İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/108 E. 2026/793 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/108
Karar No
2026/793
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/108 Esas KARAR NO : 2026/793 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında sosyal medya yönetimi dijital pazarlama hizmet sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı, sözleşme gereği hizmetlerini eksiksiz biçimde sunmuş, sunulan hizmetler karşılığında SMM (Serbest Meslek Makbuzu) düzenlediğini, davacı tarafından sunulan hizmetlere rağmen davalı, sözleşme ve düzenlenen makbuzlara konu hizmet bedellerini ödemediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun herhangi bir hukuki ve fiili dayanağı olmaksızın borca itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibi durduğunu , itirazın iptali ile takibin devamına borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı taraf arasında sosyal medya yönetimi dijital pazarlama hizmet sözleşmesi imzalandığını, imza edilen sözleşme karşılığında davacı tarafın sözleşmede yer alan hizmetlerin hiçbirini ifa etmediğini, hiçbir hizmet ifa etmemesine rağmen hizmet sözleşme bedelini icra dosyasına konu ettiğini, davacı tarafın, serbest meslek makbuzunu keşide etmiş olması, hizmetleri tam ve eksiksiz yerine getirdiğine dair herhangi bir delil taşımadığını, davacı tarafın, sözleşmede yer alan edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafından takip konusu hizmetin fiilen ifa edilip edilmediği ve buna bağlı olarak davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, davacının ve davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak 2025 yılı alış-satış analizleri celp edilmiş, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, davalının ticari defterleri ve ... tarihli mali müşavir bilirkişisi raporu dosyaya kazandırılmıştır. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, Davacının takip/dava konusu ettiği ... tarihli ... sıra numaralı ... .-TL. bedelli e-Serbest Meslek Makbuzunun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle de davalının ticari defterlerine göre takip/dava konusu ettiği e-Serbest Meslek Makbuzuna istinaden davalı şirketin davacıya bir borcunun olmadığı, Davacının davalı adına düzenlediği ve davalı tarafa elektronik ortamda gönderilen takip/dava konusu alacağın dayanağı olan e- serbest meslek makbuzunun davalı şirkete elektronik ortamda teslim edildiği, ancak taraflar arasında ihtilaf konusu olan e-serbest meslek makbuzu muhteviyatında belirtilen sözleşme kapsamındaki hizmetlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair davacı tarafından dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi uyarınca, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf, bu vakıayı ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda hizmet bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatan davacı, öncelikle hizmetin kendisi tarafından davalıya sunulduğunu, hizmet bedelinin takipte talep edilen miktarda olduğunu ve bu bedelin ödenmediğini usulüne uygun delillerle ispat etmelidir. Dosya kapsamına göre davacı taraf, takip konusu alacağın dayanağı olarak e-serbest meslek makbuzu ileri sürmüş ise de, dava konusu hizmetin fiilen ifa edildiğini ve bu hizmet karşılığında takip konusu miktarda muaccel bir alacağın doğduğunu gösteren kendi ticari defter ve kayıtlarını ihtarlı kesin süreye rağmen dosyaya sunmamıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenememesi nedeniyle, dava konusu e-serbest meslek makbuzunun davacının muhasebe kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, bunlara ilişkin cari hesap bakiyesinin bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davalıdan gerçekten alacaklı olup olmadığı ve bu alacağın hangi hizmetlerin ifasından kaynaklandığı denetlenememiştir. Buna karşılık davalıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda dava konusu hizmet bedeline ilişkin davacı lehine herhangi bir borç kaydının bulunmadığı bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda her ne kadar dava konusu e-serbest meslek makbuzunun tarafların BA-BS bildirimlerinde yer aldığı belirtilmiş ise de; bu hususun tek başına hizmetin fiilen ifa edildiğini ve makbuz bedelinin davalı tarafından ödenmediğini kesin olarak kanıtladığının kabulü mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasında, faturanın veya benzeri muhasebe belgesinin düzenlenmiş olmasının, faturaya konu malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini kendiliğinden kanıtlamayacağı kabul edilmektedir. 11. Hukuk Dairesinin 2024/6090 Esas, 2025/3953 Karar sayılı kararında da, davacı ticari defterlerindeki kayıtların tek başına yeterli olmadığı, faturaya konu edimin karşı tarafa tesliminin ayrıca ispatlanması gerektiği ve bu husus ispatlanamadığında itirazın iptali davasının reddine ilişkin kararın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Somut olayda ise davacı tarafın kendi ticari defterlerini sunmamış olması, davalı ticari defterlerinde dava konusu borca ilişkin herhangi bir kaydın bulunmaması ve hizmetin gerçekten ifa edildiğini ortaya koyan sözleşme, iş teslim tutanağı, rapor, yazışma, çalışma çıktısı, teslim belgesi, ödeme veya cari hesap mutabakatı gibi başkaca objektif bir delilin bulunmaması karşısında, yalnızca tarafların BA-BS bildirimlerinde dava konusu e-serbest meslek makbuzunun yer almasına dayanılarak hizmetin ifa edildiğinin ve davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğunun kabulü mümkün olmayıp, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/108, K. 2026/793, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-108-e-2026-793-k-12b60e9ab723