmadığı, bu nedenle davacının davalıdan olan döviz bazlı (USD) alacağının tespitinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının takibe dayanak yaptığı dövizli cari hesap ekstresinin muhasebe dışı tutulmuş olması ve anılan karttaki tutarların ticari defter kayıtları ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tam olarak yansıtmaktan uzak olması nedeniyle, bu belgeye göre değerlendirme yapmanın sağlıklı sonuç vermeyeceğini, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacının 25/08/2015 tarihi itibariyle davalıdan 28.453,14 TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce 18/06/2021 tarih ve .... sayılı karar ile, dava, cevap, sözleşme, Jandarma Kriminal Müdürlüğü raporu, icra takip dosyası , bilirkişilerin hazırladıkları rapor ve ek rapor birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında imzalanan 01/06/2010 tarihli bayi üyelik ve cari hesap sözleşmesi kapsamında, davacının, davalıdan 25/08/2015 tarihli cari hesaba göre bakiye alacağının 28.453,14 TL olduğu kabul edilerek bu miktar ve bu alacak birimi üzerinden davalının itirazının iptali ile alacak likit olduğundan davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerektiği nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile ... esas sayılı dosyasında davalının 28.453,14 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 5.690,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığı, .... K sayılı karar ile istinaf başvurusunun kabulü ile yere mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemeye gönderilmesine dair karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın yeni bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen 15/06/2026 tarihli raporda, dava dosyasına sunulmuş belgeler arasında, davacı tarafın, sözleşme hükümlerine istinaden davalı tarafa gönderdiği bir hesap özetinin bulunmadığı, ticari ilişki nedeniyle USD olarak düzenlenen faturaların TL karşılıklarının ticari defterlere yansıtıldığı, USD bazında yapılan ödemelerin de TL tutarlarının yasal defterlere kaydedildiği, ancak TL olarak yapılan Visa ödemelerinin TL olarak defter kayıtlarına intikal ettirildiği, her bir faturada belirtilen vade tarihleri dikkate alınmak (Fatura Vade tarihi - 25.08.2015 takip T.), Yabancı para borçlarında uygulanan 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankaları yıllık %2,50 en yüksek 1 yıl vadeli USD mevduat faiz oranı esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada; davacı taraf alacağının 10.437,00 USD olacağı, davacı tarafın tanzim ettiği 2 ayrı vade farkı faturasında uygulanan oranın; birbiriye yakın ama farklı oranların uygulandığı, 2015 yılı itibarıyla TTK 1530 maddesi ile uygulanan temerrüt faiz oranıyla da uyumlu olmadığı ( 01.01.2015-01.01.2016 arası % 11,50 dir) yine benimsen bu oranın Yabancı para borçlarında uygulanan 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının yıllık % 2,50 en yüksek 1 yıl vadeli USD mevduat faiz oranı ile de uyumlu olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede vade farkına ilişkin açık bir madde olmamakla birlikte sözleşmenin 15. Maddesi ile faiz başlığı ile düzenlenen maddenin vade farkı olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bir oran belirtilmediği için fatura alıcısı davalının, fatura altında yazan % 15 oranını kabul ettiğine dosya kapsamında ispata konu açık kabulü olmaması karşısında sözleşmenin 15. Maddesinde benimsenen temerrüt faizinin benimsenmesi gerektiği, vade farkı talebine ilişkin heyetimizin yaptığı değerlendirmeler kapsamında nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere bu kez de Alternatifli olarak vade farkı olarak ilgili dönemdeki temerrüt faizi olan % 11,50 baz alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacı tarafın alacağının 10.897,20 USD olacağı, davacı taraf talebinin 10.815,48 USD olduğu, taleple bağlılık ilkesinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, dava, cevap, sözleşme, Jandarma Kriminal Müdürlüğü raporu, icra takip dosyası, bilirkişiler tarafından hazırlanan 15/06/2026 tarihli rapor birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında imzalanan 01/06/2010 tarihli bayi üyelik ve cari hesap sözleşmesi kapsamında, davacının, davalıdan 25/08/2015 tarihli cari hesaba göre bakiye alacağının 10.437,00 USD olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ....Esas sayılı dosyasında 10.437,00 USD asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacak en yüksek faiz oranları üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olmakla kabul edilen miktarın takip tarihindeki TL karşılığı olan 31.835,98 TL nin % 20'si oranında hesap edilen 6.367,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında 10.437,00 USD asıl alacağa yönelik İTİRAZININ İPTALİNE, takibin bu asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacak en yüksek faiz oranları üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olmakla kabul edilen miktarın takip tarihindeki TL karşılığı olan 31.835,98 TL nin % 20'si oranında hesap edilen 6.367,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.174,72 TL karar ve ilam harcından başta alınan 398,48 TL peşin harcın düşümü ile bakiye 1.776,24 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ve 398,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 437,68 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 1.565,50 TL posta ve tebligat gideri, 492,00 İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı ile 15.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.557,50 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 16.941,52 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden takdir edilen 31.835,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. Maddesi uyarınca reddedilen tutar üzerinden takdir edilen 1.157,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.