İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/101 E. 2026/90 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/101
- Karar No
- 2026/90
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/101 Esas KARAR NO : 2026/90
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı vekilinin 17/04/2023 tarihli dava dilekçesinde, özetle; Olay günü olan 26/04/2021 tarihinde davacı müvekkilin sevk ve idaresindeki bisiklet ile D.100 Karayolundan ... Mahallesi ... Sokak istikametine doğru giderken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsü ile davacı müvekkile çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava öncesi davalı sigorta şirketine 09/11/2022 tarihinde yazılı talepte bulunulduğunu ve istenen belgelerin sunulmuş olmasına karşın herhangi bir tazminat ödenmediğini belirterek 26/04/2021 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 100,00 TL geçici iş göremezlik, şimdilik 7.800,00 TL sürekli maluliyet, şimdilik 100,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminat tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09/11/2022 tarihinden itiabren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi özetle; Başvuru dilekçesinde bahsi geçen 26/04/2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkil şirkete 19/03/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti 430.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kazada davacı bisiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hesaplamanın 1,65 teknik faizle yapılmasını, mevcut ise SGK tarafından davacılara bağlanan aylıkların il peşin sermaye değerlerinin sorularak hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin SGK “nın sorumluluğunda olduğunu, genel şartlar dahilinde teminat dışı olarak kabul edilmesi gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini ve dava tarihinden itiabren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek. davanın reddini savunmustur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri tahsil talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış deliller toplanmıştır. Olay; 26.04.2021 günü, saat 18.20 sıralarında, Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile D100 numaralı Devlet Karayolu Yan Yolu takiben Gümüşova istikametine seyir halinde iken olay mahalli mevkiye geldiği sırada aracının ön sol kısımlarıyla, seyir istikametine göre sol tarafındaki bariyerler arasındaki boşluktan gelerek seyir istikametine giren Davacı sürücü ... idaresindeki bisikletin sağ yan kısımlarının kısımlarının çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... soruşturma sayılı dosyasından yapılan tahkikat sonucunda KYOK kararı verilmiş olup kararın özetinde; "Her ne kadar olay tarihinde müşteki şüpheli ...'ın sevk ve idaresindeki bisikleti ile seyir halindeyken bisikletin frenlerinin tutmaması üzerine duramayarak M....'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüse çarpması sonucu ...'ın dosya kapsamında yer alan adli muayene raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı, M....'ın yaralanmasının olmadığı, dosyaya yansıyan şikayet olmayan olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma işlemlerine başlanmış ise de; Dosya kapsamı incelendiğinde, müşteki şüphelilerin üzerlerine atılı suçun takibi şikayete tabi suçlardan olduğu, dosyaya yansıyan şikayet olmadığı, bu şekilde atılı suçun şikayet şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; Müşteki şüpheliler hakkında atılı suçtan yukarıda izah edilen nedenlerle kamu adına ayrı ayrı KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA, dair karar verilmiştir" Dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Mahkememizce aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesinin. 02/06/2026 Tarihli Kararında; Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun 2 şeritli 8,5 m genişliğinde tek yönlü yol olduğu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gündüz, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz, mahalin meskûn olduğu ve mahaldeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu belirtilmiştir. Kaza yeri krokisinde, davacı sürücünün idaresindeki bisiklet ile otobüs sürücüsü açısından karşı istikamette bulunan yaya geçidinden geçerek yine yayalar için bırakıldığı anlaşılan bariyerlerin arasındaki boşluktan gelerek kaza noktasına yaklaştığı ve çarpma noktasının otobüsün seyir istikameti olan sol şerit üzerinde işaretlendiği görülmüş ve anlaşılmıştır. Sürücü ... 26.04.2021 tarihli ifadesinde "... D100 Karayolu yan yol ... Sokakta İstanbul istikametine ... plaka sayılı minibüs ile seyir halindeydim. Duraktan yolcu aldım yine durağın birkaç metre ilerisine park etmiş bir plakasını hatırlamadığım bir tır vardı. Ben tırı geçmek için hafif sola doğru çıkarak tam seyir haline çıktığım sırada, bisikletli bir şahıs ana yoldan yan yola geçmek üzere yayalar için ayrılmış küçük bir geçitten aniden yola çıktı. Bisikletli şahıs benim aracımın sol tarafına çarptı..." şeklinde belirtmiştir. Davacı sürücü ... 27.04.2021 tarihli ifadesinde "...yeni sanayi istikametinden ana yoldan ... Mahallesi D100 Karayolu yan yol ... Sokak istikametine bisikletim ile geçerken D100 yan yol ... sokak kesişimi geldiğim sırada sağ tarafımdan hız bir şekilde otobüs geldiğini gördüm frene bastım ancak bisikletin freni tutmadı. Bunun üzerine bisikletim ile beraber otobüsün sol tarafından çarparak yola düştüm..." şeklinde belirtmiştir. 21.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı sürücü ...'ın %75 oranı ile asli kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın ise %25 oranı ile tali kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, davalı ve davacı beyanları, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ile tüm bilgi ve beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış ve aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre; A) Sürücü ... idaresindeki otobüs ile olay mahalli yolda seyir halindeyken kaza mahalli mevkiye geldiğinde sol tarafındaki orta refüj açıklığından hareket alanına giren davacı idaresindeki bisiklet ile çarpışması neticesi meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davacı sürücü ... idaresindeki bisiklet ile olay mahalli yolda orta refüjde yayaların geçişi için bulunan açıklıktan geçmek üzere bölünmüş yola giriş yapmadan önce bisikletinden inmesi ve bisikleti elinde yaya olarak geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmediği, nizamlara aykırı şekilde yayalar için bulunan orta refüj aralığından bölünmüş yola idaresindeki bisikleti sürerek girdiği ve girişini ise bölünmüş yolda düz devam etmek amacıyla seyir halinde olan araçların hız ve mesafelerine ilişkin gerekli yeterli kontrolleri sağlamaksızın ilk geçiş hakkını otobüse vermeden hatalı bir şekilde gerçekleştirdiği anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; kusurlu bulunmuştur. C) Sürücü ... idaresindeki otobüs ile mahallin gerisinde durakta yolcu indirme bindirme işlemi yapıp hareket geçtiği ve kaza noktasının yakın gerisinde yolun sağında park halinde olan tırı geçmek için hafif sola manevra yapıp yolun solunda konumlanarak kaza noktasına yaklaştığı ve kaza noktasında aracının sol ön kısımlarıyla, hareket alanına orta refüj açıklığından ani ve kontrolsüzce giren davacı idaresindeki bisiklet ile çarpıştıkları anlaşılmaktadır. Kazanın bu oluş şekli dikkate alındığında otobüs sürücüsünün kazayı önlemek adına alabileceği bir tedbir bulunmadığı, ayrıca mahal şartlarının üzerindeki bir hızla seyrettiğine dair de bulgu saptanmadığından otobüs sürücüsüne kusur atfında bulunan bilirkişi raporuna iştirak edilmemiştir. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, B) Davacı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri tahsil talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsımı, kaza tespit tutanağı, ve kusura ilişkin alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde mahkememizce davacının %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk sigortası kapsamında sigortalanan araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesine göre tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı fiil, zarar ve uygun illiyet bağına ilişkin koşulların değerlendirilmesi, aynı kanunun 50. Maddesi uyarınca zarar ve kusurun ispatının gözetilmesi gerekir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91. Maddeleri kapsamında , davalı sigorta şirketinin sorumluluğu araç işletenin hukuki sorumluluğu ve sigortanın kapsamına göre belirlenir. Somut olayda sigortalı araç sürücüsü meydana gelen kazada kusursuz olduğundan, davalı sigorta şirketine yüklenebilecek bir tazminat sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir,
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen dava değeri (8.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır